escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Prof.Dr.Behçet Kemal Yeşilbursa

facebook-paylas
Sınırları Değiştiren Nehir: Şattü’l Arap’ın Bitmeyen Hikâyesi
Tarih: 30-03-2026 20:35:00 Güncelleme: 30-03-2026 20:38:00


 

Ortadoğu’nun kaderini belirleyen sınırlar çoğu zaman masada çizilmez; tarih, kültür, kabile bağları ve çoğu kez de güç dengeleri o sınırları defalarca değiştirir. İşte Şattü’l-Arap da yalnızca iki nehrin birleştiği bir su yolu değil, İran ile Irak’ın yüzyıllardır süren siyasi, kültürel ve stratejik mücadelesinin sembolüdür. Bugün Basra’dan Abadan’a doğru uzanan bu su şeridine baktığımızda sakin bir coğrafya görürüz. Oysa bu dingin görüntünün altında 17. yüzyıldan bu yana kaynayan bir anlaşmazlıklar silsilesi yatmaktadır.

 

Bir Sınırın Doğuşu

 

1639’da Osmanlı ile Safeviler arasında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması, Mezopotamya’nın büyük kısmını Osmanlılara bırakmıştı. Ancak nehrin sınır olarak nasıl kullanılacağı tam olarak belirlenmemişti. 1847’deki Erzurum Antlaşması, 1913 İstanbul Protokolü… Her biri bir öncekinin eksiklerini gidermek için yapılmış fakat hiçbiri iki tarafın da içine sinmemişti. Şattü’l-Arap’ın stratejik değeri arttıkça anlaşmazlık da büyüdü. Sınır, kimi zaman sol kıyıdan, kimi zaman “thalweg” yani en derin çizgiden geçti. Bu teknik ayrıntı bile iki ülke arasında savaş sebebi olacak kadar önemliydi; çünkü nehir sadece su değil, ticaret, egemenlik ve prestij demekti.

 

1937’den 1969’a Uzanan Gerilim

 

1937 Antlaşması Irak’a büyük avantaj sağlamış, İran ise yalnızca Abadan ve Hürremşehr önlerinde sınırlı bir hak elde etmişti. Nehrin büyük kısmı Irak kontrolüne bırakılmış, İran gemileri dahi Irak bayrağı çekmek ve pilot almak zorunda kalmıştı. 1960’lara gelindiğinde İran’ın güçlenmesiyle bu düzen artık kabul edilemez hale geldi. 1969’da Şah’ın 1937 Antlaşması’nı tek taraflı feshetmesi bölgedeki tüm dengeleri değiştirdi. İran gemilerinin kendi bayraklarıyla Şattü’l-Arap’tan geçmesi Bağdat’ta şok etkisi yaratmış; iki taraf da aylarca süren bir propaganda savaşına girişmişti. O dönem yaşananlar bize şunu gösterdi: Nehir, artık yalnızca bir sınır değil, ulusal gururun sembolüydü.

 

1975 Cezayir Anlaşması: Bir Soluklanma

 

1970’lerin ortasında iki ülkeyi masaya oturtan şey idealler değil, mecburiyetlerdi. Irak, Kürt ayaklanması nedeniyle zor durumdaydı ve İran’ın desteğini kesmek istiyordu. İran, Bağdat üzerindeki baskıyı sürdürmekle birlikte Sovyet etkisinin artmasından rahatsızdı. Cezayir’de imzalanan anlaşmayla sınır nihayet thalweg çizgisine göre düzenlendi. Fakat bu “çözüm”, sadece kısa bir mola getirdi.

 

1980 Savaşı: Nehrin Sahneden Çaldığı O Yıllar

 

Saddam Hüseyin 1980’de anlaşmayı geçersiz ilan edip İran’a saldırdığında savaşın ilk hedefi yine Şattü’l-Arap oldu. Nehir boyu sekiz yıl boyunca tankların, topların, mayınların gölgesinde kaldı. Abadan ve Basra’nın kaderi bu su yolu üzerinde belirlendi. 1988’de savaş sona erdiğinde iki taraf bir kez daha Cezayir Anlaşması’na dönmek zorunda kaldı. Yani sekiz yıl süren kanlı bir savaş, dönüp dolaşıp tarafları yine başlangıç noktasına getirmişti.

 

Bugünden Bakınca…

 

Şattü’l-Arap bugün hâlâ iki ülke için ekonomik bir damar, politik bir sembol ve stratejik bir denge unsurudur. Irak’ın Basra üzerinden dünyaya açılan kapısıdır. İran için ise hâlâ tarihsel hafızanın hassas noktalarından biridir. Bu su yolunun geleceğini belirleyecek olan şey ne sadece anlaşmalar ne de askeri güç. Asıl belirleyici, bölgedeki istikrar arayışının kalıcı hale gelip gelmeyeceği olacaktır.

 

Son Söz

Şattü’l-Arap’ın hikâyesi, Ortadoğu’da sınırların asla sadece çizgilerden ibaret olmadığını gösteriyor. Nehirler bazen bereket, bazen ayrılık, bazen savaş taşıyor. Tarih bize şunu fısıldıyor: Coğrafya kaderdir; ama aynı zamanda iyi yönetilirse bir fırsattır.

 

Kaynak: Behçet Kemal Yeşilbursa, “The Shatt al Arab Dispute between Iran and Iraq, 1937-1975”, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (30), 161-181, (2016).

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 649 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI