escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Göksal Caner Malatya

facebook-paylas
Yönetim Üzerine Üç Soru (2) - Kim Yönetmeli? Filozof, Asabiyet ve Dayanışma
Tarih: 18-05-2026 08:20:00 Güncelleme: 18-05-2026 08:20:00


“Yönetim Üzerine Üç Soru” yazı dizisinin ilk yazısında yönetimin kökenini üretim ilişkilerinde, doğal özgürlüğün yitirilişinde ve ilahi düzende aramıştık. Ancak kökenden sonra gelen soru en az onun kadar yük taşır: Eğer yönetim kaçınılmazsa ya da en azından tarihsel bir gerçeklik olarak karşımızda duruyorsa, kim yönetmeli? Bu ikinci yazıda Platon’un bilgelik iddiasını, İbn Haldun’un asabiyet kuramını ve Kropotkin’in meşruiyeti bütünüyle reddeden dayanışma anlayışını bir arada okuyacağız.

 

Platon'a göre devletin yönetimi filozofa aittir. Bu tercih keyfi değildir; filozof yaratılışından gelen ruh üstünlüğüyle ve en yüksek bilgilere ulaşmayı mümkün kılan akıl gücüyle doğuştan ayrışmıştır. Dolayısıyla insanların böyle bir filozof tarafından yönetilmesi hem doğaldır hem de insan olmanın zorunlu bir gereğidir. Platon'da iktidarın meşruiyeti soy ya da servetle değil, bilgelikle belirlenir; yönetmenin siyasal içeriği yönetenin yaratılıştan gelen nitelikleriyle temellendirilebilir. Bu yaklaşım, yönetimi bir ayrıcalık olarak değil, felsefî bir yükümlülük olarak çerçeveler.

 

İbn Haldun ise yönetimin kaynağını bambaşka bir zeminde, insan topluluklarının varlığını sürdürme biçiminde bulur. İnsanlar geçim darlığı ve verimsiz coğrafyalar gibi zorunluluklar nedeniyle soy-sop bağı kurarak bir araya gelmiş, bu birliktelikten dayanışma ve savunma coşkusu doğmuştur. Topluluk içinde güçlü olan ve diğerlerine üstün gelen kişi, saldırıları ve haksızlıkları önleyecek bir başkana dönüşmüştür. Asabiyetin ulaşmayı hedeflediği son basamak olan devletle birlikte bu başkan, Tanrı hükümlerini kullar arasında yürütmeyi üstlenen kişi konumuna yükselir. Böylece İbn Haldun'da yönetilmek önce toplumsal bir işbölümünün dayatması olarak başlar ve zamanla ilahi bir zorunluluk olarak meşrulaşır. Platon'dan farkı şudur: meşruiyet, doğuştan gelen bir ruh üstünlüğünde değil, tarihsel süreç içinde oluşan güç ve dayanışma dinamiklerinde aranır.

 

Kropotkin ise bu meşrulaştırma girişimlerinin tamamına karşı çıkar. Din adamlarının, yasa koyucuların ve yöneticilerin yönetilmeyi "insan olmanın zorunluluğu" olarak sunduklarını, çocuk eğitimi yoluyla otoriteye boyun eğme alışkanlığını kuşaktan kuşağa aktardıklarını söyler. Oysa karıncalar, serçeler ve ilkel insanlar bencilce değil, dayanışma içinde hayatta kalabilmişlerdir. Hayal gücünün bastırılması yönetimin en temel araçlarından biridir; çünkü hayal gücü ne kadar gelişkinse başkasının acısını anlama kapasitesi o kadar genişler ve bu da otoriteye karşı durmayı mümkün kılar. Kropotkin'e göre toplumsal işbölümü yönetme-yönetilme ilişkisini dayatmaz; dayanışma, türün iyiliği için yeterli bir örgütlenme biçimidir. Yönetim insanın özgürce eylemesini engelleyerek onu sakatlar; bu yüzden Kropotkin yönetilmeye karşı dayanışmayı öne çıkarır.

 

Üç yaklaşım bir arada okunduğunda, "kim yönetmeli?" sorusunun aslında "yönetim meşru mudur?" sorusunu barındırdığı görülür. Platon bilgelikle, İbn Haldun tarihsel güçle meşrulaştırırken Kropotkin meşrulaştırmanın kendisini reddeder. Bu gerilim yalnızca antik ya da klasik bir sorun değildir; yönetimin hangi temeller üzerine kurulduğuna dair sorular bugün de aynı aciliyetle gündemdedir.

 

Meşruiyet sorusu yanıtsız kalsa bile yönetimin fiilen nasıl çalıştığını, bizi nasıl bağladığını ve neden sürdüğünü sormaktan vazgeçemeyiz; üçüncü yazı tam buradan başlıyor.

 

Kaynakça

Akbulut, Ö. Ö. (2002, Mart). Türkiye'de Planlama Kültürü Üzerine Bir Deneme. Amme İdaresi Dergisi, 35(1), s.29-54.

Akbulut, Ö. Ö. (2009). İktisadi Zorunluluk ve Politik Bir İnşa Olarak Mekan: Merkezin ve Yerelin Yerselliği. Toplum ve Hekim, 24(4-5), s.275-279.

Akbulut, Ö. Ö. (2012). Kapitalizmde Siyasetin Siyasal Halleri. Memleket Siyaset ve Yönetim, 7(17), s.178-199.

Akbulut, Ö. Ö. (2012). Yönetilmenin Dayanılmaz Ağırlığı. URAY Yerel Yönetimler Bülteni, s. 24-27.

İbn Haldun (1977), Mukaddime-İbretler Kitabı, Haberler Divanı, (Çev. Turan Dursun), Onur Yayınları, Ankara, (s.309-340).

Kropotkin, P. (2003), Anarşist Etik, (Çev. İ. Ergüden), Doruk Yayınları, İstanbul.

Platon (2008), Devlet, (Çev. S. Eyüboğlu ve M. Ali Cimcoz), Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, (s.484-508).

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 64 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI