“YOL” serisinin yazıldığı yıllar göz önüne alınırsa 1935-37 kitapları arasında anılması gerek. 1929 TKP Davasında aldığı 4,5 yıllık mahkumiyeti Elazığ cezaevinde tamamlarken yazdığı en önemli eserlerden olan ve kendisinin “ her biri ayrı kitaplar halinde yazılmış” dediği bu 9 kitaplık seriyi de bu dönem kitapları arasında saymak ve o dönemle birlikte yorumlamak gerekir. Yani yazılmış ama yayınlanmamış olsalar da bu seriyi ve kitapları 1935-37 kitapları arasında değerlendirip tanıtmak gerekirdi belki ama Kıvılcımlı’nın ölümünden sonra yayınlandığı için 71 sonrası yayınlanan eserler arasında tanıtmayı uygun gördük.
1930-32 arası yazılmış oldukları Kıvılcımlı tarafından da belirtilen bu çok önemli eser, ne yazıkki yazıldığı o dönemlerde yayınlanamamış. Kıvılcımlı’nın ölümünden sonra ancak 1978 yılında yani yazılışından 36 yıl sonra parça parça yayınlanmaya başlamış.
“YOL” serisi diye bilinen kitaplar dizisi toplam 9 kitaptan oluşuyor. Kıvılcımlı’nın Elazığ cezaevindeyken yazdığı bu kitaplar aslında o zamanki merkez komiteye sunulan raporlar dizisi. Kendisinin deyimiyle aktarırsak: “ 1930 yılına dek Türkiye’de geçirdiğim ilk 10 yıllık Marksist-Leninist pratik ve teori savaşına dayanarak, 40 yıl önce “YOL” adı altında bir seri yerli orijinal araştırmalar yazmıştım. Burada, her biri ayrı kitaplar halinde, İdeoloji, Sosyal Gelişim,
Parti Tarihi, Strateji Planında Burjuvazi, Proletarya, Köylü ve Milliyet ve Taktik Problemleri ayrıntı ve eleştirileriyle ele alınıyordu.” (Günlük Anılar, s.252)
Bu eserler onun sağlığında hiç yayınlanmamış. Ancak bu yazının sonunda Latife Fegan’ın bildirisinden öğrendiğimize göre, Kıvılcımlı eserinin tamamını yeni yazıya aktarmaya başlamış son aylarında. 1978 yılından sonra Türkiye’ de YOL yayınlarınca parça parça değişik kitaplar olarak yayınlanmaya başlamış ancak tamamlanamamıştır. 90’lı yılların başında Bibliotek yayınları tüm kitapları 2 ciltte toplayıp basmış. Ancak Kıvılcımlı’nın dediği gibi “her biri
ayrı kitaplar halinde” 9 kitap halinde tarafımızdan yayınlanması ancak 2009 yılında yapılabilmiştir.
SOSYALİST GAZETESİ’NDE YAYIMLAMA GİRİŞİMİ
Kıvılcımlı’nın 1970 yılında “YOL” serisini yayınlamaya niyetlendiğini hatta başladığını görüyoruz. 1971 yılında yayınlanan Sosyalist gazetesinin 16. Sayısında (16 Şubat 1971) 2.sayfada “Sosyalizm Tarihimizden Teorik Bir Belge” başlıklı kısa bir yazı yayınlar. Unutulmuş gibi olan bu yazıyı olduğu gibi buraya alıyoruz:
“1932 yılları, Türkiye’nin Türklerinden bir sosyalist ölmüş. Anlaşıldığına göre adam daha önce geçirdiği Sınıflar Savaşı günleriyle ilgili bir sıra incelemeler, araştırmalar denemiş. Bunları, zamanının en elverişli sandığı yoldaşlarına da yazılıca iletmiş. Örgüt çapında değerlendirilmesini beklemiş olmalı.
“Bir sonuç alınmış mı, alınmamış mı? Kimse bir şey bilmiyor. Hepsi o denli mi?
“Eleştirileri yazan, çizen Sosyalistin adı, sanı da işitilmiş değil. Yok olmuş adam… Ve nerede, nasıl yok olduğunu yahut yok edildiğini bile ol görüp bilene rastlamadık. Kendisine kayıptan rahmet okumanın tek yolu, düşüncelerini burada ele almak olacak.
“Ancak kayıp bir Türkiye sosyalistinin 40 yıl önce Türkiye’de geçmiş karanlık sosyalizm olayları üzerine kaleme aldıklarından pek az bir parçacığı nasılsa önümüze çıktı. O 40 yıl önce yazılmışların değerleri her zaman, herkesçe tartışılabilir. Sırf tarihcil değerini 40 yıl sonra olanlarla yüzleştirmekte yarar bulduk. Yazının eksikleri, artıkları, gedikleri, aşırılıkları, doğrulukları, aykırılıkları hep birden nasılsalar öyle ele alınmak gerekti.
“O araştırı parçaları elimize geçip sökülebildikçe SOSYALİST gazetemizde yayınlanacaktır. Araştırmaların dili şimdiki arı ‘Arı Türkçe’ değil. O zamanki ‘İnkılap’ şimdi ‘Devrim’ oldu. ‘Hadise’, ‘Olay’ oldu. ‘Sevkulceyş’, ‘Strateji’ oldu. ‘Tabya’, ‘Taktik’ oldu. Ve ilh. ve ilh.
“Bununla birlikte, okunduğu zaman görüleceği gibi. Yazılar pek de anlaşılmaz kalmıyorlar. O yüzden 40 yıl önceki sözleri elimizden geldiğince olduğu gibi bıraktık. Onlardan bir tilciğin bile anlam değiştirmesine uğratılmasına gönlümüz katlanmadı.
“Yalnız o eleştiri ve araştırılar kuru müze için değil, en körpe ve gürbüz kuşağımız için aktarılıyor. En taze kuşağımızın kolayca anlayamayacağı sözleri yeni dile azıcık çevirmekle, kendisi bulunmayan ve bilinmeyen bir yazarın anısına saygısızlık göstermiş olmayacağımızı düşündük. Asıl yazının eski özünde zerre değiştirmemek şartıyla kimi yerlerini yeni biçim dile çevirmekten kendimizi alamadık.
-1-
“Eski araştırmanın kaç sayfa süreceğini şimdiden kestiremiyoruz. Araştırmanın bütünü, nedense-zamanı için pek öztürkçe ve yalın görünen – ‘YOL’ adı ile kitaplaştırılmış. O tek heceli ‘YOL’ sözcüğü ile ne anlatılmak istenmiş? Belki tutulacak ‘yol’, belki kullanılacak ‘usul’ yani ‘metot’ anlamı taşıyor. Orasını en iyisi yazarına bırakmalı. Fazla açıklamak bize düşmez.
“Genel ‘YOL’ adlı eserin elimize geçip aşağıya alınmış parçacığı da gene nedense, yazıldığı günler için pek aşırı öztürkçe yalın kaçan ‘SUNUŞ’ adını taşıyor. Onu hiç değiştirmeden vermekle yola çıkıyoruz. Ve bugünkü kuşağa 40 yıl önceki Sosyalizm Tarihimizden bir selam getirmiş olmaya çalışıyoruz.
“Eserin günahı, sevabı, 40 yıl önceki yazarının boynuna düşen borçtur. Bu belgenin kitap halinde çıkması düşünülerek Sosyalist’te yalnız birkaç ilginç pasajını aktaracağız.”
“Not: Adı geçen bu belgeden bazı bölümleri, gelecek sayılarda vereceğiz.”(agy)
Görüldüğü gibi Kıvılcımlı burada bir konspirasyon yapıyor. Kanunlar önünde sorumluluğu azaltmak amacıyla eserleri hayali bir sosyaliste mal ediyor. Kıvılcımlı’nın partililiğe, parti ilkelerine ne kadar sadık olduğunu bilenler için şaşırtıcı değil. 1932 yılında o zamanki merkez komiteye tartışılması amacıyla verdiğini hem bu yazıda hem de daha sonra yazdığı anılarında da belirtiyor zaten:
“Bunu, o zaman içinde bulunduğum Santral Komite’ye bir tartışma platformu olur umuduyla verdim. Üst ütetevkifler, mahkemeler ve en sonunda 1939 (1938) Donanma davasında askeri isyana tahrikten 15 yıla mahkum edilişim, ideolojik tartışma özlemimi kursağımda bıraktı. Sezdiğime göre, Santral Komite’ye sunduğum araştırmalar yok edildi.
Ve bizim devrimciler, 1920 ve 1930’larda olduğu gibi, 1940’larda ve daha sonraları dahi, tam Lenin’in ‘Primitivizim’ adını taktığı ‘Mujiğin çakmaklı tüfekle muharebeye gitmesi’ biçimli ‘kafasız işgüzarlık’ (Stalin) larına kapılıp gittiler. (30.07.1971)” (Günlük Anılar, s.252)
Sosyalist gazetesindeki bu kısa girişten sonra 10 sayı boyunca “Sosyalizm Tarihimizden Teorik Bir Belge” başlığıyla uzunlu kısalı bölümler halinde tefrika ediyor eserini. 10. sayıda serinin ilk kitabı olan Genel Düşünceler’in 35 sayfasını yayınlayabilmiş ancak.
Kıvılcımlı 1970-71 yıllarında Proletarya Partisi’nin Reorganizasyonu için “Anarşi Yok! Büyük Derleniş !” şiarını hayata geçirmeye uğraşırken sosyalist hareketin tarihinden bu önemli eserini de “en körpe ve gürbüz kuşağımız için” yayınlamaya başlıyor. Ancak 12 Mart faşizmi günlerinde gazetesi de kapatılınca bu girişimi de tamamlanamıyor.
ESERLERİN DÖKÜMÜ
“YOL” serisi 9 eserden oluşuyor demiştik. Önümüzdeki yazılarda tek tek de tanıtacağımız bu eserleri sıralayıp ismen tanıtmakla yetinelim:
1.kitap Genel Düşünceler başlıklı. Tüm serinin yazılma gerekçesini ve o zamanki durum tespitini yapıyor Kıvılcımlı bu bölümde.
2.kitap Yakın Tarihten Birkaç Madde isimli. Tanzimat sonrası ekonomik tahliller yapılmaya çalışılıyor.
3.kitap Parti’de Konaklar ve Konuklar. Bu kitapta parti içine bakıyor. Gelişimi izliyor.
4.kitap Parti ve Fraksiyon’ da parti içindeki çeşitli kanatlar ve bunların eleştirileri var.
5a nolu kitap Strateji Planı başlıklı. Partiye iktidar mücadelesi için özet bir plan sunuluyor.
5b nolu kitap, stratejik açıdan baş düşmanı belirleyen ve inceleyen Düşman : Burjuvazi başlıklı.
5c İşçi sınıfının en yakın ittifak ortağı olan Müttefik: Köylü başlıklı, ayrıntılı bir köylülük incelemesi.
5d nolu kitap, bugün de Kıvılcımlı’nın en bilinen kitapları arasında olan, Kürt sorunundaki görüş ve çözüm önerilerini partiye sunduğu İhtiyat Kuvvet: Milliyet, Şark adlı eseri.
5e ise nihayet en son kitap olarak, Parti’ye legalite taktikleri öneren Legaliteyi İstismar (kullanma)
Kendisinin de başta söylediği gibi tüm bu seri, o zamanki parti deneyimleri ışığında yazdığı ve o zamanki merkez komiteye tartışmak için verdiği raporlardan oluşuyor. Ancak “Anarşi Yok! Büyük Derleniş!” broşüründe dediği gibi, “40 yılın kazancı partiyi yitirmek olmuş”. Parti yoksa ilk iş o partiyi yeniden örgütlemektir. Reorganize etmektir. Bunun metotlarından biri ise “teorik savaş” tır. Bu yolda geçmiş teorik mücadelelerden de yararlanmak lazım. Bu amaçla Sosyalist gazetesinde tefrika ederken de “bu belgenin kitap halinde çıkması düşünülerek Sosyalist’te yalnız birkaç ilginç pasajını aktaracağız “ denmiş. Ne yazık ki o zaman görev tamamlanamamış.
Sosyalizm tarihimizin en önemli teorik belgelerinden olan bu seriyi tanımak ve tanıtmak da çok önemli bir görevdir. Tek tek kitapların tanıtılmasına girmeden önce, biraz uzunca bir alıntı yapmak istiyoruz.
2013 yılının Ocak ayında Demir Küçükaydın’ın girişimiyle İstanbul’da yapılan “Kıvılcımlı Sempozyumu”na bildiri sunanlardan Latife Fegan, Kıvılcımlı arşivinin öyküsünü anlatırken, YOL dizisi ile ilgili de önemli şeyler söylemiş. Bildiri metninden aktarıyoruz.
“Aşağı yukarı 1000 sayfalık eser olan YOL serisini yeni Türkçe’ye aktarma ve baskıya hazırlanması uzun ve zahmetli bir çalışmayı içerir. Yazıyı uzatma riskine rağmen Fuat’ın (Fegan) YOL ile ilgili notlarından alıntı yapacağım:
“YOL” un Parti’de Konaklar ve Konuklar ile Parti ve Fraksiyon bölümleri, 1968-69 yılları olacak, yeni yazıya aktarılmıştı. O sıralar çalışma metodumuz şöyleydi: Önceleri eski yazı metinden Doktor bana söylüyor, ben de doğrudan daktiloya çekiyordum. Fakat daktilonun gürültüsü kendisini rahatsız ettiği için, sonradan bu metodu değiştirdik. O söylerken ben kendi el yazımla yazıyorum ve sonradan daktiloya çekiyordum. İşte bu aşamada YOL’un bu iki bölümü yeni yazıya aktarıldı. İki daktilo sayfasından birini Doktor alıyor, diğeri ise kendi el yazımla birlikte bizde kalıyordu. 12 Mart şartlarında bendeki elyazması nüshalar emanet ettiğim birisi tarafında yakıldı. Parti’de Konaklar ve Konuklar ve Parti ve Fraksiyon’un yeni yazıya aktardığımız sıralarda YOL’un ilk bölümü olan Genel Düşünceler’i Doktor, - yanılmıyorsam- Doğu Perinçek’e vermiş ve galiba annesi aracılığıyla, yeni yazıya aktarılmasını sağlamak istemişti. Sonuç tatmin edici olmadı. 18 sayfası daktilo, geri kalanı elyazması olmak üzere, 43 sayfalık çeviri denemesi Arşiv’de buluyor. Buradan istenen sonuç elde edilemeyince, gene eski usulle Genel Düşünceleri’de yeni yazıya aktarmaya başladık. (1970 yılı olmalı) Fakat tamamlayamadan 12 Mart şartlar gelip çattı. YOL, Sosyalist Gazetesinde yayınlanmaya başlamıştı. Doktor, o sırada buna bir giriş yazısı yazmıştı: Sosyalizm Tarihimizden Teorik Bir Belge. Böylece 16.02.1971 ile 27.04.1971 tarihleri arasında YOL’un çok az bir kısmı yayınlanmış oldu. Belgrat’taki son karşılaşmamızda YOL da söz konusu oldu. Bir ara bana dört kitap ismi verdi ve bu kitapları muhakkak bulmamızı istedi. Sonradan bu kitaplar bulundu. O iki çuvalın içindeymiş. İlm’i İktisad, Sermaye Hareketi, Mıntıkamızın Tarihi ve Histoire de Materalism gibi son derece günahsız bu kitaplar meğer YOL’un zulasıymış. Ciltli olan bu kitapların cilt kartonları arasında boşluklar var. Bu boşluklarda Doktor, YOL’un ve Özetler, Kısaca Marksizm Düşünüşü gibi etüdlerin elyazmalarını muhafaza ediyormuş. Zula’dan YOL’un birinci bölümü Genel Düşünceler hariç, diğer bölümler ve öteki elyazmaları çıktı. Genel Düşünceler, üzerinde yeni yazıya aktarma çalışması yaptığımız için, dışarıda bulunuyordu. Gülistan sokaktaki evde idi. Genel Düşünceler’in daktilo nüshasını 46. sayfasındaki ‘Elbette hayır’ sözleriyle son bulan paragrafa dek olan kısım, Doktor’la birlikte yeni yazıya bizzat aktardığımız kısımdır. O noktada benim el yazım son buluyor. Doktor’un ölümünden sonra, Emine Kıvılcımlı ile Latife Fegan geri kalan ve 10 sayfa kadar tutan kısmı da yeni yazıya aktarmışlar. El yazması Emine Kıvılcımlı’da olduğu için, yeni yazı metnin o kısmını aslıyla karşılaştırma olanağımız olmadı. YOL’un II. Bölümü olan Yakın Tarihten Birkaç Madde ile ilgili olarak da söylenecek birkaç söz var. Gene Belgrat’ta Eserlerin yeni yazıya aktarılması söz konusu olduğu zaman, bu konuda Yüzbaşı Abdülkadir Pirhasan’ (yani Vedat Türkali) ın yardımına başvurabileceğimizi söylemişti. Türkiye’deki arkadaşlara II. Bölümün Vedat Türkali’ye verilmesini yazdım. Fakat nedense yazı, annesi aracılığıyla yeni yazıya aktarma yapılabilir diye Oya Baydar’a gitmiş. 1974 yazında Türkiye’ye gittiğimde, yazıyı oradan alıp Vedat Türkali’ye verdim. 1976 sonlarında yeni yazıya aktarılmış olarak geri aldım. Fakat yer yer çözülememiş kelime ve kısımlar vardı. Yakın Tarihten Birkaç Madde ile ilgili daktilo metinler Vedat Türkali ve eşi tarafından, elyazması metinler ise Oya Baydar ve annesi tarafından yeni yazıya aktarma denemeleridir.” (F.Fegan’ın notlarından)
Demek ki YOL’un geri kalan bölümleri, İhtiyat Kuvvet: Milliyet (Şark), Taktik Ana Halkası: Legaliteyi İstismar gibi önemli kitapları tamamen Fuat Fegan tarafından yeni yazıya kazandırılmıştır. Ayrıca Parti ve Fraksiyon ‘un çevirisi 12 Mart koşullarında kaybolduğu için yeniden aktarılmıştır yeni yazıya. Fuat’ın bu konuda şöyle bir notu var: “YOL’un Parti ve Fraksiyon bölümü de vaktiyle yeni yazıya aktarılmıştı. Fakat 12 Mart şartlarında eldeki nüshalar kayboldu. Halen bulunup bulunmadığı belli değil. 2/4-1977” Görüldüğü gibi, sadece YOL’un yeni yazıya aktarılma çalışmalarının arkasında uzun, ömür törpüsü bir emek vardır. YOL’un tamamı Stockholm’de Arşiv yayınları adı altında A4 ebadında basit bir baskıyla kısıtlı sayıda 1980-81 yıllarında toplu halde ilk kez basılmıştır.” (Adı geçen bildiri)
Bu genel bakıştan sonra artık teker teker kitapların tanıtımlarına girebiliriz.