escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Dr. Meryem Çıldır

facebook-paylas
EĞİTİM AİLESİ YETİM VE ÖKSÜZ MÜ?
Tarih: 15-04-2026 22:32:00 Güncelleme: 15-04-2026 22:34:00


2 Mart 2026’da İstanbul’da, 14 Nisan 2026’da Şanlıurfa’da ve 15 Nisan 2026’da Kahramanmaraş’ta dehşeti yaşadık maalesef. 

 

Tüm Türkiye’nin ciğeri dağlandı… Tek yürek olduk. Çok üzgünüz. Çok tepkiliyiz. Haklı olarak yetkililerimizden buna bir son verilmesini talep ediyoruz.

 

OKUL ÇATISI ALTINDA ŞİDDET MAĞDURU BİR KADIN ÖĞRETMEN

 

20 Mart 2024’te yani yaklaşık 2 sene önce, okuldaki dersime yetişmek üzere görevlendirildiğim Ali Hikmet Paşa Ortaokulu bahçesine girdiğim sırada bir 7. sınıf öğrencisi tarafından yakın mesafeden omurilik bölgeme ve şah damarıma hasar verecek şekilde ıslak bez futbol topu ile sert atış nedeniyle yaralandım. Dava süreçleri soruşturma onaylarının verilmemesi gerekçesiyle by-pass edildi. Almış olduğum yaraları belki ömür boyu yaşayacağım. 

 

Yaralandığımda üst amirlerimiz ve yakın çevrem tarafından “Büyütüyorsun, çocuk canım, kazadır kaza…” gibi var olan ve kameralarda açıkça görülen bu şok edici bu olay karşısında gereken tedbirlerin alınması için harekete geçilmesi yerine, destek veren birkaç sağduyulu meslektaşım dışında maalesef ki şiddetin yanında duruldu.

 

O günlerde canımın çok yanmasına rağmen, hakkımda asılsız soruşturmalar açılması ve hukuksuz cezai yaptırımlar uygulanmasına rağmen köşe yazılarımdan canım Türkiye’mi uyarmıştım.

 

“Ben demiştim.” demek değil bu. 

 

Bakın, tam iki yıl önce, daha henüz görevi başında hiçbir öğretmen arkadaşımız katledilmeden önce…

 

Sizlerin “çocuk” diye nitelendirdiğiniz suç işleme potansiyeli olan gençler için bunu nasıl organize yapabildiklerini ve cezai yaptırımların bu gelen tehlikeye karşı tedbiren revize edilmesi gerekliliğine defalarca yazılarımda değindim.

 

TOP HAVAYA, MERYEM ÖĞRETMEN SÜRGÜNE

 

Sırtım dönük arkamdan boynuma yediğim top sanki havadan başıma düşmüş gibi gösterildi. Hakkımda “Ruhsal sıkıntıları var belli ki” denilip karakterimle alay edilip itibarımla, kariyerimle ve hayatımla adeta bir oyuncak gibi oynandı.

 

Yetmedi. Memleketim Balıkesir’deki görevimden, zorunlu hizmetim olmamasına rağmen, taaaa İstanbul Esenler’e sürüldüm. 

 

“Yazma, konuşma, intihara sürüklenirsin. Evinde ölü bulunursun!” tehdidi bir okul müdürünün makamında yüzüme savruldu.

 

SORUMLULAR NEREDE?

 

Hiçbir öğretmen sorun teşkil etme potansiyeli olan öğrencisi konusunda sessiz kalmaz.

 

Akran zorbalığı yaptığında bunun yanlışlığını anlamasını sağlamaya çalışır. Okul rehberlik ve psikolojik danışma servisi ve okul idaresine durumu bildirir. Tekrarı durumunda ya da acil müdahale edilmesi gereken hususlar varsa veli bilgilendirmesi yapılır. Gerektiğinde mutlaka istisnasız kolluk kuvvetleri bilgilendirilir ve yasal prosedür başlatılır.

 

Peki nerede ip kopuyor?

 

Öğretmenin tutanakları veya kurul toplantılarında çoğunluğun dile getirdiği “problem teşkil eden veya edebilecek davranışları olan” çocuklar için disiplin süreçleri işlemediğinde… Bazen bu süreçlere müdahale edilip suçluların cezasız kalması sağlandığında…

 

Mesela bana saldıran çocuk şu an nerede? Ne yapıyor? Bir başkasına, daha vahim sonuçları olacak şekilde saldırmaması için ne yapıldı?

 

Akran zorbalığını herkesin gözü önünde ballandıra ballandıra gerçekleştiren zibidiler için nasıl tedbirler alınıyor mesela?

 

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN GÜVENDE OLMASI GEREKEN OKUL

 

İki gündür toplumsal sinir uçlarımızla oynanıyor…

 

Bir okul, öğrenci ve öğretmen öznelerinin yer aldığı cümlelerde asla yan yana bulunmaması gereken “şiddet nesnelerini” ve “dehşet olaylarını” izliyoruz, yaşıyoruz!

 

Bu nasıl olur?

 

Koridorda belliki nöbet görevini ifa eden bir hemcinsim meslektaşım gözümüzün önünde, daha 17 yaşındaki öğrencisi tarafından hunharca katlediliyor. 

 

Dehşete kapıldım. Dehşete kapıldık…

 

“Bu nasıl olur? Bunu nasıl yaparsın?” diye dakikalarca hıçkıra hıçkıra ağladım. 

 

Daha önce okulda kendini en güvende zannettiği görev yerinde saldırıya uğramış bir kadın öğretmen olarak meslektaşımla sanki onunla birlikte, onun yanında, yerde, ben de acı çektim.

 

“OLAYI TEKRAR YAŞIYORSUN”

 

Anlatılanları duymaya bile tahammülleri olmayanlar konu hakkında duygularımızı söyleyecek olsak tam da bu cümle ile bizi maniple etmeye çalışıyor: “Olayı tekrar yaşıyorsun. Aaaa çık oradan artık canımmm…”

 

Bakın. Yaşamazsak ne oluyor: Tüm Türkiye yaşıyoruz. Maalesef.

 

Suçluları ve sorumlularını korudukça da maalesef daha çok üzüleceğiz gibi görünüyor.

 

Vefat eden; meslektaşlarım ve canımız öğrencilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı ve yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

 

 



Bu yazı 43 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI