Bugun...


Mehmet Özkan

facebook-paylas
Bizim Zeko'da Ekonomistti!
Tarih: 18-07-2022 21:20:00 Güncelleme: 18-07-2022 21:20:00


Biz mahalleli olarak Zekeriya'ya kısaca "Zeko" derdik.

 

Zeko demirci ustasıdır. Çalıştığı firmadan 6.000 lira maaş alıyordu. Eşi Makbule tekstilde çalışıyor 4.000 lira, oğlu Samet ise marangozun yanında çalışıp aylık olarak 4.000 lira alıyordu. Çalışmayan küçükler, Elif ve Poyraz okula gidiyordu.

 

İdeal üç çocuklu ailenin aylık geliri 14.000 lira, aylık giderleri de 12.000 liraydı. Her ay iki bin liralık tasarrufları oluyordu. Bazı aylar zorunlu sağlık harcamaları ve akrabaların düğün nişan davetleri masrafları artırıyor ve gelir gider zor denk geliyordu.

 

İleri görüşlü, İlerisi için yatırım düşünen, hazırda hiç parası olmayan Zeko, bir yapı kooperatifine (oto yol gibi bir şey) ailede kimseye sormadan girmişti. Aylık üye aidatı 2.000 liraydı.

 

Arkadaşları aferin Zeko dedikçe kendini iyice yatırım uzmanı gören Zeko durur mu?

 

Parası olmadığı halde yatırımlara devam eden, yatırım ve ekonomi dehası Zeko, İkinci büyük yatırım arsa alıp ev yapma (köprüler, hastaneler gibi)  işine başladı. Bankadan kendisi, eşi ve oğlu adına kredi çekti.

 

Mahallelinin gözünde artık, işbilir, iyi lider, iyi yönetici ve zengin biri olmuştu.

 

Arkadaşı Cem, çok sıkıştığını söyledi ve borç para istedi. Adı zengine çıkmış Zeko, Cem'e (Somali gibi) yok diyemedi ve bulup buluşturup 10.000 lira verdi.

 

Mahallenin camisinin tadilatına yaptı. Yakın köyümüz Deliceye kendi adına Cami yapma işine de başladı. Haritadaki yerlerini bilse Arnavutluk, Türki cumhuriyetler, Küba ve Afrika'da da camiler yapardı.

 

Çektiği banka kredilerini bitiren Zeko, eş dost akrabalardan altın, gümüş, döviz, TL. cinsi borç dilenmeye başladı.

 

Yatırımlar için para bulamadı. Aidatlar, kredi ve faiz taksitleri peşpeşe gelmeye başladı.

 

Son çare, tanıdık esnaflara gidip taksitle beyaz eşya alıyor ve aldığı eşyaları yarı fiyatına nakite çevirip acil borçları birazını ödeyip geri kalan büyük borçları erteliyordu. Kandırabildiği arkadaşların kredi kartından nakit çektirip iki katına onlara borçlanıyordu. O da herkes gibi Swap işlemlerini yanlış anlamıştı.

 

Zeko artık para yetiştiremiyordu. Ekonominin çarkı dönmüyor, taşıma suyla dönen değirmen taşı kıpırdamıyor, bana mısın demiyordu.

 

Zeko İyice bunalmış ve sıkılmıştı. Zeko düştüğü zor durumdan kurtuluş çaresini ararken başına bir bela daha geldi. Oğlu komşunun kızına sevdalı, ama düğün yapacak paraları olmadığından sevgililer kaçarak evlenme yolunu tutmuşlardı.

 

Barışalım, düğün yapılsın tartışmalarına bir de ar ve namus davası eklenince mahallede silahlar patladı.

 

İki kişiyi öldüren Zeko, ekonomist, yatırımcı, işbilir kariyerine bir de katillik ve kahramanlık ekleyerek cezaevini boyladı.

 

Cezaevinde ekmek ve su bedava, ev kirası isteyen yok. Çek senet alacak verecek davası da yok. Hepsi sıfırlandı. Eline bir tesbih alıp namaza başlayan Zeko, huzuru buldu.

 

Zeko'ya güvenip destekleyen, kazancını veren, yaptıklarına ses çıkarmayıp, müdahale etmeyen aile üyelerinin (halk gibi) serüvenine gelince:

 

Karısı Makbule'yi iki yıl sonra mahalleden bir arkadaş çöp bidonlarındaki poşetlerden yemek artıkları toplarken görmüş ve tanımıştı. Arkadaşı tanıyan Makbule yüzünü kapatmış. Durumuna mahalleli çok üzülmüştü.

 

 

Oğlu Samet'in İstanbul'da olduğunu duyduk. Semt pazarcılarının yanında getir götür işleri yapıp hayata tutunmaya çalışıyormuş. Durumu içler acısıymış! Ne diyelim? Allah yardımcısı olsun.

 

 

Diğer iki çocuk Elif ve Poyraz okulu bırakmak zorunda kalmışlar, babaannelerinin yanında kalıyorlarmış. Elif bir cafede garsonluk yapıyor, Poyraz ise uyuşturucu, çek ve senet tahsilatı işi yapan mafyanın elemanı olmuş dediler.

 

Zeko'nun izlediği dizilerin listesi:

Breaking Bad

Stranger Things

Narcos

Vikings

BoJack Horseman

The Crown

Dark

Black Mirror

Peaky Blinders

Rick and Morty

Lucifer

 

Zeko parası olmadan, borçlanarak büyük yatırımlara girdi. Kendisi ve ailesi perişan oldu. Kimlere özendi ise iş bilmez zavallıcık!

 

Atalarımız ne demiş. "Hesabını, işini bilmeyen çavuşlar, döner kıçını avuçlar". Ya da en iyi bildiğin işi yap. Veya işi ehline ver.

 

Zeko'da iş biter mi? Bu haftaki son işi de cezaevinde aniden kimseye haber vermeden ölmek. Cenazesini mahalle mezarlığına defin ettiler. Annesinin evinde taziye çadırı kuruldu. Belediyeden çadır, sandalye getirdiler. İmamlar sırayla kuran okuyor dua ediyor ve herkesin tanıdığı Zeko'ya methiyeler düzüyorlar. Anfi ve mikrofon getirmişler, öyle yüksek sesle dualar okunuyor ki evde salonda duyuluyor. Rahatsız oldum tabii ki. Ama kime ne diyeceksin. En çok da bana dokunanı imamların Zeko için hayır hasenat sahibi demeleri. Adam ailesini ve bir sürü esnafı batırmış onu görmüyorlar, yaptırdığı cami için adamı göklere çıkarıyorlar. Neyse ki pazar günü imamların son dualarını dinledim.

 

Neden Zeko neden. Çok erken oldu. Bizi bırakıp nereye be Zeko! Daha karpuz kesecek, uzay yolculuğuna yazılacak, turkovac için kan testi yapacak, Lozan'da antlaşmasındaki gizli maddelerden kurtulacaktı be Zeko.

 

Neyse ki, şanslı komşum, son fiyat ayarlamalarını gördü.



Bu yazı 597 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI