Bugun...


Özden İlhan

facebook-paylas
BİRLİKTE YAŞAMA VE GERÇEK BAĞLILIK: JORDAN PETERSON’IN ELEŞTİRİSİ
Tarih: 12-12-2023 17:00:00 Güncelleme: 12-12-2023 17:00:00


Avrupa ve Amerika'da neredeyse norm haline gelen evlenmeden önce birlikte yaşamak, Türkiye gibi ülkelerde henüz yaygın olarak kabul edilmese de, çevremizde evlenmeden birlikte yaşayan çiftleri sıkça görüyoruz. Genelde araştırmalarda yasal olarak evli olmadan birlikte yaşayan çiftlerin daha az ailevi yükümlülüğe ve daha fazla özgürlüğe sahip olduğunu vurguluyor.

 

Birbirlerine fazla mesuliyet duymadıkları için ayrılmaların daha kolay olmaktadır.

 

Jordan Bernt Peterson, Kanadalı klinik psikolog ve akademisyen. Toronto Üniversitesinde psikoloji profesörü, kırmızı hapçıların hoşuna gitmeyecek, gerçeklerden bahsediyor.

 

Peterson "Evlenmeden birlikte yaşayan insanlar, büyük hata yapıyorlar. Çünkü onlar asla kendilerini birbirlerine adamıyorlar. Bunun altında gizlenen garip bir fikir var. Çünkü bana göre birlikte yaşama süreci aslında şu anlama geliyor. Size diyorum ki, “senle birlikte yaşayacağız, nasıl gittiğine bakacağız.“ Çünkü "birlikte yaşayalım" dediğin zaman kastettiğiniz şey budur. Karşınızdakine; "birbirimizi ikinci el araba alıyormuş gibi bir test sürüşüne çıkaracağız. Ama daha iyi birini bulabilirsek, vites yükseltmek hakkımızı da saklı tutacağız" diyoruz.  Bu asla uzun vadeli bir ilişkinin temeli olamaz.“  diyor ve ilave ediyor.  “Kendini gerçekten ilişkiye adayamazsın da; çünkü arka kapı hep açık olacaktır.”

 

Peterson “uzun süreli bir ilişkiyi kendini adamanın nedeni şudur ki, kendini tam olarak vermezsen bu lanet şey başarısız olur! Çünkü hayat çetindir. Ve onlarca yıl sürmesi gereken bir ilişkiden bahsediyorsak, kendini buna tamamen vermiyorsan yürümeyecektir.” Diyerek, gerçekleri ifade ediyor.

 

Peterson, "Asıl mesele, bu düşünceyle birlikte olduğu kişiye gerçek bir hakarettir. Aynı zamanda kendine de bir hakarettir" diyerek ifadesini perçinliyor.

 

Tabii bu sözleri kırmızı hapçıların işine gelmediği için bir hayli bozuldular. Öyle ya bulunmaz Hint kumaşılar.


Kırmızı hapı daha önce "hipergami" yazımda uzun anlatmıştım. Yine de kısaca bilgi vermek isterim. MATRIX filminin bir sahnesinde Morpheus, Neo ile bir konuşma yapar. Yan yana iki hap koyar ve iki şık sunar. Eğer Mavi Hapı seçerse hayat aynen devam edecektir. "Sen de herkes gibi bir köle olarak doğdun. Dokunamadığın, tadamadığın ya da koklayamadığın bir hapishanedesin. Beyninin içi bir hapishanedir. Yani sanal bir âlemde yaşadığımızı anlatır. Ve bunu, kendin görmek zorundasın" der.

 

Matrix film bu cümlelerle “dünyanın sanal “olduğu ifade ediyor. Her nedense düşünceleriyle alakası olmayan bu filminden esinlenerek, Kırmızı Hap Hareketi tüm dünyada gündeme gelmeye başladı. Bu öğreti, modern feminizmi ve feminizmin ortaya koyduğu toplumsal cinsiyet eşitliğini reddetmektedir. Kadın ve erkeğin fiziksel özelliklerinden dolayı rolleri olduğunu savunan bir felsefeyi savunmaktadır. Böyle olunca da Jordan Bernt Peterson'ı hedef alıyorlar.

 

Kısacası Red Pill, geleneksel erkekliği ortadan kaldırmaya çalıştıklarını düşündükleri feminizme tepki olarak erkekliği yeniden inşa etmeyi amaçlayan bir topluluk. Kendilerine alfa diyorlar. Alfa erkekler, kadınların evlenmek için Jordan gibi bir beta erkeği seçmesinden rahatsız oluyorlar ve beta erkekleri hedef alıyor. Alfa erkekler kendilerini mükemmelmiş gibi göstererek, kendilerine benzemeyen, beta erkekleri de kendilerine benzetmeye çalışıyorlar.

 

Jordan Bernt Peterson'un paylaştığı derin görüşlere tamamen katılıyorum. Çağdaş yaşam bağlamında bireylerin “evlilik olmadan” birbirlerini gerçekten tanımalarının geçerli bir yolu olduğunu iddia etmek yanıltıcıdır.

 

Ben de "birlikte yaşayalım" teklifinin saygısızlık olduğu konusunda Peterson'a tüm kalbimle katılıyorum. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, birlikte yaşayan evli olmayan çiftler arasındaki ayrılma oranının, yasal olarak evli olan çiftlere göre önemli ölçüde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Gayri resmi ilişkiler genellikle hızla çözülme eğilimindedir.

 

Kalıcı bir taahhüt olmadan, resmi bir tören yapılmadan, ciddi bir değerlendirme yapılmadan birlikte yaşamak, daha güçlü evliliklerin kurulmasına katkı sağlamaz. Güçlü ve kalıcı bir evlilik, birbirlerinin değerlerinin, hedeflerinin ve uyumluluğunun derinlemesine anlaşılmasını gerektirir. Zorlukların üstesinden gelme, etkili iletişim ve ilişkiye öncelik verme konusunda kararlılık gerektirir. Bu temel unsurlar olmadan evliliğin temeli zayıf olabilir ve istikrarsızlığa yatkın olabilir.

 

Evlilik bir çeşit tutarlılıktır. Evlilikte çiftler sıklıkla birbirlerine sadakat gösterirler, sorunları çözmek için iletişim kurarlar ve birlikte hedefler belirlerler. Evlilik, çiftlere karşılıklı destek ve kişisel gelişim fırsatı sağlar. Ayrıca evlilik, birbirlerine karşı sorumluluklar ve taahhütler gerektirir, bu da birliği daha güçlü ve daha sürdürülebilir kılar.



Bu yazı 2731 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

AKP Nasıl Kazanıyor?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI