Bugun...


Osman Karadağ

facebook-paylas
Uygarlık, ama ne Pahasına
Tarih: 21-07-2021 11:38:00 Güncelleme: 21-07-2021 11:38:00


 

Uygarlık, ama ne Pahasına (Not 1)

 

En sonunda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Eğer insanlığın gidişatı denetim altına alınmazsa uygarlığın nihai sonucu, insan soyunun gezegenimizde sona erebilir.

 

Bu yazıdaki aykırı görüşlere birçok kişinin karşı çıkabileceğini bekliyorum. Onlardan bir hoşgörü de beklemiyorum.

 

Uygarlık Nedir?

 

Uygarlığın doğru tanımı, kuşaklar boyunca kazıbilimci (antropolog)leri, insan bilimci (antropolog)leri ve tarihçileri uğraştırmıştır. Türk Dil Kurumu uygarlığı Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü olarak tanımlarken Oxford English Dictionary'e göre, “bir barbarlık durumundan çıkarmak, yaşam sanatlarını öğretmek; aydınlatmak ve arıtmak için” “uygarlaştırmak”. Uygarlığın barbarlıktan daha üstün bir durum olduğu düşüncesi, 19. yüzyılın ırksal üstünlük öğretilerinin altında yatar. Görkemli anıtlara, güçlü sanat eserlerine hayran olmak belki de doğaldır.

 

Bugün kazıbilimciler “uygarlık” (İngilizce civilization, Arapça, medeniyet) terimini kentleşmiş, devlet düzeyindeki toplumlar için kullanıyorlar. Bunlara kimileyin "endüstri öncesi uygarlıklar" denir, çünkü kömür gibi fosil yakıtlardan çok el emeğine dayanırlardı. Kimi bilginler, toplumların uygar olarak nitelendirilmesi için sahip olması gerektiğini düşündükleri özelliklerin uzun listelerini bile hazırlamışlardır. Bu tür listeler genellikle yazı ve metalurjiyi içerir.

 

Uygarlık, avcılık-toplayıcılık düzeninden Tarım Devrimi sonucunda yerleşik düzene geçişler başlamış, Kent Devrimi ve yazının icadıyla serpilmiştir. Bu görüş Avustralya doğumlu İngiliz tarihöncesi uzmanı Gordon Childe’nin görüşüdür. Tarım da zamanımızdan yaklaşık 12.000 yıl önce Güneydoğu Anadolu’da Van Gölü’nün batısında başlamış, buradan Verimli Hilal’e (Not 2) sonra da dünyanın başka bölgelerine yayılmıştır. Avcılık-toplayıcılık herkesin bu etkinliğe katılımı ile nitelendirilir. Çok istisnai durum dışında insan emeğinin başkaları tarafından sömürülmesi söz konusu değildir. Bu dönem, o zamanı yaşayan atalarımızın, bitkisel ilaçlardan astronomik gözlemlere kadar çok önemli verileri topladığı bir dönemdir. Nerdeyse herkes kendi kendine yeterli durumdadır.

 

Yerleşik düzene geçip, tarımcılık ve hayvan evcilleştirilesi başlayınca, diğer bir deyişle uygarlaşma başlayınca sorunlar da başlamış. Atalarımız ilk virüs hastalıklarını hayvanlardan almaya (günümüzdeki son örneği Corona) başladı. Bütün kötülüklerin anası özel mülkiyet de başladı. Sonra başta yöneticiler ve din adamları gıda üretimine katılmadıkları için bu tarımcı-çoban atalarımızın emeğini gasp etmeye başladı, bugün bunun adına vergi diyoruz.

 

Yöneticilerin icat ettiği en etkin yönetim aracı din oldu, hiçbir din de tek bir kişi tarafından oluşturulmadı. Yönetici-egemen ailelerin işbirliğinde son biçimini aldı. Böyle olduğu için her dönemde yönetici – din adamı işbirliği hep sürdü. Günümüzde de bu böyledir. Özel mülkiyeti koruma, yeni bölgelere el koyma yarışında olan yöneticiler koca koca ordular oluşturmaya başladı, din adamları da onlara gerekli Tanrısal meşruiyeti sağladı. Bunun için zigguratlar, piramitler, tümülüsler, akropoller, çok büyük tapınaklar, saraylar megaloman firavunlar, hükümdarlar, krallar ve imparatorlar tarafından ben daha büyüğünü yaparım anlayışı içinde yapıldı.

 

Lidya Kralı Alyattes (ünlü kral Kroisos’un babası)’in mezar anıtı için Hedotos, Tarihi I.93’de bakın ne diyor: “Mısır ve Babil’deki anıtlar bir yana, öyle bir anıt vardır ki, bilinen bütün öbürlerini aşar. Bu, Kroisos’un babası Alyattes’in mezarıdır, etekleri büyük taşlarla örülmüş bir toprak yığınıdır. Küçük esnafın, el işçilerinin ve aşk satıcısı küçük kızların topladıkları paralarla yükseltilmiş bu anıt. … üzerlerine kazılı olan yazıtlarda, buna katılan her meslek dalının ne kadar verdiği yazılıydı, bu rakamlara göre en çoğunu bu küçük kızcağızlar vermiş oluyorlardı.”

 

Dünyanın yedi harikasından biri olan Babil'in Asma Bahçeleri, Babil Kralı Nebukadnezar II tarafından, ülkesinin yeşil tepelerini ve vadilerini özleyen eşi Kraliçe Amytis’i mutlu etmek için yapılmıştır. Bir kişiyi mutlu etmek için!

 

Bu anıtların yapımı milyonlarca insanın canına mal olmuştur. MÖ 3. yüzyılda yapımına başlanan Çin Seddi’nde 1,5 milyon köylünün öldüğü tahmin ediliyor. Mısır piramitlerinin yapımında ne kadar insanın öldüğü ya da öldürüldüğü bilinmiyor.

 

Roma Colesseum’u için bir tarihçi şöyle diyordu: Colosseum, Roma uygarlığının simgesidir. Bilinen sözdür: "Colosseum yıkılırsa Roma, Roma yıkılırsa dünya yıkılır." Koca bir imparatorluğu bir anıtla özdeşleştirmenin çok saçma bir düşünce olduğunu düşünüyorum.

 

Amerika’da St. Louis kentinde Mississipi Irmağı doğu kıyısında tepesi yukarda, bacakları yerde, yüksekliği 85 metre olan yarım elips biçiminde Arc denilen bir anıt var. Ben de anıtın tepesine çıkmıştım, Amerikalıların batıya ilerleyişini simgeliyor. Rehberin anlattığına gör yapım sırasında 67 insan ölmüştü, acaba değer miydi?

 

Katolik Kilisesi, büyük katedraller yapmak için Avrupa köylülerini sömürüyordu. Öyle ki kimileyin köylünün ürün üzerinden merkezi yönetim, yerel yönetim ve kiliseye ödediği toplam vergi yükü % 85’lere çıkıyordu. Avrupa’da 16. yüzyıldaki köylü isyanlarının ve reform hareketlerinin bir nedeni de bu. Alman yönetici prenslerinin desteğini alan reformcu Martih Luther başarılı oldu. İşin ilginç yanı aynı dönemde görkeminin doruğunda olan Osmanlı yönetimi bu reformları desteklerken kendi içinde hiçbir şey yapmıyordu. Oysa o zaman İslam dünyasında benzeri reformları gerçekleştirebilecek güçteki tek önder Kanuni Süleyman idi (Not 3). Kanuni Süleyman’dan önce İslam’da bir reformu başlatabilecek güçte bir başka önder Büyük Selçuklu hükümdarı Tuğrul idi; çürümüş olan Abbasi Halifeliği üzerine politik olarak geçince onun da aklına böyle bir reform gelmedi.

 

Kanuni Süleyman, Süleymaniye’yi kendi cebinden (her ne kadar mesleği kuyumcu idiyse de mücevherleri gözdeleri için yapıyordu) yapmadı, köylünün ve ele geçirdiği yerlerin halklarının birikimlerini kullanarak yaptı. 17. Yüzyılda İstanbul’u gezen bir Avrupalı yazar aşağı yukarı şu anlamda yazıyordu: Üst tabaka dışında Türkler kümes gibi evlerde yaşıyor, ama görkemli camilerde ibadet yapıyor.

 

Fransa kralı Louis XIV’ün 18. yüzyıl sonlarında Paris yakınlarında yaptırdığı görkemli Versailles Sarayı benzerleri Avrupa’da yayıldı. Bir tarihçi kral için şöyle diyordu: … kendi tasarlayıp yaptığı Versailles sarayı yalnızca gösterişin bir parçası değildi. Soyluları, kralın ve devletin hizmetine bağlıyordu. Görkemli kraliyet baloları, baleleri, konserleri, oyunları ve av şölenleri, Büyük Parktaki ziyafet ve havai fişekler, “bunların hepsi önde gelen uyruğunun itaatini pekiştirmeye ve bir ulusal cemaat duygusu yaratmaya hizmet ediyordu”. Yine bir tarihçinin anlatmasına göre yalnız onun ünlü çeşmelerine su sağlamak amacıyla, üç yıl boyunca 22.000 asker ve 8.000 duvarcı çalıştı. Bu çalışmalar 10.000 insanın yaşamına mal oldu ve bitirilmeden de terkedildi işler.

 

Louis XIV’ün başlattığı israfçı uygulama kervanına yaklaşık 250 yıl sonra Türkiye’de, bir düzineyi aşan özel uçak ve ülkenin birçok yerinde saraylar yapımıyla İslamcı-Milliyetçi koalisyonu (sorumluluktan kaçınacağını sanan mhp, politik bir görev almadan önemli bürokrasi konumlarını ele geçirmekle hükümetin uygulamalarına ortak olmuştur, bundan kaçınması söz konusu değildir.) katılmıştır.

 

Bugün huşu içinde seyredilen bu anıtlar insan sömürüsü üzerine, insanın canı ve malı pahasına yapılmıştı. Bu nedenle bu anıtlardan, onların yapımında eziyet çeken, sömürülen, yaşamını yitiren insanlar adına utanç duyuyorum. İnsanlığın uygarlık mirası diye bunların korunması için hala büyük kaynakların ayrılmasını da, turizmciler kızmasın, çok anlamsız bir çaba olarak görüyorum.

 

Şimdi eskinin hanedanları devasa anıtlar yapımında can kayıplarının Napoleon, Hitler ve Stalin’de ne farkı var ki. Napoleon savaşlarında 1,5 milyon, yarışmacı sanayi ülkelerinin neden olduğu Birinci Dünya Savaşı’nda 20 milyon, Hitler’in yol açtığı İkinci Dünya Savaşı’nda 50 milyon can kaybı oldu.

 

Megaloman yöneticilerin kaprisli yarışları yüzünden sözde anıt yapımları sırasında acı çeken, yaşamını yitiren insanlar adına utanç duyuyorum.

 

Kapitalizm ve Sanayi Devrimi

 

Avrupa 15. yüzyılda başlayan Kuzey ve Güney Amerika kıtaları ile Afrika’nın sömürülmesi ile yükselişe geçti. Bolivya’daki gümüş madenleri, Avrupalıları zengin ederken, o madenlerde çalışan yerlilerin soy kırımına neden oluyordu. 18. yüzyılda özellikle İngiltere, adına üçgen ticareti denilen bir yöntemle hem Afrika’yı hem de Karayipleri sömürdü, sanayi devrimi için sermaye biriktirdi. İngiltere’nin üretilmiş mamullerini (başta silah) gemilerle Afrika’ya taşıyıp, o malları orada yerli işbirlikçilerine satıp, yine bu işbirlikçilerinden köle satın alıp, aynı gemilerle Karayiplere gidip, köleleri oradaki şeker ile takas yaptıktan sonra kalktığı limana geri dönüyordu. Bu yolla, milyonlarca Afrikalı yurtlarında edilip köle durumuna getiriliyor, çok ilkel koşullarda yaşatılıyordu.

 

Sanayi Devrimi ile eskinin kral hanedanlıkları ve aristokratik ailelerin yerini ticaret ve sanayi ile zenginleşmiş büyük aileler alınca eskinin büyük anıtlar yapma dönemi de sona erdi. Çünkü kapitalizm için öyle şeylerin bir anlamı yoktu, onların kutsalı para idi. Öyle olduğu için bu aileler de eskinin hanedanları ve aristokratik aileleri gibi bir yarışa, ama bu sefer daha çok kazanma yarışına girdiler. Aşırı tüketimi hızlandırdılar. İnsanlığın bugün yaşadığı temel sorun aşırı tüketim ve ondan kaynaklanan diğer sorunlardır.

 

Tüketimi hızlandıran, çevreyi yaşanmaz duruma getiren birkaç icattan biri beton ve asfalt yollardır. Daracık bir alana gökdelenler yapılması, alış veriş merkezleri kurulması kentleri yaşanmaz duruma getirmiştir. Özellikle bizim ülkemizde köyden çekilenler bir yandan kırsal alanda tarım ve hayvancılığı yok ederken öte yandan kentleri de mega-köy durumuna getirmiştir. Bir diğer icat yaşamı kolaylaştırdığı savunulan naylondur, kendi ülkemizdeki insanların plastik poşet ve şişeleri ile her yeri, ama her yeri kirletmeleri yetmez gibi birkaç dolar döviz için başkalarının da atıklarını alıyoruz. Diğer icatlardan yapay gübre, tarımsal ilaçlar, GDO, vb. saymıyorum bile.

 

En başta söylediğimi yineliyorum: Eğer insanlığın gidişatı denetim altına alınmazsa uygarlığın nihai sonucu, insan soyunun gezegenimizde sona erebilir.

 

Dilerim öyle olmaz.

 

Not 1: Bu konuyu, gelecek yıl tamamlayabileceğim Stratejinin Yazılı Kaynaklar: Avrupalılar içinde daha ayrıntılı işleyeceğim. Şimdilik burada genel bir özet vermekle yetiniyorum

 

Not 2: Verimli Hilal, tabanı Doğu Toroslara dayılı sol bacağı Fırat ve Dicle vadileri üzerinden Basra körfezine, sağ bacağı da Doğu Akdeniz üzerinden Nil Vadisine kadar uzanan bölge olarak tanımlanır.

 

Not 3: Bırakın reform yapmayı Osmanlı dönemini en bağnaz (deyiş Halil İnalcık’ındır) şeyhülislamının özendirmesi sonucu 1530’lu yıllarda çıkardığı fermanla her köye bir cami ve bir imam ile bugün yaşadığımız dini sorunların temelini attı. Görkemli mabet yapımları diğer dinler için de geçerliydi.



Bu yazı 1234 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 13 10 0 3 27 11 33 +16
2 Hatayspor 13 8 3 2 23 10 26 +13
3 Konyaspor 13 7 1 5 21 10 26 +11
4 Alanyaspor 13 7 3 3 20 19 24 +1
5 Fenerbahçe 13 7 4 2 19 16 23 +3
6 Fatih Karagümrük 13 6 3 4 21 16 22 +5
7 Başakşehir FK 13 7 6 0 20 16 21 +4
8 Galatasaray 13 6 4 3 19 17 21 +2
9 Beşiktaş 13 6 5 2 21 17 20 +4
10 Adana Demirspor 13 5 4 4 20 18 19 +2
11 Altay 13 5 7 1 18 21 16 -3
12 Kayserispor 13 4 5 4 18 21 16 -3
13 Antalyaspor 13 4 6 3 15 20 15 -5
14 Gaziantep FK 13 4 6 3 14 19 15 -5
15 Sivasspor 13 2 4 7 16 15 13 +1
16 Giresunspor 13 3 6 4 8 12 13 -4
17 Yeni Malatyaspor 13 4 9 0 12 23 12 -11
18 Göztepe 13 2 7 4 12 19 10 -7
19 Kasımpaşa 13 2 8 3 13 21 9 -8
20 Çaykur Rizespor 13 2 10 1 11 27 7 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 Ümraniyespor 12 8 1 3 21 7 27 +14
2 MKE Ankaragücü 13 8 2 3 22 9 27 +13
3 Eyüpspor 13 8 2 3 23 15 27 +8
4 Bandırmaspor 13 8 4 1 21 10 25 +11
5 BB Erzurumspor 12 8 3 1 20 13 25 +7
6 Tuzlaspor 12 6 4 2 14 10 20 +4
7 Kocaelispor 12 6 4 2 12 12 20 0
8 İstanbulspor 12 6 5 1 21 17 19 +4
9 Adanaspor 13 5 5 3 16 17 18 -1
10 Samsunspor 12 4 4 4 17 18 16 -1
11 Bursaspor 12 4 6 2 17 19 14 -2
12 Denizlispor 12 4 6 2 12 17 14 -5
13 Menemenspor 12 4 6 2 16 22 14 -6
14 Gençlerbirliği 12 4 6 2 12 19 14 -7
15 Boluspor 12 3 5 4 13 14 13 -1
16 Manisa FK 13 4 8 1 15 21 13 -6
17 Keçiörengücü 12 3 8 1 11 18 10 -7
18 Altınordu 13 3 9 1 13 26 10 -13
19 Balıkesirspor 12 2 10 0 9 21 6 -12
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/11/2021 Adana Demirspor vs Kasımpaşa
 26/11/2021 Başakşehir FK vs Altay
 27/11/2021 Antalyaspor vs Alanyaspor
 27/11/2021 Çaykur Rizespor vs Kayserispor
 27/11/2021 Beşiktaş vs Giresunspor
 28/11/2021 Gaziantep FK vs Konyaspor
 28/11/2021 Fatih Karagümrük vs Trabzonspor
 28/11/2021 Sivasspor vs Hatayspor
 28/11/2021 Yeni Malatyaspor vs Galatasaray
 29/11/2021 Göztepe vs Fenerbahçe
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/11/2021 Balıkesirspor vs Manisa FK
 26/11/2021 Gençlerbirliği vs Bursaspor
 27/11/2021 İstanbulspor vs Denizlispor
 27/11/2021 Kocaelispor vs Menemenspor
 27/11/2021 Boluspor vs Eyüpspor
 27/11/2021 Samsunspor vs Adanaspor
 28/11/2021 Keçiörengücü vs Ümraniyespor
 28/11/2021 Altınordu vs MKE Ankaragücü
 29/11/2021 Tuzlaspor vs BB Erzurumspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/11/2021 Diyarbekir Spor vs Serik Belediyespor
 27/11/2021 Adıyaman FK vs Sivas Belediyespor
 27/11/2021 Afjet Afyonspor vs Kahramanmaraşspor
 27/11/2021 Ankaraspor vs Bodrumspor
 27/11/2021 Ergene Velimeşe vs Turgutluspor
 27/11/2021 Hekimoğlu Trabzon vs Çorum FK
 27/11/2021 İnegölspor vs Sarıyer
 27/11/2021 Niğde Anadolu FK vs Bayburt Özel İdare Spor
 27/11/2021 Sakaryaspor vs Etimesgut Belediyespor
 27/11/2021 Somaspor vs Van Spor FK
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/11/2021 Çatalcaspor vs Bergama Belediyespor
 27/11/2021 Elazığspor vs Belediye Kütahyaspor
 28/11/2021 Hendek Spor vs Batman Petrolspor
 28/11/2021 Kahta 02 Spor vs Bursa Yıldırımspor
 28/11/2021 Karaman Belediyespor vs Artvin Hopaspor
 28/11/2021 Nevşehir Belediyespor vs Arnavutköy Belediye
 28/11/2021 Osmaniyespor FK vs Erbaaspor
 28/11/2021 Sancaktepe FK vs Fatsa Belediyespor
 28/11/2021 1954 Kelkit Bld.Spor vs Başkent Gözgözler Akademi FK
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI