izmit escort | izmit escort | escort izmit | escort izmit | kocaeli escort
Bugun...


Dr. Abdullah Köktürk

facebook-paylas
Mercimekten Meclis, Tel Maşa Hukuk, Üfürükten Demokrasi
Tarih: 18-03-2021 11:30:00 Güncelleme: 18-03-2021 11:44:00


 

Çoğunluk 2017 Referandumu ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işlevsiz kılındığını düşünüyor. Ancak Nisan 2017 Anayasa değişikliği referandumundan 1 yıl önce, 20 Mayıs 2016’da milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmaları konusundaki Anayasa değişikliği paketi CHP’nin de katkıları ile meclisten 2/3 çoğunlukla geçmişti. Bu değişiklikle milletvekilinin meclis kürsüsünden yapacağı konuşmalarda korkusuz olması ve kendisini seçenler dahil, halkın haklarını koruması için kullandığı dokunulmazlık zırhı kalkmış, meclis Salı toplantılarında liderlerin birbirine laf soktuğu bir kamusal alana dönüşmüştü.

 

16 Nisan 2017 referandumu ile de, sadece meclisin diğer yetkileri alınmakla kalmamış, yasama, yürütme ve hatta -yüksek yargı temsilcilerini atama yetkisi ile- yargı Cumhurbaşkanına teslim edilmişti.

 

Artık, meclisin çıkaracağı kanunların yerine Cumhurbaşkanının imzaladığı kanun hükmünde kararnameler vardır.  Milletin egemenliğinin temsil edildiği meclis etkisizleşmiştir.  Türkiye saraydaki Cumhurbaşkanı ve yardımcılarınca yönetilen bir ülke görünümündedir.

 

Meclisin iktidarı denetleme yetkisinin ortadan kalktığı, barajlar sebebi ile temsilde adaletin sağlanmadığı, iktidar istediğinde milletvekillerinin vekilliğinin düşürüldüğü, medyanın iktidarın emrinde olduğu demokrasinin adı “Üfürükten Demokrasi”dir. Türkiye dünyanın demokratik saymadığı bir ülkedir. Dünya Demokrasi Endeksleri’nde Türkiye’nin yeri Hibrit Demokrasilerle Otoriter rejimler arasında gidip gelmektedir.

 

Hukuk’un durumu da demokrasi kadar vahimdir. Adaletin kılıcı sadece muhaliflerin üzerinde dolaşmaktadır. Adil olması gereken yargının sadece iktidara hizmet ettiği inancı toplumda yerleşmektedir. Halk adalete inancını yitirmiş, umutsuzca başka yollar aramaktadır.

 

Gerçek Dokunulmazlar

 

Milletvekillerinin dokunulmazlığının kalmadığı ülkede gerçek dokunulmazlar; tüm kamu ihalelerini alan 5 müteahhitlik şirketi, hazineyi soyanlar, İktidara yakın olduğu için örgüt soruşturmalarından muaf tutulan iş adamları, işadamı görünümünde mafya örgütü liderleri, dış politikadaki başarısızlıkların sorumluları, iktidara yakın olduğu için medyada her gün muhalefete hakaret etmeye hakkı olduğunu düşünen yandaş gazetecilerdir.

 

AKP HDP Seçmenini Boykota Zorlayacak

 

AKP iktidarına milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırarak Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) etkisiz hale getirmek yetmemiş olmalı ki, bu sefer HDP’nin kapatılması için harekete geçmiş gözüküyor. Yargıtay Başsavcılığının açtığı davanın dışardan görünüşü böyle. Hukuk bağımsız olsaydı, bağımsız yargının işidir diyebilirdik. Ancak bugün bu durumdan çok uzağız.

 

Ancak, AKP HDP’den vazgeçse bile en az 6 milyon oyu olan Kürt seçmenden vazgeçemez. Ya kendi kurduracağı yandaş bir partiye oyların kayması için harekete geçecek veya HDP seçmeninin önümüzdeki seçimleri boykot etmesi için provokasyonlara başvuracaktır. Benim düşüncem AKP’nin en iyi bildiği yöntem olan provokasyon yöntemini seçeceğidir. Bu şekilde hem Cumhurbaşkanlığını garantileyecek, hem de HDP’nin boykot ettiği bölgelerde en yüksek oyu alıp Güneydoğudan alacağı milletvekilleri ile diğer bölgelerden oluşacak kayıpları karşılamayı düşünecektir.

 

En vahim olanı ise bu süreçte bazı tavizlerle, HDP liderliği ile anlaşılmış olma ihtimalidir. Olası bir boykotta bu düşüncenin gerçekleştiğini görmek şaşırtıcı olmayacak. Aynı hesapla 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazanmayı düşünen Erdoğan’ın önünü ya Kürtler kesecek veya ona yol vereceklerdir.

 

Demokrasi güçleri için vakit daralmaktadır. Özgürlük ve demokrasi temelinde Kürtlerin de katılacağı bir birlik bu oyunu bozabilir. Ancak Türkiye en kötüsünü daha görmedi.



Bu yazı 2726 defa okunmuştur.

Cem Tanrısever / 20-03-2021 10:52

Mevcut Cumhur ittifaki koseye o kadar sıkıştıki surekli ayagina mermi sıkıyor. Ekonominin kotu durumu, issizlik halkin bu ittifaktan uzaklasmasinin en buyuk sebebidir. Mayis ayindaki Zarrap davasi bu durumu daha da alevlendirebilir. Bundan sonraki manevralar cumhur ittifakina fayda saglamayacak hatta ters tepecektir. Enseyi Karartmayalim.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI