Bugun...


Mehmet Özkan

facebook-paylas
DAYAK CENNETE GERİ GİTMELİ
Tarih: 07-07-2023 14:36:00 Güncelleme: 07-07-2023 14:36:00


Toplumların genetik kodlarına işlemiş, nesilden nesile aktarılan davranış biçimleri, tepkileri, beğenileri ve farklı yaşam çizgileri vardır.

 

Asker toplumu, gezginci toplum, tarım toplumu ve yaylacı konar göçer toplumların kendilerine özgü kültürel davranış kodları mevcuttur.

 

Dinin toplumların kültürel biçimlenişlerindeki dayağın rolü yadsınamaz. İslam dininde çocukların eğitim, öğretim ve terbiyesinde "Mr. Dayak" işlev görür.

 

Keza kadınların da maruz kaldığı bir uygulamadır. Bir de halka mal olmuş bir deyim vardır.

 

"Dayak cennetten çıkmadır."

Bu sözün anlamı, dayağın iyileştirici, terbiye edici, akıllandırdığıdır.

 

Cennetteki ödüllerin hepsine ölünce ve hak edince kavuşacağız. Ama dayak ölmemizi bekleyememiş, cennetten gelip bizi adam etmeye çalışıyor. Her halde bir bildiği vardır.

 

Yok saysak da, sevmesek de, inkar etsek de dayak ülkemizde var ve uygulama alanı oldukça geniş.

 

Batı'nın icadı olan radyolar ülkemize gelince onlar da dayaktan payını aldılar. Bizim radyolar çalışmayınca bir iki tokat veya yumruk indirir sonra da beklerdik çalışsın diye. Bazen de çalışırdı.

 

Kadın, seçim günlerinde kendisine uzatılan mikrofona "Muhalefet lideri K. K, seçimi kazanırsa camileri kapatacakmış. Terör örgütü liderini hapisten çıkaracak ve sosyal yardımları kesecekmiş." diyor. Ben kulaklarım ile duydum diyor. Yalan söylemek bu kadar ucuz olmamalı. Aklıma bizim eski radyolar geldi.

 

Kafasına tava ile vuracaksın. Doğruyu söyleyinceye kadar tavan inip kalkacak. Kafası çalışmaya başlayınca istediğin cevabı alırsın ve vurmayı sonlandıracaksın.  Kafası belki çalışır. Bizim ülkemizde böyle bir alışkanlığımız var.

 

Öğretmen, öğrenciye okuduğun konuyu anlatmasını ister. Öğrenci sus pus. Bir, iki tokat yanaklar alı mor. Öğrenci başlar konusunun kenarından ucundan bir şeyler anlatmaya. Ortaokul ikinci sınıf öğrencisi iken aynısı yaşadım. Şahitli ispatlıdır. Tokatın sahibi öğretmen ile halen görüşüyor ve aynı şehirde yaşıyorum.

 

 

Çocuk komşunun bahçesinden elma çalmıştır. Babası sıkıştırır, çocuk çalmadığını ısrarla söyler. Şaplak ve tokatlar peş peşe gelince ağlayarak gerçeği itiraf eder.

 

Sömestr tatilinde karnedeki beş dersin notunun zayıf olduğunu gören velinimetimiz babamız, en iyi bildiği cezalandırma ve kesin çözüm getiren yönteme başvurur.

 

Kuran kursunda beş yaşındaki oyun çocuğunun dikkati dağılıyor, Arapçayı ezberlerken sıkıntı yaşıyor, beceremiyor. Hemen tokadı basıyorlar. Çalışmayan radyoda olduğu gibi dayak bizim toplumda her şeyin çaresi ilacı biliniyor, tabii ki yanlış.

 

Askerimizde dayak korkusu olmazsa nöbet yerinde uyur, emre itaatsizlik eder, problem çıkarır ve benzeri sayısız disiplin sorunu çıkarır. Çocukluğu dayak yemekle geçmiş, laftan anlamaz. Canını acıtan, korktuğu tek şey dayak.

 

Aile babası otoritesini dayak ile sürdürür. Çok çocuklu kalabalık ailede herkese dağıtılacak sevgi yoktur. İlgilenmek için zaman da yoktur. Ailesini beladan, tehlikeden korur sözde. Elindeki tek araç dayak, dayak tehditi, dayak korkusu.

 

Evli erkek karısını döver, aklı sıra kadını ahlaklı iffetli terbiye ediyor, tehlikelerden koruyor. Kadının yarım insan, yarım akıllı olduğu ona öğretilmiş. Hep korkun kadının üzerinde olsun denmiş.

 

Bir de namus cinayetleri gibi bir derdimiz var. İçler acısı. Çağın gerisinde kalmış, can yakan, toplumu inciten, asayiş tedbirleri ile önlenemeyen, çözümü eğitim ve kültürel değişime ve zamana bağlı, bizden sabır isteyen ağır bir sorundur.

 

"Eşek sudan gelinceye kadar seni döverim."

 

"Kızını dövmeyen dizini döver."

 

"Testi kırılmadan kızını döveceksin ki faydası olsun." Nasrettin Hoca. Çeşmeye su getirmeye her gidişinde önce dayak. Müthiş bir buluş.

 

Kadın " Kocam değil mi? Hem sever, hem döver." Çok duyduğum bir söz. Yani size ne, sizi ilgilendirmez. Kocanın dövme hakkı var anlayışının dışa vurumu.

 

"Öğretmenin vurduğu yerde gül biter." Bilmez miyim, pancar gibi kızarmış yanaklarımı, tütsülenmiş duman çıkaran kırmızı kulaklarımı…



Bu yazı 3240 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

AKP Nasıl Kazanıyor?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI