Bugun...



Paris Komünü 150 Yaşında

18 Mart 1871 yılında kurulan Komün’ü, yetmiş iki gün boyunca işçiler yönetti

facebook-paylas
Tarih: 18-03-2021 10:36

Paris Komünü 150 Yaşında

1871 Bahar aylarında Paris’te yaklaşık 2 ay iktidar olmasına rağmen 150 yıldır heyecanını sürdüren Paris Komünü’nü  Birgün Gazetesi’nden Özde Çelikbilek Prof Taner Timur’a sordu.

 

Paris Komünü, aradan 150 yıl geçmesine rağmen hâlâ tartışılmaya, dünya sosyalist hareketlerinin talep ettiği dünyayı anlatırken referans olarak gösterilmeye devam ediliyor.

 

18 Mart 1871 yılında kurulan Komün’ü, yetmiş iki gün boyunca işçiler yönetti. O zamanlar henüz hiçbir ülkede tam olarak tesis edilmiş olmayan genel oy hakkı tüm halka tanındı. Kadınlar barikatların en önünde yer aldı, özgürleşme mücadelelerinde bir adım daha attılar. İşçi sınıfı iktidarı, siyasal, kurumsallaşmış kiliseye karşı da büyük bir mücadeleye girişti. Kilise lağvedildi ve serveti kamulaştırıldı. Eğitim bedava yapıldı. Okullar devletin ve kilisenin hegemonyasından kurtarıldı.

 

Avrupa'nın ortasındaki bu işçi hükümeti, 28 Mayıs 1871'de Versailles orduları tarafından dağıtıldı. Egemenler bir komün daha olmaması için kanla bastırdı. Paris Komünü’nü bu kadar önemli kılan şey ise bugüne bıraktığı miras, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.

 

Komün idealleri yaşamaya devam ediyor

 

Prof. Dr. Taner Timur, Paris Komünü’ne dair sorularımızı yanıtladı.

 

Paris Komünü neredeyse bir buçuk asırdır incelenmeye, tartışılmaya devam ediyor. Paris Komünü neden bu kadar önemli?

 

Bence nedeni açık. “Paris Komünü” denilince, zihnimizde tarihte benzeri olmayan bir olay canlanıyor. Düşünün ki savaşta Almanlara yenilmiş, toprakları işgal edilmiş, imparatoru esir düşmüş bir ülkenin başkent halkı bu zilleti kabullenemiyor ve son derece elverişsiz koşullara rağmen ayaklanıyor! Üstelik Parisliler bir yandan işgalcilere karşı direnişe geçerken, öte yandan da aralarında özgür ve onurlu yaşama dayalı bir yönetim kuruyorlar. Olayda mitoloji kahramanlarını anımsatan bir boyut var! Aslında bu tarihi tecrübenin çok daha fazla konuşulması ve anlatılması gerekirdi. Oysa aradan geçen yüz elli yıl içinde, bu devrimci destan övülmekten çok yerildi; üstelik kamuoyunu yönlendiren burjuva basınının yergileri de iftiralarla doluydu.

 

Komün sadece Fransa’da değil, tüm dünyadaki sosyalistlerin hafızasında önemli bir yerde duruyor, günümüzün taleplerine referans gösteriliyor. Nedeni nedir?

 

Komün tecrübesi günümüzde birçok konuda, sadece sosyalistlere değil tüm insanlığa ışık tutacak özellikler taşıyordu. Bunlardan ilki kurdukları yönetim sistemiyle ilgili. Komüncüler, ülkede yirmi yıllık burjuva diktatörlüğünden sonra, devrimci demokratik bir diktatörlük kurdular.

 

Komün yönetimine -yani pratikte Paris Belediye Meclisine- genel oyla ve milliyetine bakılmadan herkes seçilebiliyordu. Örneğin, Paris o sırada Alman ordusu tarafından kuşatılmış olduğu halde, Çalışma Bakanlığına Alman vatandaşı bir işçi getirilmişti. Savunmanın ön saflarında da, Polonyalı savaşçılar yer alıyorlardı. Komüncüler milliyetçi değil, enternasyonalist idiler; oysa görüldüğü gibi gerçek yurtseverler de onların arasından çıkıyordu. Yöneticiler ve bürokratlar, halk iradesine ters düşmeleri halinde de her an azledilebiliyordu.

 

Komün yönetiminin ikinci özelliği de direnişe kadınların katılımıyla ilgiliydi. Kocalarının peşinde Versailles yolunu tutanlar hariç, Parisli kadınlar harekete kitle halinde katıldılar ve destan yazdılar. Komün’ün canlı tarihini yazan Lissagaray’ın ifadesiyle, “sevmesini bildikleri gibi ölmesini de biliyorlardı” ve “emeği paylaştıkları için ölümü de paylaşmak istiyorlardı”. Marx da Komüncü kadınları “sadık, asil ve kahraman antikite kadınları”na benzetmiştir. Günümüzde hemen her gün bir kadının sudan nedenlerle öldürüldüğü toplumlar için ne kadar uzak bir tablo, değil mi?

 

Nihayet Komün’ün bugüne örnek olacak başka bir özelliği de dinle devlet işlerini kesin olarak birbirinden ayırması ve rahipleri sivil statüye sokmasıydı. Böylece din adamları, İsa’nın havarileri gibi artık sadece müminlerin bağışlarıyla yaşayacaklardı.

 

Bu arada eğitim de demokratik esaslara bağlanıyor, parasız ve herkese açık hale getiriliyordu. Bütün bunlar devrimci demokratik bir yönetimin özellikleri idi. Oysa para babalarının, tefecilerin, emek sömürücülerinin söz hakkı yoktu. “Diktatörlük”, onlara karşı uygulanıyordu. İnsanlar ve sınıflar arasında eşitsizliğin tavan yaptığı, otokrasi ve faşizm rüzgârlarının estiği, pandemiye karşı aşının bile merkantil oyunlara yol açtığı günümüz dünyasında ütopya gibi görünen bir yönetim değil mi?

 

Komün, 28 Mayıs 1871’de Versailles hükümeti tarafından gönderilen birlikler tarafından acımasız şekilde dağıtıldı. Komün’ün dağıtıldığı yedi gün, “Kanlı Hafta” olarak anılıyor. Bu acımasız sert müdahalenin yaşandığı Kanlı Hafta’nın arkasındaki korkunun sebebi neydi?

 

Komün olayından yirmi üç yıl önce, 1848’de, Paris’te emekçiler yine ayaklanmış ve devrim ateşi kısa sürede bütün Avrupa’yı sarmıştı. Kapitalist ülkelerde tüm egemen sınıflar bunun anısı ve korkusu içinde yaşıyorlardı.

 

Komüncüler de, eylemleri ve mesajları ile, kuşatılmış oldukları Alman çemberini aşmak ve tüm Fransa’ya yayılmak potansiyeli taşıyorlardı. Böyle bir olasılık vardı. Tüm egemen sınıfları korkuya ve vahşete sevk eden de bu korkuydu. Oysa feci kırımdan sonra da direniş, bir süre de duvar yazıları ve pankartlarla devam etti. Komüncüler kırım emrini veren Başbakan Adolphe Thers’in konağını yıkmışlar, fakat konak halkın parasıyla yeniden yapılmıştı. Artık yeniden yıkacak güçleri yoktu; fakat bu kez de duvara “Paris halkı! Bu konak senin kanının bedelidir!”pankartını yapıştırdılar. Durumun en özlü ifadesi buydu.

 

Komünist Manifesto, Paris Komünü’nden sonra daha fazla konuşulmaya başladı. Bunun nedeni nedir?

 

Paris Komünü daha sonra ancak devrimci dalganın yükseliş halinde olduğu dönemlerde, örneğin 1920’ler ve 1960’larda, layık olduğu şekilde anıldı. Yaşadığımız bu distopya yıllarında ise yine hak ettiği şekilde anılmaya aday görünmüyor. Oysa, bugünkü koşullar ne kadar farklı olursa olsun, idealleri yaşıyor ve geleceğe umutla bakabilmek için de bu ideallerin yaşaması gerekiyor!

 

En önemli yapı taşlarından biri laiklikti

 

19’uncu yüzyıl toplumsal mücadeleler tarihi, Avrupa’da sosyalist ve Marksist mücadeleler tarihi üzerine çalışmaları bulunan, Fransa Rouen-Normandie Üniversitesi’nden Prof. Jean Numa Ducange, Paris Komünü deneyiminin önemini anlattı. Ducange, "Paris Komünü'nün kalbini oluşturan şey; yönetimin işçi sınıfının ve halkın kontrolünde" olmasıydı diye konuştu.

 

İlk kez bir şehri işçi sınıfı yönetti:

 

Paris Komünü’nü bugün hâlâ tartışılır ve önemli kılan şey, ilk kez bir hükümetin yalnızca tek bir şehirle sınırlı olsa bile işçi sınıfı tarafından yönetilmesiydi. Egemen sınıfların tüm güçlere sahip olduğu, emekçilerin haklarına el koyduğu bir zamanda Komün, işçilerin, yoksulların gücüne dayalı alternatif bir mücadele örgütleyerek, tarihsel bir anın somutlaşmış örneğine dönüştü.

 

Laikliği miras bıraktı:

 

Komün, hâlâ sosyal politikalara ilham verebilecek birçok talebi hayata geçirmesi adına önemlidir. Örneğin, yoksullar için barınma hakkının sağlanması veya kilise ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması günümüze kadar gelen mücadele başlıkları. Paris Komünü’ndeki Komünarların dinin devlet işlerine etkisine karşı mücadelesi gerçekten de en temel yapı taşlarından biriydi.

 

Özgürleşmek için gericilikten kurtulmak gerekir:

En temel insan haklarından biri olan eğitim meselesi de Komünarların mücadele araçlarının önceliğindeydi. Komünarlar için özgürleşmeye giden yoldaki en önemli adım eğitim alanına öncelik verilmesiydi. Çünkü komünarlar özgürleşme adına verdikleri toplumsal mücadelede iyi bir eğitimi şart koşuyordu. Eğitim, gericiliğe karşı mücadeleden ayrı düşünülemezdi ve bu Komünarların en önemli taleplerinden biriydi.

 

Komün'ün kalbi halktı:

 

Komünün kalbini oluşturan şey yönetimin işçi sınıfının ve halkın kontrolünde olmasıydı. Aslında Komün, birçok soruyu gündeme getiren bir radikal demokrasi deneyidir. İktidarı almalı mıyız ve öyleyse nasıl? Örneğin, Komün işçi kooperatiflerinin gelişmesine yardımcı oldu (Proudhon'un etkisi burada çok belirgindi). Öte yandan, Fransa Bankası gibi merkezi kurumlara saldırmadı. Bu, Marx ve Marksistlerin bu deneyimi eleştireceği bir şeydi. Bu anlamda, iktidarı fethetmenin olasılıkları hakkında ileride daha geniş çaplı düşünmemize ve aynı zamanda bazı hataları tekrar etmemeye çalışmamıza yardımcı oldu. Radikal demokrasi gereklidir, ancak aynı zamanda siyasi örgütlenme gibi araçlara da ihtiyacımız vardır.

 

Egemenler bir komün daha olmaması için kanla bastırdı:

 

Hükümet için Komün, sosyalist ve komünist eğilimleri olduğu için sona erdirilmeliydi. Bu sistem, egemenler için onlar için kabul edilemezdi. Komünarlar, serveti yeniden dağıtmak için özel mülkiyete saldırma cüretini kendilerinde gördüler. Egemen sınıflar için bu, benzersiz bir örnekti. Tekrarlanamaması için Paris’te yaşanan bu deneyime bir “örnek” bir son vermek gerekiyordu. Paris’i dağıtmak adına gerçekleşen “Kanlı Hafta” baskını, sınıf mücadelesinin gelecekte karşılaşacağı pek çok yüzleşmenin ilk örneğiydi.

 

19 Temmuz’dan Kanlı Hafta’ya Paris komünü

 

19 Temmuz 1870

 

III. Napolyon Bonaparte, iktidarının devamını sağlamak adına Prusya’ya savaş ilan etti.

 

19-23 Temmuz 1870

 

Marx, Uluslararası İşçi Derneği adına Fransa-Prusya savaşı üzerine çağrı kaleme alarak, savaşı bir komplo olarak nitelendirdi: “Louis Bonaparte’ın Prusya’ya karşı savaşının sonucu ne olursa olsun, ikinci imparatorluğun ölüm çanı, Paris’te daha şimdiden çalınmış bulunuyor.”

 

2 Eylül 1870

 

Fransa orduları, Prusya karşısında Sedan kenti yakınlarında bozguna uğradı, III. Napolyon esir alındı. İmparatorluk çöktü.

 

 4 Eylül 1870

 

Halk, yasama meclisini kuşattı ve cumhuriyeti ilan etti. Paris’in milletvekillerinden oluşan ve Ulusal Savunma Hükümeti adını alan bir burjuva hükümeti kuruldu. Marx, “Fransa’da cumhuriyetin kurulmasını biz de selamlıyoruz. Ancak temelsiz olmasını dilediğimiz kaygılar da duymuyor değiliz. Bu cumhuriyet tahtı devirmemiş, sadece onun Alman süngüleri sayesinde boş bırakılan yerini almıştı. Hükümetin ilk hamlelerinde bazıları, onlara imparatorluktan miras olarak yalnız akrabalarının değil, işçi sınıfı korkusunun da kaldığını açıkça göstermektedir.”

 

19 Eylül 1870

 

Prusya orduları Paris’i kuşattı. Ulusal Savunma Hükümeti şehri savunmak için mücadele etmemesi üzerine Paris halkı soğuğa, bombardımana ve açlığa rağmen şehri savunmaya başladı.

 

7 Ocak 1871

 

Paris’teki Yirmi İlçe Merkez Komitesi kuşatmaya karşı kitlesel bir direniş çağrısı yapan ve Ulusal Savunma Hükümeti’nin tüm yetkilerini halka bırakmasını talep eden Kızıl Afiş’i yayımladı.

 

28 Ocak 1871

 

Prusya ve Paris arasında ateşkes imzalandı. Ateşkesin en önemli maddesi, Paris’in silahsızlandırılmasıydı. Marx: “Paris’in teslim anlaşması, Prusya’ya yalnız Paris’i değil, tüm Fransa’yı teslim edecek. 4 Eylül kapkaççılarının daha o akşam düşmanla başlattıkları uzun entrikalar ve ihanetler dizisi sonuca bağlandı.”

 

8 Şubat 1871

 

Fransa’nın taşra kentleri her koşulda barış istedi ancak Paris işçileri cumhuriyeti savunmak için işgale karşı direnişte ısrarcıydı.

 

Şubat-Mart 1871

 

Ulusal Muhafız silahlarını teslim etmiyordu. Hükümet, Ulusal Muhafızlar’a verilen ödeneği kesiyor. Muhafızlar topları teslim etmeyip başkentin yüksek yerlerine götürdü.

 

17 Mart 1871

 

Thiers ve bir generalin Ulusal Muhafızlar’a ve Paris işçilerine yönelik çıkarttıkları bildirilerde teslimiyete karşı kargaşa çıkartmak isteyenlerin “beşikteyken boğulması” çağrısı yapılıyor.

 

18 Mart 1871

 

Paris Komünü. Paris halkı hem Prusya ordusuna hem de Thiers’in burjuva ordusuna karşı Komün iktidarını ilan etti.

 

21 Mayıs-27 Mayıs 1871

 

Paris’in batıdaki şehir duvarlarındaki bir kapı yıkıldı ve Versailles birlikleri şehrin işgaline başladı. Öncelikle zengin batı mahallelerine girdiler ve ateşkesten sonra burayı terk etmeyecekti. Bir hafta süren ve “kanlı hafta” olarak alınan saldırılar boyunca, hükûmet topçuları silahsız yurttaşları katletti, mahkûmlar olduğu yerde katledildi. Şehrin ortasında yargısız infazlar gerçekleştirildi.




Bu haber 1338 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 21 15 1 5 38 15 50 +23
2 Konyaspor 20 11 3 6 32 16 39 +16
3 Hatayspor 21 11 8 2 32 28 35 +4
4 Başakşehir FK 20 10 6 4 30 20 34 +10
5 Adana Demirspor 21 9 5 7 30 24 34 +6
6 Fenerbahçe 21 9 6 6 33 26 33 +7
7 Beşiktaş 21 9 7 5 33 30 32 +3
8 Alanyaspor 21 9 7 5 32 32 32 0
9 Gaziantep FK 21 9 8 4 27 28 31 -1
10 Sivasspor 21 7 5 9 28 21 30 +7
11 Fatih Karagümrük 21 8 7 6 29 30 30 -1
12 Kayserispor 21 7 7 7 29 29 28 0
13 Galatasaray 21 7 8 6 26 28 27 -2
14 Giresunspor 21 7 10 4 20 21 25 -1
15 Antalyaspor 21 6 10 5 22 32 23 -10
16 Göztepe 21 5 10 6 24 29 21 -5
17 Kasımpaşa 21 5 10 6 24 29 21 -5
18 Altay 21 5 13 3 23 35 18 -12
19 Çaykur Rizespor 21 5 13 3 19 38 18 -19
20 Yeni Malatyaspor 21 4 14 3 17 37 15 -20
Takım O G M B A Y P AV
1 Ümraniyespor 20 13 4 3 35 16 42 +19
2 MKE Ankaragücü 20 13 4 3 32 15 42 +17
3 BB Erzurumspor 20 11 4 5 33 22 38 +11
4 Eyüpspor 20 10 4 6 30 22 36 +8
5 Bandırmaspor 20 10 7 3 32 20 33 +12
6 İstanbulspor 20 10 7 3 30 25 33 +5
7 Samsunspor 19 8 5 6 28 23 30 +5
8 Adanaspor 19 8 6 5 23 20 29 +3
9 Tuzlaspor 20 7 7 6 21 20 27 +1
10 Gençlerbirliği 19 8 9 2 23 26 26 -3
11 Manisa FK 20 7 9 4 22 26 25 -4
12 Boluspor 19 6 7 6 21 21 24 0
13 Kocaelispor 20 7 10 3 20 25 24 -5
14 Keçiörengücü 20 6 9 5 27 32 23 -5
15 Menemenspor 20 5 7 8 23 33 23 -10
16 Altınordu 20 7 12 1 27 40 22 -13
17 Bursaspor 20 5 10 5 23 31 20 -8
18 Denizlispor 20 5 11 4 19 30 19 -11
19 Balıkesirspor 20 2 16 2 14 36 8 -22
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/01/2022 Gaziantep FK vs Yeni Malatyaspor
 18/01/2022 Konyaspor vs Adana Demirspor
 18/01/2022 Fatih Karagümrük vs Beşiktaş
 19/01/2022 Çaykur Rizespor vs Antalyaspor
 19/01/2022 Göztepe vs Sivasspor
 19/01/2022 Kayserispor vs Başakşehir FK
 19/01/2022 Fenerbahçe vs Altay
 19/01/2022 Trabzonspor vs Giresunspor
 20/01/2022 Alanyaspor vs Hatayspor
 20/01/2022 Galatasaray vs Kasımpaşa
 21/01/2022 Yeni Malatyaspor - Beşiktaş Yeni Malatyaspor ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Beşiktaş yenilmez
 22/01/2022 Antalyaspor - Gaziantep FK Antalyaspor ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Antalyaspor yenilmez
 22/01/2022 Sivasspor - Fenerbahçe Sivasspor ligde evindeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Sivasspor yenilmez
 22/01/2022 Adana Demirspor - Fatih Karagümrük Adana Demirspor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Adana Demirspor yenilmez
 22/01/2022 Başakşehir FK - Göztepe Başakşehir FK ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  Başakşehir FK yenilmez
 23/01/2022 Hatayspor - Çaykur Rizespor Çaykur Rizespor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kazanamadı  Hatayspor yenilmez
 23/01/2022 Kasımpaşa - Kayserispor Kayserispor ligde deplasmandaki son 9 maçında hiç kazanamadı  Kasımpaşa yenilmez
 23/01/2022 Altay - Konyaspor Altay ligdeki son 14 maçında hiç kazanamadı  Konyaspor yenilmez
 23/01/2022 Galatasaray - Trabzonspor Trabzonspor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 17/01/2022 Gençlerbirliği vs Adanaspor
 21/01/2022 Samsunspor vs Kocaelispor
 22/01/2022 Manisa FK vs Gençlerbirliği
 22/01/2022 Ümraniyespor vs Menemenspor
 22/01/2022 Altınordu vs İstanbulspor
 22/01/2022 MKE Ankaragücü vs Denizlispor
 23/01/2022 Adanaspor vs Keçiörengücü
 23/01/2022 Bandırmaspor vs BB Erzurumspor
 23/01/2022 Boluspor vs Tuzlaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/01/2022 Ankaraspor vs Niğde Anadolu FK
 22/01/2022 Bayburt Özel İdare Spor vs Turgutluspor
 22/01/2022 Bodrumspor vs Diyarbekir Spor
 22/01/2022 Çorum FK vs Ergene Velimeşe
 22/01/2022 Kahramanmaraşspor vs Etimesgut Belediyespor
 22/01/2022 Sarıyer vs Sakaryaspor
 22/01/2022 Sivas Belediyespor vs Serik Belediyespor
 22/01/2022 Somaspor vs Adıyaman FK
 22/01/2022 Van Spor FK vs Afjet Afyonspor
 22/01/2022 1461 Trabzon FK vs İnegölspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/01/2022 Çatalcaspor vs 1954 Kelkit Bld.Spor
 23/01/2022 Batman Petrolspor vs Fatsa Belediyespor
 23/01/2022 Belediye Kütahyaspor vs Bursa Yıldırımspor
 23/01/2022 Elazığspor vs Başkent Gözgözler Akademi FK
 23/01/2022 Erbaaspor vs Arnavutköy Belediye
 23/01/2022 Hendek Spor vs Bergama Belediyespor
 23/01/2022 Kahta 02 Spor vs Osmaniyespor FK
 23/01/2022 Nevşehir Belediyespor vs Artvin Hopaspor
 23/01/2022 Sancaktepe FK vs Karaman Belediyespor
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI