izmit escort | izmit escort | escort izmit | escort izmit | kocaeli escort
Bugun...


Sibel Çağlar

facebook-paylas
Montrö Direnişi
Tarih: 05-04-2021 22:42:00 Güncelleme: 05-04-2021 22:42:00


 

Laiklik modern çağdaş bir ülkede demokrasi ve cumhuriyetin olmazsa olmazıdır. Laikliğin olmadığı yerde kişi özgürlüğü, kalkınmadan, gelişmeden, demokrasinin tüm kurallarından ne de insan haklarından söz edilebilir.

 

Laikliğin olmayışı tüm sorunların temel nedenidir.

 

Laiklik kavramı, emek sermaye çelişkisinde de emekten yana bir güçtür.

 

Türkiye'nin AKP iktidarı ile birlikte yaşadığı sorunların temelinde laiklikten vazgeçmek, onu sulandırmak, içini boşaltmak, sürekli ödün verilerek ondan uzaklaşmak yatar.

 

Demek, laiklik ekmek gibi, su gibi, nefes almak gibi vazgeçilmez olduğunu bu gerçeğin herkes tarafından görülmesi gerektiği gerçeğini, hep birlikte bu günlerde yaşayarak görüyoruz.

 

Siyaset bir bilim olduğu gibi, yapılırken öngörü ve geleceği görme sanatı olduğunu, siyasal aktörlerin bu işi donanımla ve bilerek yapılması gerektiğini artık yaşayarak gördüklerini düşünüyorum.

 

Laiklik kahve gibi değildir, az laik, orta laik, şekerli laik olmaz.

 

Laiklik ya vardır ya yoktur.

 

Atatürk’ün ileriyi görerek neden laiklikte ısrar ettiğini, neden ondan vazgeçmediğini bunun onun gerçek bir lider olmasından ileri geldiğini umarım anlaması ve görmesi gerekenler artık anlamışlardır.

 

Bu milletin bir bölüğü var ki pıtırak gibi yalaka dalkavuk yetiştiriyor ve her partiye her kuruma serpiştiriyor, yalaka lavuklarını.

 

Ama Akşener'in bu yalakalığı yapmak zorunda kalmasının, olmayan siyasi zekasıyla izahatta bulunmaya çalışmasının gerçekçi bir sebebi var.

 

ABD'ye selam çakıyor, AKP hükümeti yeterince yıprandı ben daha "iyi" hizmet ederim, diyor.

 

Gerek Akşener'e, gerek donuk zekalı Kımıldaroğlu'na öyle bir tepki oluştu ki, emekli amirallere sahip çıkmadıkları için bin pişman olacaklar.

 

Türk halkını çok hafife almayın derim.

 

Mesela binbir surat Perinçek'in Vatan Partisinde olup da hukukun ve ordunun altın çağında yaşadığını düşünenler ise pişman bile olamayacaklar.

 

Bu gözaltılardan sonra lafı geveleseler de işe yaramaz artık.

 

Sarı çiçeğe anasını babasını değil bu hadiseyi sorarsanız alacağınız cevap şu olur...

 

"Öyle bir muhalif rüzgâr esecek ki sadece iktidarı değil muhalefettekilerin de tamamını harman gibi savuracak".

 

104 amiralin söyledikleri kelimesi kelimesine haklı ve doğru bir tepkidir.

 

Ayrıca bunu sadece onlar söylemiyor. Onlar çağdaş modern laik cumhuriyetin feryadını seslendirdi sadece.

 

Tam bağımsız Türkiye diye yaşayan herkes söylüyor, 104 amiralin dile getirdiğini.

 

"Montrö antlaşması tartışılamaz".

 

104 kişinin izlediği politika yöntemi eleştirilebilir, tartışılabilir.

 

2006 yılında İsrail ve Yunanistan, doğu Akdeniz'de bizim karasularımızda, doğalgaz çıkarmaya kalkıştılar. Gazı çıkaracak Norveç gemisi, Norveç'ten yola çıkmış ve Akdeniz'e yönelmişti.

 

Bildiride imzası olan ve o tarihte muvazzaf olan bu amiraller, Yunan'ın sahip çıkmaya kalkıştığı ve bize ait olan karasularımıza indi ve tatbikat yaptılar. Yunanın doğalgaz çıkaracağım dediği alanlara top atışı yaptılar.

 

Mesaj açıktı "eğer bizim mavi vatanımıza gelirsen, başına yıkarım".

 

Sonra bu amiraller ve bunların dışında kalan tüm şerefli ordu mensupları, yani Fetö terör örgütüne aklını satmayanlar, İzmir Casusluk, Ergenekon ve Balyoz davaları ile görevden alındılar.

 

Hapse atıldılar.

 

Böylece Fetö'cülerin önü açılmış oldu.

 

Bir davaya "ergenekon" kut'lu adının verilmesi bile başlı başına bir suçtu...

 

Bunu kim yaptı?

 

Suç Fetö denen haine atıldı.

 

Peki madem Fetö suçlu idi, o zaman meşhur milli irade ne iş yapıyordu?

 

Meclisin ve hükümetin başı değiller miydi?

 

Fetö'cülerin önünü açanlar, "ne istediler de vermedik" hükümetini yönetenlerdi.

 

Çok sayıda amiralimiz görevden alınmıştı.

 

Üstelik bu amiraller ve şerefli astları bir Milgem çalışması yürüten, başlatan ekibin başı idiler.

 

Yani yerli ve milli gemilerimiz ve teknolojik sistemlerinin...

 

Aziz Türk milletinin gerçek milli iradesi, Kurtuluş Savaşını kazanan, Sevr anlaşmasını yırtıp atan, kökü onbin yıllara ve öncesine dayanan, asil ve asla şaşmaz, özgürlük ve koşulsuz tam bağımsızlıktan asla ödün vermeyen ve asla ve asla sömürücü olmayan ve hele sömürene aman vermeyen, yardım ve yataklık etmeyen öz iradesidir.

 

Ayastafenos anlaşmasının, Çatalca anlaşmasının imzalanmasına yol açıp öncesinde ise 1838 Baltalimanı, 1878 Berlin anlaşmalarını vb'lerini imzalayanlar, Duyunu Umumiye ve Reji zulmüne ve Sevr'e yol açanlar, bu milleti yok oluşa götürenlerdir.

 

1938 yılından bugüne, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti aleyhine atılan her imzanın sorumlusu olan tüm hükümetler ve hele bu AKP hükümeti, yaptıklarının hesabını Türk milletine mutlaka verecektir.

 

Hiçbir alemde bundan kurtulamayacaklar.

 

Haçlı ordusu "evlerine sağ salim dönsün diye her gün Allah'a dua ediyorum" diyerek, 1 Mart tezkeresini adına meclis denen Türk halkının başını emperyalistlere tutuveren "kıyakçılar" komitesinin toplandığı yere getirenlerin ve Irak, Suriye, Yemen ve Libya'da işlenen insanlık suçlarının bizzat, apaçık, alenen suç ortağı olanların işlediği günahlar ne bugün, ne yarın hiç bir şekilde aklanamaz, unutulamaz, unutulmayacaktır...

 

Bu yok oluştan çıkışın bir yolu da Montrö direnişidir.

 

Her Türk vatandaşına düşen ilk ve asıl görev, ilk önce geçmişte ne olduğunu öğrenmek ve bugünü öyle yorumlamaktır.

 

Türk Milleti yücedir.

 

Başına çorap örenleri er ya da geç mutlaka öğrenir, öğrenecektir ve kesinlikle gereğini yapacaktır.

 

"Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek” Atatürk'ün Bursa nutku.

 



Bu yazı 218 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Türkiye'de Açıklanan Corona Sonuçlarına İnanıyor musunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI