Bugun...


Dr. Abdullah Köktürk

facebook-paylas
Kendini Bahriye Nazırı Sanan Tavşan
Tarih: 10-07-2022 11:29:00 Güncelleme: 10-07-2022 11:29:00


Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken; eşek mühürdar, katır silahtar iken; ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, dereden geldim, tepeden geldim, sandığa girdim bir de ne göreyim, köşede köpek oturuyor. Şöyle ettim, böyle ettim, köpek yerinden kalktı, yüzüme baktı, çıktık birlikte yola, ne sağa saptık ne sola. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik, bir de arkamıza baktık ki bir arpa boyu yer gitmişiz. Ne dönülür geri, ne gidilir ileri. Oturduk bir dere kenarına. Köpek sana yaşadığım ülkeyi anlatayım bari dedi.

 

Hırsız Tilki Kral Olunca

 

Köpeğin ülkem dediği yerde, bir aslan kral varmış. Genç yaşta ölünce yerine çeşitli hayvanlar geçmiş. Örneğin kırk yıl önce bir sırtlan, sonra bir maymun, daha sonra bir orangutan ve en son bir deve kral olarak seçilmiş. Deve de görevden ayrılınca göreve tilki gelmiş. Tilki hırsız olduğu kadar da zeki imiş. Beş tane çakal bulmuş, her işi onlara ihale etmiş, devlet kasasından yaptığı ödemelerin yarısı çakallar tarafından ona geri verilmiş. Kendi hazinesi devlet hazinesinin on katı olmuş. Ülkeyi soyup soğana çevirmiş. Cennet ülke cehenneme dönmüş.

 

Ülkede, cehennemi cennet sanan koyunlar yaşarmış. Açlıktan dışkılarındaki arpa tanelerini ayıklayıp yerler ama bu hallerine şükrederlermiş. Koyunlar dışında yaşananları eleştirenler çıkınca tilki kral önce konuşmayı, sonra yazmayı en son da düşünmeyi yasaklamış. Tilki kral, dahiliye nazırı olan köpeğin yardımı ile işlerini yürütüyormuş. Konuşanlar, yazanlar ve düşünenler hapse atılınca ülke kocaman bir hapishaneye dönüşmüş.

 

Tavşandan Bahriye Nazırı

 

Tilki bir dönem daha seçilince, hükümete yeni atamalar yapması gerekmiş. Bakanları atamış ama bahriye nazırını bulamamış. “Nasıl birini istersiniz?” diye sorulunca tilki, “beyaz giysin, sadık olsun, her dediğimi yapsın, pek konuşmasın” demiş.

 

Aramışlar taramışlar, bir de bakmışlar bu işe en uygun tavşan var. Beyaz tavşan rengi ve uysallığı ile bu işe uygun görülmüş.  Tavşana bahriye nazırlığı teklif edilince, “ben nasıl yaparım bu işi?” demiş. “Her şeye emredersiniz derseniz yapabilirsiniz” demişler. Tavşan da bunun üzerine kabul etmiş. Top top kuyruğunu sallayarak, hoplaya hoplaya gidip görevi devralmış. Bir emir verildiğinde de iki ayağının üzerine kalkıp, ön ayaklarını bilekten kırarak ve ön dişlerini gösterip gülümseyerek “emredersiniz” diyormuş. O kadar alışmış ki bu işe, kendini gerçekten bahriye nazırı sanmaya başlamış. 

 

Dahiliye Nazırı Köpek

 

Bu masalı anlatan köpeğe “peki sen ne iş yapıyordun?” diye sordum. Köpek, “ben dahiliye nazırıydım, her denileni yapardım, kimsenin başını kaldırmasına izin vermezdim, emirleri tilki verirdi, ben uygulardım, ama bir gün tilki ‘hürriyet atılımı’na karar verince ilk gönderilen ben oldum” diye cevap verdi.

 

“Şimdi ne yapıyorsun?” dedim. Köpek, ”koyunlara bekçilik yapayım dedim, ama artık beni nasıl anlattılarsa onlar da benden nefret ediyor, oysa ki ne yaptıysam koyunlar için yaptım, şimdi yoldan geçenlere gerçekleri anlatmaya çalışıyorum. Onlar ise bunları masal olarak görüyor” dedi.  

 

Allah kimseyi bu köpeğin durumuna düşürmesin diye düşünerek ve gökten düşen elmalardan sakınarak Kaf Dağı’nın ardına yürümeye devam ettim.



Bu yazı 752 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI