izmit escort | izmit escort | escort izmit | escort izmit | kocaeli escort
Bugun...


Dr. Abdullah Köktürk

facebook-paylas
Kobani’de ne Oldu? Suriye’de Ne Olacak?
Tarih: 02-11-2020 13:33:00 Güncelleme: 02-11-2020 13:35:00


 

Kobani olayları olarak bilinen 6-7 Ekim 2014’te 35 kişinin hayatını kaybettiği hadisenin üzerinden 6 yıl geçti. Ancak yeni bir soruşturma ile Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen dahil 17 HDP’linin tutuklandığı bir çok gözaltı yaşandı.

 

Peki Kobani olayları neydi ve Kobani’de ne olmuştu? Hafızalardadır, 2014 Eylül’ünde İŞİD PYD’nin elinde bulunan Suriye’nin kuzeyindeki Kobani şehrini kuşatmıştı. Kobani’yi ele geçirip daha önce yaptığı gibi katliam yapmasından korkuluyordu. Irak kuzeyindeki Kürtler Kobani’ye destek için gitmek istiyorlardı. Peşmerge’nin Türkiye üzerinden geçip Kobani’ye geçmesine Türk devletinin izin vermediğini düşünen gruplar G.Doğu’nun çeşitli kentlerinde gösteriler düzenlemeye başladılar. Bu gösterilerde yer yer çatışmalar da yaşandı ve sonucunda 35 kişi öldü.

 

Ancak nedendir bilinmez, bu geçişe izin vermeyip sert tedbirler alan Türk hükümeti bu olaylardan 22 gün sonra bir 29 Ekim günü, yüze yakın araç içine doluşmuş silahlı Kürt grupların Kobani’ye geçişine izin verdi. Bir yandan ABD İŞİD mevzileri bombaladı bir yandan da Türkiye’nin desteği ile geçen gruplardan da destek alan Kobani kantonu kuşatmayı önlediği gibi karşı saldırıya bile geçebildi.

 

AKP Fırat’ın Doğusunda Bir Devlet Oluşuma Yardımcı Oldu

 

Kobani, Şanlı Urfa’nın Suruç ilçesi karşısında PYD’nin kurmak istediği devletin 50 bin kişilik bir şehri. Suriye içinde isyanlar çıkarılarak karıştırıldıktan sonra Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’ye yapılan göçler ile bu bölgenin demografik yapısı Kürtler lehine değiştirildiğinden artık eski ismi olan Ayn-El Arap da pek kullanılmamakta. Medya gibi hükümet de bu bölgeden Kobani olarak bahsediyor artık. Geçen senelerde Tel Abyad ve Resulayn’a yapılan harekat ve ortak devriyelerden de pek bahsedilmiyor.

 

ABD ve İsrail Suriye’nin kuzeyinde kendine bağlı bir devlet oluşturmak istediler. Belki de BOP’un en önemli ayağı bu idi. Kuzeyden Türkiye’nin yaptığı harekatlar ile meşgul edilen Suriye ordusunun gücü, ülkenin kuzeyini PYD den temizlemeye yeterli olmadı.

 

Türkiye geçen sürede Suriye devletine muhalif isyankar gruplara desteğini arttırdığı gibi, onlardan birliklerde kurdu. Ayda 500 dolara maaşa da bağladı. Aynı zamanda İdlib çevresindeki gözlem noktaları da Kobani’nin daha güvenli olmasını sağladı. Bugünlerde Türk ordusu Suriye ordusunun kurtardığı bölgeler içinde kalan İdlib’deki noktalardan çekiliyor.

 

AKP hükümetininTürk ordusunun niçin Suriye’de bulunduğunu açıklamak için kullandığı, Suriye’nin toprak bütünlüğü veya mülteci sorunu açıklamaları konuyu izahtan uzaktır.  Eğer öyle bir amacı olsa Suriye devleti ile ortak hareket etmesi gerekirdi. AKP iktidarı en başından beri Suriye kuzeyinde bir devlet oluşumuna yardımcı olmuştur. Bu plana karşı çıkacak TSK içindeki vatansever subaylar, Ergenekon ve balyoz tertipleri ile etkisizleştirilirken, Türkiye’deki Kürtlerin plana müdahil olmaları KÇK davaları, HDP üzerindeki baskılar ve en son Kobani tutuklamaları ile sürmüştür. Sonunda bu plan üzerine fikir yürütecek her grup ülke içinde felç edilmiştir.

 

AKP’nin Misyonu PYD Devleti Kurulana Kadar Devam Edecektir

 

Açıklamalarında Fırat’ın doğusunda devlet oluşumuna izin vermeyeceğiz diye konuşanlar, adım adım bu devletin kurulmasına hizmet etmişlerdir. Bırakın Fırat’ın doğusunu Fırat batısında Menbiç’te bile uygun bir harekât yapılmamış, hatta bu bölgede savaşacak unsurlar Libya’ya kaydırılmış, tehdit Doğu Akdeniz ve Ege’den gelecek gibi gösterilmiştir. Bu amaca bilerek veya bilmeyerek hizmet eden emekli askerlerce bir bölümü 100 yıllık Ege sorunu bugün çıkmış gibi kamuoyu önünde tartışılmıştır.

 

Gerçek tehditler göz ardı edilerek, sınırlarımızdan binlerce kilometre uzakta beka sorunları var gösterilmiştir. Bugün de Türkiye Karabağ’a müdahil edilmek istenmektedir. Kuvvetinizi ne kadar dağıtırsanız o kadar zayıflarsınız söylemini komutanların bilmemesine olanak yoktur. Büyük bir aymazlık veya teslimiyetle asker-sivil iktidar güneyimizde böyle bir oluşumun gerçekleşmesini izlemekte, hatta yapılanlara bakılırsa yardımcı olmaktadır.

 

Denizde ve karada büyüyeceğimizi düşünerek ikna edilenlerin gerçeği görme vakti geçmektedir. Bırakın büyümeyi 97. yılında Cumhuriyetin toprak bütünlüğü tehdit altındadır.

 



Bu yazı 3639 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI