Bugun...


Turgut Ünlü

facebook-paylas
Liderlik mi ? Şeflik mi ?
Tarih: 22-04-2020 12:17:00 Güncelleme: 22-04-2020 12:17:00


 

 

İnsanoğlu toplum halinde yaşamaya başladığından itibaren iç işleyişini sağlıklı bir biçimde sürdürebilmek, korunabilmek, üretebilmek, üreyebilmek, gelişebilmek, tüketebilmek, paylaşabilmek vb, ihtiyaçlarının dayatmasıyla, sürekli gelişen organizasyonlar yaratmaya mecbur kalmıştır.

 

 Avcılık-toplayıcılığın temel dinamik olduğu aşağı barbarlık konağındaki kan kardeşi toplumlarda, cinsiyet temelli tarihin ilk ve en büyük iş bölümü ortaya çıkmıştı. Ev işleri kadına, av işleri erkeğe, toplayıcılık ise tüm kabileye ait olmuştu. Ana tanrı kavramı gelişirken, totemizm gerileme ye ve cinsel yasaklar gelişmeye başlamış, Kolektif Aksiyon en belirleyici organizasyon olmuştu.  Ana Hanlık dönemi olarak ortaya çıkan Aşağı Barbarlık konağında komün kolektif aksiyonu, tartışmasız en temel üretici güç olmakla birlikte kadının etkisi de, varlığı da öne çıkmıştı.

 

Göçebelik, at-koyun-keçi-vb, yetiştirme (sürücülüğün) temel dinamik olduğu Orta Barbarlık Konağı’ndaki kan kardeşi toplumlarda cinsel yasaklar daha da gelişmiştir.  Benlik duygusu daha da ilerlemiştir. Ana Hanlık gerilerken, hatta yok olmaya başlamışken yerini Baba Hanlık almıştır. Baba tanrı kavramı ortaya çıkmıştır. Kan kardeşi kabilelere yabancı insanlar(çoban-yanaşma-arkadaş-avane) katılmaya başlamıştır. Tabular oluşmaya büyü-sihir elemanları toplumsal yaşama katılmaya başlamış, erkek üstünleşmiştir. İkinci iş bölümü, sabit bir yerde oturanlar ve göçebeler olarak ortaya çıkmıştır. Yekpare olarak oluşan komünlerin yerine çatlayan komünler ortaya çıkmıştır. Baba Hanlık dönemi olarak ortaya çıkan Orta Barbarlık Konağı’nda , komün kolektif aksiyonu tartışmasız en temel üretici güç olmakla birlikte, erkeğin etkisi de, varlığı da öne çıkmıştır.

 

Orta barbarlık konağında yaşadığı bilimsel olarak kanıtlanan Orta Asya’daki Türk kabilelerin- de şef seçimi ile ilgili olarak yaşananları çok değerli bir hocamızın kitabından hatırladığımız kadarıyla aktarmak istiyoruz. Kabileye şef olmak isteyenlerin o güne kadar yaptıkları daha belirleyici olsa da şef seçilirlerse yapacaklarını kabileye adil, eşit bir biçimde anlatırlar. Şefin seçilmesi günü geldiğinde adaylar hariç, tüm kabile yetişkinleri bir çadırda toplanır. Son derece demokratik bir ortamda, sınırsız tartışma ve kolektif karar sonucu şef seçilir. Şef seçilmek kimseye sınırsız bir imtiyaz, hak ve yetki kazandırmaz. Seçenlerin seçileni görevden uzaklaştırma hakkı mutlaktır. Şef seçilince bir tören düzenlenir. Seçilen şef, bir kilim üzerinde omuzlara alınarak havaya kaldırılır. Aynı esnada seçilen şefin boynuna ip geçirilir ve kabilenin bir kısmı da ipi tutarak çeker. Yani; Seni şef yapıp omuzlarımızın üstüne aldık ama boynuna da ip bağlayarak asıl gücün kimde olduğunu da hatırlattık demişlerdir.

 

Yerleşik toplum, bereketli tarım, tarım ve sanayi işbölümü (bakır işleri), temel dinamikleri olan Yukarı Barbarlık Konağı’ndaki kan kardeşi toplumlar.  Yukarı Barbarlık Konağı’nda kolektif emek aşırı bir biçimde yücelmiştir. Tapınaklaşma, kutsallaştırılmanın en önemli elemanı olarak gelişmiştir. Kutsallaştırma – tapınak, ortaya Askercil Demokrasi Şef’lerini ve ana-baba tanrı elemanlarını simgeleyen Ululaşma Şef’lerini çıkartmıştır. Tabular oluşmaya ve büyü-sihir elemanları, ana –baba tanrı kavramının görünür biçimi haline gelmiştir. Kan kardeşi topluma yabancı insan elemanları, yardımcı, yanaşma biçiminde artan bir yoğunlukta dahil olmuştur. Kentleşme sonucunda ortaya Despotik Kent Komünü çıkmıştır. Yerleşik toplum düzenine geçiş ve tarım ile sanayideki olağanüstü üretim artışı, diğer komünlerle karşılıklı ihtiyaç temeline dayanan trampa (ticaret) elemanlarını ortaya çıkartmıştır. Tapınak kontrolünde, ticaret ile görevlendirilen komün elemanları sahneye çıkmıştır. Kolektif üretimden tam anlamıyla kopan ancak üleşim ve toplumsal katılımda eşit bir komün üyesi olmaya devam eden ticaret elemanları, süreç içinde ticaretin yarattığı büyük olanaklardan ve zenginlikten kendileri için yararlanmaya, zenginleşmeye başlamış ve sermaye birikimi sonucunda tefeci- bezirgan egemen sınıfı haline dönüşmüştür. Komünün parçalanışı ve sınıflı topluma geçiş, tefeci-bezirgan egemen sınıfı ile birlikte, toprak mülkiyetini ele geçiren Askercil Demokrasi Şef’lerinin Derebeyi yada sur ve saraylar içinde egemen Kral haline dönüşmesine neden olmuş , tapınakların gücü ve etkisini temsil eden Ululaşma Şef’lerinin kutsallaştırılması, tapınakların toprak mülkiyeti ve sermaye birikimi elde etmesi  sonucunda,  Din Adamları Sınıfına dönüşmesi   egemen sınıfların da doğmasına neden olmuştur.

 

Komünün parçalanışı (Barbarlık Konağının sona ermesi) ve sınıflı toplumun, Medeniyetin ortaya çıkışı, toplumu egemen sınıflar ve ezilen, güdülen sınıflar olarak parçaladı. Egemen sınıflar, krallar, derebeyleri, tefeci-bezirganlar, din adamları sınıfı olarak görülürken, ezilen güdülen sınıflar köleler, plepler (yanaşmalar), küçük ekinci, küçük esnaf-zanaatkarlar   olarak ortaya çıkmıştır.

 

Toplumun tamamından koparılan ve ayrıştırılan silahlı adamlar ve hapishane örgütü olarak  doğan DEVLET, medeniyetle yani sınıflı toplumla beraber ortaya çıktı. Devlet egemen sınıfların, ezilen sınıflar üzerindeki baskı ve tahakküm aracı oldu. Medeniyete yani sınıflı topluma geçen toplumlar da iktidar egemen sınıfların elinde olmakla birlikte, iktidar biçimi kutsallaştırılmış, kral, imparator,  din adamları,ordu ,yargı ve maliye bürokrasisi eliyle, kısaca devlet organizasyonu ile yürütüldü.

 

 Basit yeniden üretimin egemen olduğu (tüketmek için üretmek) medeniyetler, ”Sınıflı toplumlar“ tarihsel süreç boyunca üretici güçlerin (İnsan, coğrafya, teknik, tarih) her toplum için eşitsiz gelişim yasası kapsamında farklılıklar göstermiştir. Yukarıda kısaca belirttiğimiz  gibi toplumlar, egemen ve ezilen sınıflar olarak parçalanmış ve iktidar, devleti yaratan egemen sınıfların eliyle, ezilen ve güdülen sınıfların üzerinde sömürü,  baskı ve tahakküm  aracı olarak kullanılmıştır.

 

Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki; Dünya üstünde yaşayan toplumlar, üretim ilişkileri ve üretici güçlerin eşit, aynı zamanlı  ve denk gelişmemiş olmasından kaynaklı  olarak aynı tarihsel kesit içinde Aşağı Barbarlık, Orta Barbarlık, Yukarı Barbarlık , Medeniyet’in ilk evreleri hatta geniş yeniden üretim süreci olan Kapitalizme uğramış toplumlar olarak,  birlikte görülebilmiştir. Büyük usta Lewis Henry  Morgan’ın,  Amerikan Kızılderilileri  içinde yaşayarak, komün işleyişi ve elemanları hakkındaki bilimsel çalışmaları yaptığı dönem 19. asırdı. İngiltere’de, Fransa’da,  Amerika’da kapitalizme geçişin üstünden nerdeyse 4 asır geçmişti. Afrika, Asya, Amerika ve Avustralya’da bir çok komün Aşağı Barbarlık Konağı dahil, varlığını 20. yüzyıl sonuna kadar sürdürmeye devam etti. Üretim ilişkileri ve üretici güçlerin denk, eşit ve aynı zamanlı gelişemeyeceği yasasını dikkate almayan, dogmatik ilkel toplum, köleci toplum, feodal toplum, kapitalist toplum formülasyonunun ve tarihsel süreç olarak sıralandırılmasının bilimsel diyalektik ve tarihi materyalizmle hiçbir izahı da, anlamı da yoktur. İngiltere’de kapitalizmin gelişmesi, Japonya’da kapitalizmin gelişmesi incelendiğinde bu dogmatik yaklaşımın anlamsızlığı daha da iyi anlaşılabilir.

 

Antik medeniyetler çağında   doğan, büyüyen, durağanlaşan, gerileyen ve sınıflı toplum olmanın zorunlu olarak ürettiği çelişkiler nedeniyle giderek çökkünleşen medeniyetler için, iç dinamiklerle (sosyal sınıflar savaşı) çare bulunamayınca, çözüm barbar akınlarına kalıyordu. Barbar aşısı,  çökkün medeniyetin yerine yeni ve gürbüz bir medeniyetin oluşmasına yol açıyordu.  Bu dönemi Tarihsel Devrimler Çağı olarak adlandırabiliriz.

Geniş yeniden üretim (üretmek için üretim), Kapitalizm ile birlikte ortaya çıkmıştır. Burjuvazi(girişimci) sınıfı, kapitalist üretim ilişkilerini hayata geçirdiği ilk dönemlerde, müthiş bir sosyalizasyona da vesile olmuştur. Özgürleştirilen köleler, mülksüzleştirilen köylüler ve zanaatkarlar, işgücünü ücret karşılığında burjuvaziye satmış ve ortaya Modern İşçi Sınıfı, Proleterya çıkmıştır. Burjuvazi üretimi sosyalleştirince kendi mezar kazıcısı modern işçi sınıfını da yaratmıştır.  Serbest rekabet dönemi olarak ifade edilen ilk dönemlerde, burjuvazi, ilerici bir sınıf olmuştur. Üretim ilişkilerinde, kapitalist üretim egemen olmaya başlamış, inanılmaz boyutlara varan sermaye birikimleri oluşmuştur. Üretime egemen olan burjuvazi, tüm toplum kesimlerini de hürriyet, demokrasi, eşitlik gibi kavramları kendi çıkarlarına uygun bir biçimde eğip bükerek de olsa, arkasına almayı başararak  önce İngiltere’de, ardından Fransa’da feodalite’yi  (Derebeyliği)  devirmiş ve devleti ele geçirmiştir. Böylece, insanlık tarihinde Sosyal Devrimler Çağı’ da açılmıştır. Temel amacı, Pazar sınırlarını belirlemek olsa da, toplum tebaadan, Ulus üst kimliğine evrilmiştir. Kapitalist üretim ilişkilerinin kaçınılmaz sonucu olarak, rekabet Tekelleşmeye ve en sonunda Banka ve Sanayi sermayesinin en kodamanlarının, banka sermayesi üstünden domuz topu gibi bir araya gelmesiyle Finans Kapitale dönüşmüştür. Serbest rekabet döneminde ilerici bir sınıf olan ve ilk sosyal devrimlerin öncüsü olan burjuvazi, tekelleşme ve finans kapitale dönüşünce, üretici güçlerin önündeki en büyük engel haline dönüşmüştür. Üretici güçlerin önündeki tüm engelleri kaldırma görevi  ve insanlığın kurtuluşu modern işçi sınıfının misyonu oldu. 20. Yüzyıl ile birlikte, sosyal devrimlerin öncüsü işçi sınıfı oldu. Herkesin yeteneğine ve ihtiyacına göre üretimden pay alacağı, sınıfsız ve devletsiz Komünist topluma ulaşılabilmesi için kapitalist-emperyalist sistemin, sosyal devrimlerle yıkılarak işçi sınıfı iktidarı olan Sosyalizmi inşa etmek ve kesintisiz devrimlerle kafa ile kol emeği ve kır ile kent arasındaki çelişkileri yok etmek   görevi de işçi sınıfına düşmüştür.

 Diyalektik ve materyalist felsefi yaklaşımıyla, yukarıda kısaca ifade etmeye çalıştığımız tarihsel sürecin ardından asıl konumuza dönelim.

Medeniyetin   doğuşundan başlayan ve bugün Kapitalist –Emperyalist sisteme evrilen tüm sınıflı toplumlar dahil olmak üzere;

Komünün, kolektif aksiyonun bir parçası olarak tam ve doğrudan demokrasi yöntemiyle seçilen şeflerin (Kabile şefi, askercil demokrasi şefi, ululaşma şefi) sınıflı toplumlardaki “şeflerle” hiçbir benzerliği de ilgisi de bulunmamaktadır.

Kolektif mülkiyet yerine kişi mülkiyetinin egemen olduğu, kolektif üretim ve eşit bir biçimde bölüşüm yerine, üretim araçlarının kişi mülkiyetine geçtiği ve bölüşümün devasa boyutlar da gelir adeletsizliğine neden olduğu;

Üretim ile doğrudan hiçbir ilgisi olmadığı halde, üretici ve tüketicinin kanını emerek büyük bir zenginliğe ve sermaye birikimine sahip olan asalak Tefeci-Bezirgan sınıfının var olduğu;

Toplumdan ayrıştırılmış silahlı adamlar ve hapishane örgütü olarak doğan ve tarihsel süreç içinde devasa boyutlara ulaşan Devlet’in (Yasama, Yargı, ordu, polis-maliye-eğitim-sağlık vb başta olmak üzere YÜRÜTME) egemen sınıfların, ezilen sömürülen ve güdülen sınıflar üzerinde baskı ve tahakküm aracı olduğu;

Doğrudan ve tam demokrasi yerine, kerameti kendinden menkul olan ve egemen sınıfların çıkarlarını koruyan ve temsil eden, krallar, şeyhler, lordlar, papalar, mollalar, devlet erkanı vb. ile başlayıp günümüzde toplumsal meşruiyeti tesis etmek ve sömürüyü gizlemek için parlamentarizm ve temsili demokrasi  orta oyununun aktörleri, başkanlar, başbakanlar, bakanlar, siyasi parti  önder ve yöneticilerinin sahnede olduğu;

Sınıflı toplumlar da ki (bugün kapitalist emperyalist sistem de) “ŞEFLER”  otorite megalomanisi hastalığına  tutulmuş, buyurgan,bilgiye ulaşma ve bilinçlenme ihtiyaçları, kişisel çıkarlarını korumakla sınırlı hale gelmiş, altındakilere efendi olup biat bekleyen, üstündekilere köle olmayı ve  biat etmeyi  yöntem olarak benimseyen  Beberuhilerdir.

Şıh uçmaz mürit uçurur” deyişinde ifade edildiği gibi şefin otoritesinin altındakiler, şefe  gerçeklerle hiçbir alakası olmayan öyle misyonlar yüklerler ki, kişi kendini yanılmaz Papa Hazretleri zanneder.

Burada ilginç bir ironiden de bahsetmek lazımdır. Diyalektik materyalist felsefeye bağlı ve sosyalist olduğunu iddia eden  bir çok siyasi parti, hareket veya yuvarda da, şeflik anlayışının aynı yukarı da anlattığımız gibi oluşudur.

Şefliği, komün kolektif aksiyonunda bırakalım.

Gelelim liderliğe. Liderlik deyince, ilk olarak aklımıza, kişi olarak içinde olduğumuz bir topluluk gelir. Bu topluluğun ortak bir amacı, hedefi ve takvime bağlanmış hareket planı olması gerekir. Bu topluluğun, iç organizasyonunu sağlamaya yönelik kuralların herkesçe anlaşılabilecek netlikte olması ve kişilerce içselleştirilmesi gerekir. Yetkinin kişilere değil, organlara bırakılması gerekir. 

Böyle bir toplulukta kişinin yaratıcılığı, bilime yönelme ve bilinçlenme düzeyi, tecrübe birikimi, kararlılığı ve inisiyatif kullanma yeteneği farklılık yaratabilir. Kişinin bu özellikleri ve zenginliği, eğer kolektifin (organların) içinde eritilebilir ve daha üst bir senteze ulaşmanın motor gücü olabilirse, ortak amaca ulaşmak açısından pozitif bir katkısı olur.

Herkesden bir şey öğrenilir ve herkese bir şey öğretilebilir” düsturuna ve” tez-antitez-sentez” diyalektiğine, sıkı sıkıya bağlı kalınırsa, hem kişi, hem de kolektif gelişim sağlanır. Maddecilikten asla kopmamak ve ayağını toprağa basmak çok önemlidir.

Kişisel gelişimin başarı kıstası, kolektifin seviyesindeki yükselmedir.

İşte, liderlik kolektifin seviyesinin yükselmesine katkı sağlayan, kişiye, kolektife katılan diğer kişilerce verilen bir ünvandır. Dolayısıyla kalıcı değildir. Kolektifin içindeki her kişi, aynı zamanda lider adayıdır. Lider, kolektife katkı sağlayan olduğu kadar, kolektifin yarattığı bir kişidir.

Son söz olarak tek gücün” KOLEKTİF AKSİYON” olduğunu asla unutmamak gerektiğini belirtelim.



Bu yazı 273 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 26 15 3 8 59 28 53 +31
2 Başakşehir FK 26 15 3 8 50 25 53 +25
3 Galatasaray 26 14 4 8 44 20 50 +24
4 Sivasspor 26 14 5 7 47 29 49 +18
5 Beşiktaş 26 13 8 5 40 32 44 +8
6 Alanyaspor 26 12 7 7 44 25 43 +19
7 Fenerbahçe 26 11 8 7 46 34 40 +12
8 Göztepe 26 10 9 7 31 30 37 +1
9 Gaziantep FK 26 8 10 8 36 41 32 -5
10 Denizlispor 26 8 11 7 26 34 31 -8
11 Antalyaspor 26 7 10 9 29 43 30 -14
12 Gençlerbirliği 26 7 12 7 33 44 28 -11
13 Kasımpaşa 26 7 14 5 38 50 26 -12
14 Konyaspor 26 5 10 11 21 33 26 -12
15 Yeni Malatyaspor 26 6 13 7 38 40 25 -2
16 Çaykur Rizespor 26 7 15 4 26 44 25 -18
17 MKE Ankaragücü 26 5 13 8 23 45 23 -22
18 Kayserispor 26 5 14 7 28 62 22 -34
Takım O G M B A Y P AV
1 Hatayspor 28 15 5 8 38 23 53 +15
2 BB Erzurumspor 28 13 7 8 30 22 47 +8
3 Bursaspor 28 14 7 7 43 35 46 +8
4 Adana Demirspor 28 12 7 9 55 35 45 +20
5 Akhisarspor 28 12 7 9 36 31 45 +5
6 Fatih Karagümrük 28 11 7 10 40 34 43 +6
7 Altay 28 11 7 10 36 30 43 +6
8 Ümraniyespor 28 11 10 7 39 39 40 0
9 Giresunspor 27 10 9 8 30 33 38 -3
10 Keçiörengücü 28 8 9 11 21 22 35 -1
11 Balıkesirspor 28 8 9 11 30 33 35 -3
12 Menemenspor 28 9 11 8 32 38 35 -6
13 İstanbulspor 27 7 8 12 38 34 33 +4
14 Altınordu 28 7 11 10 32 39 31 -7
15 Boluspor 28 4 11 13 24 36 25 -12
16 Osmanlıspor FK 28 6 13 9 32 42 24 -10
17 Adanaspor 28 3 14 11 26 42 20 -16
18 Eskişehirspor 28 7 16 5 32 46 17 -14
Takım O G M B A Y P AV
1 Samsunspor 28 23 1 4 64 11 73 +53
2 Manisa FK 28 19 3 6 79 31 63 +48
3 Hekimoğlu Trabzon 28 17 7 4 51 34 55 +17
4 Sancaktepe FK 28 16 8 4 51 23 52 +28
5 İnegölspor 28 13 9 6 41 30 45 +11
6 Afjet Afyonspor 28 13 11 4 47 30 43 +17
7 Tarsus İdman Yurdu 28 14 13 1 45 39 43 +6
8 Pendikspor 28 11 10 7 40 39 40 +1
9 Sarıyer 28 11 10 7 34 33 40 +1
10 Zonguldak Kömürspor 28 9 10 9 35 37 36 -2
11 Çorum FK 28 11 14 3 36 42 36 -6
12 Hacettepe Spor 28 11 15 2 37 48 35 -11
13 1922 Konyaspor 28 9 13 6 38 45 33 -7
14 Kırklarelispor 28 8 11 9 25 41 33 -16
15 Başkent Akademi FK 28 9 15 4 37 41 31 -4
16 Amed Sportif 28 7 14 7 28 46 28 -18
17 Gümüşhanespor 28 7 17 4 31 57 25 -26
18 Şanlıurfaspor 28 0 27 1 10 102 14 -92
Takım O G M B A Y P AV
1 Serik Belediyespor 28 16 5 7 49 24 55 +25
2 24Erzincanspor 28 14 4 10 47 22 52 +25
3 68 Aksaray Belediyespor 28 14 6 8 43 27 50 +16
4 1928 Bucaspor 28 14 7 7 47 34 49 +13
5 Artvin Hopaspor 28 12 5 11 38 21 47 +17
6 Düzcespor 28 12 6 10 32 18 46 +14
7 Karaköprü Belediyespor 28 10 6 12 25 22 42 +3
8 Çatalcaspor 28 9 5 14 39 28 41 +11
9 Silivrispor 28 8 6 14 37 31 38 +6
10 Sultanbeyli Bld. 28 9 8 11 33 27 38 +6
11 Kızılcabölükspor 28 8 8 12 39 37 36 +2
12 Yomraspor 28 9 10 9 28 30 36 -2
13 52 Orduspor FK 28 7 7 14 21 20 35 +1
14 Çankaya FK 28 9 12 7 33 37 34 -4
15 Şile Yıldızspor 28 6 11 11 23 30 29 -7
16 Erzin Spor Kulübü 28 6 12 10 27 34 28 -7
17 Tokatspor 28 1 23 4 16 66 7 -50
18 Manisaspor 28 1 24 3 16 85 0 -69
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/06/2020 Başakşehir FK vs Alanyaspor
 12/06/2020 Beşiktaş vs Antalyaspor
 12/06/2020 Çaykur Rizespor vs Galatasaray
 12/06/2020 Fenerbahçe vs Kayserispor
 12/06/2020 Gaziantep FK vs MKE Ankaragücü
 12/06/2020 Gençlerbirliği vs Konyaspor
 12/06/2020 Göztepe vs Trabzonspor
 12/06/2020 Sivasspor vs Denizlispor
 12/06/2020 Yeni Malatyaspor vs Kasımpaşa
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/06/2020 Giresunspor vs İstanbulspor
 19/06/2020 Adana Demirspor vs Osmanlıspor FK
 19/06/2020 Altay vs Akhisarspor
 19/06/2020 Balıkesirspor vs Menemenspor
 19/06/2020 BB Erzurumspor vs Eskişehirspor
 19/06/2020 Boluspor vs Altınordu
 19/06/2020 Giresunspor vs Adanaspor
 19/06/2020 İstanbulspor vs Hatayspor
 19/06/2020 Keçiörengücü vs Bursaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/07/2020 Bandırmaspor vs Kahramanmaraşspor
 18/07/2020 Bayburt Özel İdare Spor vs Sivas Belediyespor
 18/07/2020 Eyüpspor vs Van Spor
 18/07/2020 Kastamonuspor vs Etimesgut Belediyespor
 18/07/2020 Kırşehir Belediyespor vs Ergene Velimeşe
 18/07/2020 Niğde Anadolu FK vs Bodrumspor
 18/07/2020 Sakaryaspor vs Kardemir Karabükspor
 18/07/2020 Tuzlaspor vs Uşak Spor
 25/07/2020 Ankara Demirspor vs Tuzlaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/07/2020 Çankaya FK vs Tokatspor
 18/07/2020 Düzcespor vs Manisaspor
 18/07/2020 Erzin Spor vs Artvin Hopaspor
 18/07/2020 Karaköprü Belediyespor vs Serik Belediyespor
 18/07/2020 Silivrispor vs 52 Orduspor FK
 18/07/2020 Şile Yıldızspor vs Kızılcabölükspor
 18/07/2020 1928 Bucaspor vs Sultanbeyli Bld.
 18/07/2020 24Erzincanspor vs Yomraspor
 18/07/2020 68 Aksaray Belediyespor vs Çatalcaspor
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar

Türkiye'de Açıklanan Corona Sonuçlarına İnanıyor musunuz?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI