Her şeyi bildiğini sananlar, hiç bir zaman ilerlemeyecektir, bilgisizliğini gidermeye, yenmeye çalışmayacaktır. Bu hareketin ilkesi, incelemedir. Daha az bir bilgiden, daha büyük bir bilgiye kademeli geçişin motor gücüdür. Zıtların savaşı (bir yandan) benim bilgisizliğim ile (öte yandan) bilgisizliğimi yenmek iradem arasındaki savaştır, der Georges Politzer.
Boğaziçi Üniversitesi konusuyla ilgili gazete manşetleri, köşe yazıları, TV programlarında vır vır eden muhalefet temsilcilerini okurken, dinlerken kusacağım nerdeyse..!
Konunun özüne girmekten aciz, yüzeysel yaklaşımla, iktidarın önünü açmak isteyen sözcüklerle maval okuyorlar.
Yahu karşındaki adamlar şımarıkça, torunu yaşındaki öğrenciye vandalca saldırıyor, terörist diyor, yılan diyor, başını ezmekten bahsediyor sen ise orda pembe muhalefet diliyle zaman harcıyorsun.
Vay efendim içerde öğrenci olmayan varmış, örgütler varmış, dış güçler vs varmış, rektör kapıdan çıkamamış, polis aşağı yürüyün, yukarı bakmayın demiş bla bla bla zırvalara hapsedilmiş bir kısır döngü içinde konuşuyor bir şeyler söylemiş oluyor. Ama aslında hiç bir şey söylememiş oluyor, ipe un seriyorlar.
Sanki bu çocuklar havadan sudan nem kapıp boşuna, spor olsun diye itiraz ediyor?
Bir kere atanan kişi AKP’den aday olmuş ve AKP’nin kayyumudur.
Amaç o üniversiteyi politik hegemonyaya almak. (Bu anlamda seçilmiş belediyelere yapılan kayyumlara ses çıkaramayan halka da bir ders niteliğinde örnek tavırdır gençlerin bu tepkisi)
Diğer bir husus, sözde Rektör intihalcidir.
Yazdığı (!) teze erişim engeli getirilmiştir.
Sözüm ona "bilgisi" gizlenen adam nasıl bilim adamı olabilir?
O üniversiteye ne katabilir? Buradan önceki rektör olduğu Üniversitelere ne katmış (!) yahu.
Ama en önemli husus, özerk, demokratik, bağımsız üniversite savunusu yapmak, YÖK'ü sorgulamak.
Şahsımın tek imza ile tepeden atamalara olanak veren CB sisteminin, burjuva demokrasinin bile temel hukukuna aykırı, liyakati hiçe sayan, en gerici, despotik ve korporatif karakterini sorgulayın.
Hatta daha ileri gidin ve son 20 yılda AKP ile zirveye çıkan politikalarla Üniversiteleri Anonim Şirket gibi düşünerek tüccar zihniyetiyle, "ilk yüze sokacağım" bilmem ne safsatalarıyla hayali piyasa merkezli, rekabetçi eğitim anlayışını sorgulayın.
Hatta öğretim elemanı alımında alengirli işler çevirip yetersiz olduğu halde kendi yandaşını işe alıp kadrolaştıracak, Üniversitenin Finans akışını, ihalelerini yandaşlara aktaracak rektör görünümlü tüccarların atanmasını sorgulayın.
Bu hususta elinizde binlerce yaşanan örnek var. (Bilemiyorum belki de bunlardan haberiniz yok)
Öncelikle bu argümanları ortaya koyarak girin ki konuya gençlerin itirazına bilimsel demokratik, meşruiyet alanı açın.
Asıl terörün uluslararası sermaye güdümlü bilgi üretim tarzı ve kültürel terörizm olduğunu ortaya koyun. Seni sürekli yasadışı gören ortaçağcı yasakçı, tek tipci zihniyetin asıl kendisinin yasadışılığını ortaya koyun.
Biz mi öğreteceğiz neyin nasıl anlatılacağını..!