Bugun...


Mehmet Özkan

facebook-paylas
Göçmenlik
Tarih: 04-08-2021 08:26:00 Güncelleme: 04-08-2021 08:26:00


Başımızdaki göçmenler, mülteciler ve sığınmacılar ile ilgili olarak kendi yaşadıklarım.

 

İzmir Mavişehir Konutları şantiyesinde çalışırken biraz da benim teşvik ve öncülüğümde küçük bir kooperatif kurduk. Şantiyedeki mimarlar, mühendisler ve taşeronlar ile birlikte işi yürüttük. Menemen Ulukent bölgesinde 28 konutluk bir proje yaptık. Önce arsa bulduk, sonra proje ve inşaata başladık. En hızlı, en ucuz ve en dürüst kooperatif olarak tarihe geçmişizdir. Bütün süreçler boyunca başkanlık ve sorumluluk bendeydi. Biliyordum, iyi bir şey değildi, riski fazlaydı ancak mecburdum başka kimse yapamaz ve yapmazdı. Kooperatif ile ilgili her şeyi, ben başladım ve ben bitirdim.

 

Daha sonra bazı taşeron arkadaşlar “Mehmet abi bu işi öğrendin. İyi başkanlık yaptın. Kuralım dört yüz beş yüz kişilik bir kooperatif iyi para kazanırız” dediler.

 

Bende “ Başkanlık, risk işi, bazı durumlarda hapis cezası bile var. “Eğer çok para almayacaksam bu riskli işe niye gireyim” dedim. “Çok para için de bütün kooperatiflerde olduğu gibi yolsuzluk yapmam, çalıp çırpmam lazım, ama ben fakir fukara yoksul garibanın parasını yiyemem” dedim ve arkadaşların bu tür önerilerini ret ettim. Zahmetli ve çok sıkıntılı bir iş. Böyle bir işi kimse karşılıksız yapmaz.

 

Çok sonraları kooperatif dairemi satmaya karar verdim. Bir talipli çıka geldi. Buluştuk, “Evden evraklarımı almam lazım” dedi. Benim araba ile evine gittik.

 

Arkadaş seksen dokuzda Bulgaristan'dan gelen mülteci soydaşlarımızdandı. İlk geldiklerinde devlet karı koca ikisine iş vermiş. Bedava lojman tahsis etmiş. Çalışkan insanlar, on iki yıl içinde iki ev satın almışlar ve şimdi benim dairemi alırlarsa üçüncü ev olacaktı.

 

Araba ile Sasalı tarafına Tuzlalar’a gittik. Şimdi kuş cenneti diyorlar. Oradaki eski bir eve gittik. Eski tuz üretim tesislerinden kalma bir lojmandı. İki evleri vardı, halen devletin verdiği lojmanlarda oturuyorlardı.

 

Aklıma geldi ”Devlet her vatandaşı, karı koca çiftini sadece beş yıllığına işe koyup lojman verseydi neler olmazdı ki”

 

Yıllar sonra Bulgaristan'daki rejim değişti. Soydaşlar özgürlüklerine kavuştu. Oradaki arsalarına evlerine ve diğer mallarına kavuştular. Bulgaristan kökenli çok tanıdıklarım ve komşularım var. Bulgaristan Avrupa Birliğine alınınca hepsinin çocukları yurt dışına gitti. İyice zenginleştiler. Gelecekleri de artık garantide.

 

Kıbrıs' da görevdeyken, atış eğitimi için arazideydim. Bir çoban yakınımızda koyunlarını otlatıyordu. Benim de koyun keçi merakım var ya. Gidip çobanla sohbet ettim.

 

Kıbrıs harekatı sonrası, Karadeniz bölgemizden geldiğini öğrendim. "Ben Türkiyeliyim. Bize, ev, araba, hiç bir şey vermediler. Mecburen bu işi yapıyorum" dedi.

 

Ganimet için gelmişti. Henüz payını alamamıştı. Savaş sonrası, bu tür olaylara çok rastlanır.

Suriye'den ilk gelenler, evsiz, barksız, eğitimsiz ve aç insanlardı. Türk devleti yardım ediyor diye hepsi gelmişlerdi.

 

 

İşyerinde, Arnavut kökenli bir arkadaşım, Çeşme den bize sakız likörü getirmişti. Bölge de çok sakız ağacı vardı.

 

Hem göçmenliği, hem de bölgeyi iyi biliyordu. "Çeşme, Karaburun bölgesinde, eskiden Rumlardan kalma üzüm bağları varmış. Çeşme önemli bir şarap üretim yeriymiş. Avrupa ya Çeşme den şarap gidermiş. Batıdan gelen bizim Arnavut çingeneler, bağları yok edip keçi yetiştirmeye başlamışlar" dedi.

 

Son yıllardaki göçmenlerle ilgili yaşadıklarım.

 

İstanbul Aksaray'da iki yıl kadar bir arkadaşın bürosunda muhasebe ve mali müşavirlik yaptım. İş bitimi Aksaray'dan Kapalı Çarşı'ya yürürdüm. Türkçe konuşana pek rastlamazdım. Ruslar, Doğu bloku ülke vatandaşları, Kafkas kökenliler, Kuzey Afrikalılar, birde bizim güney doğulular her yeri doldurmuşlardı. Tekstil bölgesiydi. Her gün akşam üzeri hamallar kolileri taşırlardı. O bölgede otobüs terminali var, belirttiğim ülkelere devamlı seferler vardı.

 

Aksaray'ı son gördüğümde şoke oldum. Ruslar artık çekilmişti. Kendileri de üretim işine girmişti. Bizim imalatçılar da Rusya'ya açılmışlardı.

 

Aksaray; siyah, esmer, kara derili ve kara kafalı adamların istilası altında kalmış. Şaşırdım: Aksaray metrosuna giderken o kalabalığın içinde Türk vatandaşı göremedim. Tam bir üs bölgesi olmuş. Göçmen, mülteci aktarım yeri gibi.

 

Yazın İzmir Gümüldür'de kalıyorum. Ekmek aldığım büfe Suriyelilere devredilmiş. Her gittiğimde telefonla Arapça konuşuyor. Yanında bir sürü Suriyeli. Hanım “başka yerden al. Bunlardan hastalık geçer, elleri ekmeğe değiyor” diyor. Ben de uzaklara gitmemek için; “hayır, ekmek fırının poşetinde” diyorum.

 

Bir de geçen yıl evimde tadilat yaptırdım. Her gelen tadilat ekibi, alçı sıvacı, marangoz, parkeci, boyacı, seramikçi yanında Suriyeli çalıştırıyordu. Sorduğumda ucuz olduğu için çalıştırıyoruz dediler. Hey Allah.

 

Mülteci ve sığınmacılar ile ilgili problemlerini en iyi çözümü Kuzey Iraklılar geldiğinde sağlamıştık. Irak'ın kuzeyinde güvenli bölge sağlanmıştı. Sığınmacıların hepsi belli bir süre çadır kamplarda kaldılar. Ülkelerinde veya yaşadıkları bölgede güvenlikleri sağlandığında hepsi geri gönderildi.

 

Iraklı mülteci sığınmacı olayındaki çözüm, Suriye'den gelen insanlar için de sağlansaydı ülkemiz şimdi göçmen, mülteci ve sığınmacı sorunlarıyla uğraşmazdı.

 

Zengin bir ülke değiliz. İşsizlik almış başını gidiyor. Gençlerde işsizlik rakamı yüzde kırk olmuş. Göçmenler çok düşük ücretlerle çalıştıkları için birçok yerde onlar tercih ediliyor. Pandemiden dolayı insanlarımız perişan olmuştur.

 

Gelen göçmenlerin eğitim kültür seviyeleri çok düşük. Türk toplumuyla uyum sorunları var. Kaynaşmaları mümkün değil. Ülke için ciddi bir problem. Yetkililerin çok boyutlu çözüm bulması lazım. Ancak yıllardır ülkemiz çok kötü yönetiliyor. Yöneticilerin problem çözme kabiliyetleri olmadığı gibi devamlı milletin başına yeni sorunlar çıkardıklarını görüyoruz.

 



Bu yazı 4158 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI