Bugun...


Ahmet Kale

facebook-paylas
Tarihi Materyalizm
Tarih: 09-05-2022 19:40:00 Güncelleme: 09-05-2022 19:40:00


2007 yılı ortaları. Sosyal İnsan Yayınları’nın kurucu ortağı ve genel yönetmeniyim. Heyecanla ve hızla Kıvılcımlı’nın “Bütün Eserleri”ni basmaya girişmişiz. İlk kitap olarak Osmanlı Tarihinin Maddesi basılmış, diğer kitapları hazırlamaya başlamışız. O günlerde, Kıvılcımlı’ya sağlığında yakın davranan eski ağabeylerimizden Sadık Göksu bana bir dosya getirdi. “Siz kıvılcımlı yayıncılığında iyi şeyler yapacak gibisiniz. Fatma hanım (Fatma Nudiye Yalçı) yurt dışına giderken bana bu dosyayı bırakıp, “al ne yaparsan yap, sende kalsın” demişti. Ben de şimdi bu metnin fotokopisini size devrediyorum. Yayınlamanız temennimdir” dedi.

 

Sadık ağabeyin de bizim de ilk izlenimimiz, bu dosyanın Fatma Nudiye Yalçı’nın bir kitap denemesi olduğu yönündeydi. Nitekim yayınevinin diğer ortaklarıyla yaptığımız değerlendirmede, amacımızın Kıvılcımlı’nın bütün eserlerini basmak olduğu, dolayısıyla da bu kitabın sonraya bırakılması sonucuna varmıştık.

 

Dosya üzerinde ilerde çalışabilmek amacıyla bir fotokopisini almıştım. Yıllar sonra Sosyal İnsan Yayınları’ndan ayrıldıktan sonra arşivimi yeniden düzenlerken o fotokopiyi buldum. Dosya bir kitap boyutlarında olup, “Tarihi Materyalizm (Sosyolojiye Toplu Bir Bakış) başlığını taşıyordu. Oldukça eski bir daktilo metindi. Bazı satırları hiç okunmuyordu, bazı yerlerde eski yazıyla düzeltmeler yapılmıştı.

 

Kıvılcımlı Enstitüsü’nü kurduktan sonra dosyanın kitap olarak basılmasını yönetim kurulundaki arkadaşlara teklif ettim. Prensip olarak kabul edilince Sadık Göksu ağabey ile daha detaylı bilgi edinmek amacıyla yeniden görüştük. 10 yıl öncesinden farklı bir şey söylemedi ama “metnin aslı bu, ben emaneti sahiplerine veriyorum” diyerek, dosyanın asıl daktilo metnini bize verdi.

 

Metni sadeleştirip yayına hazırlama işini ben üstlendim. Ancak sadeleştirmeye çalışırken, 1930’lu yıllardan kalma bu tarihi metni olduğu gibi bırakıp, arkasına sözlük eklemenin daha doğru olacağını düşünüp öyle hazırladım yayına. Bazı arkadaşlarımızın da katkısıyla kısa sürede sözlüklü bir metin hazırlanmış oldu.

 

Metne son halini verip kitap düzenine geçerken yaptığım tekrar okumalarında metnin Fatma hanıma değil, Kıvılcımlı’ya ait olacağı fikri uyandı bende. Nitekim Fatma hanım osyete ve Teknik isimli telif eserinde, kitabın sonunda “Başvurulan Kaynaklar” başlığında, yararlandığı eserler arasında “Tarihi Materyalizm; Hikmet Kıvılcım” diye bir kaynak da vardı. Kıvılcımlı’ya ait olduğu bildirilen bu metin kitap olarak yayınlanmamıştı ve metni kimse görmemişti. Elimizdeki metin de “tarihi Materyalizm” başlığını taşıyordu ve Fatma Nudiye Yalçı metni Sadık Göksu’ya verirken “bu dosya benim” dememişti.

 

Konu Kıvılcımlı’nın hayatı boyunca en çok önem verdiği Tarihi Materyalizm konusuydu. Metin Kıvılcımlı’nın daha sonra çok geliştireceği tezlerinden izler taşıyordu. Biz raslantı sonucu bu bilinmeyen, bulunmayan eseri bulmuş olabilirdik. Konuyu tekrar yönetim kuruluna getirdim. Kimi arkadaşlar bana katılırken, kimileri katılmadılar. Metnin Kıvılcımlı’nın üslubunu taşımadığı ancak Fatma Nudiye Yalçı’nın olacağını öne sürenler oldu. Oysa Vatan Partisi (1954) Davası savunmalarında Fatma hanım kendi eserlerini anarken böyle bir isim anmıyordu. Aksine 1935 yılında yayın yapan Marksizm Bibliyoteği yayınlarının her kitabının arkasında çıkacak kitaplar sıralanırken Kıvılcımlı’nın “Tarihi Materyalizm” kitabı da çıkacaklar arasında sıralanıyordu.

 

Kitabın yayınlanmasını sağlamak için yönetime “Hikmet Kıvılcımlı ve Fatma Nudiye Yalçı’da Tarihi Materyalizm” başlığıyla yayınlamayı önerdim, o da kabul edilmeyince kitabın yayınlanması ertelenmiş oldu. Enstitü’nün 1. Genel Kurulu sonrası o arkadaşlarla yollarımız ayrıldı. Yayınlama işi de benim ve benim gibi düşünen arkadaşların sorumluluğuna kaldı. Metni tekrar düzenleyip yayınlama fırsatımız oldu.

 

Kıvılcımlı’nın Tarihi Materyalizm’le ilgili diğer yayın ve yazılarına baktığımızda bu metin onun daha sonra geliştirdiği tezlerin başlangıcı adeta. Nitekim daha sonraki okumalarımda ben şahsen bu metnin direk Kıvılcımlı’ya ait olduğu kanaatindeyim artık. Dolayısıyla tekrar baskı yapabilirsek eğer, kitabın adının “Kıvılcımlı’nın Tarihi Materyalizm kitabı” olarak yayınlanması doğru olur.

 

Tesadüflerle de olsa bu tarihi belgeyi gün ışığına çıkarabildiğimiz için mutluyum. Ayrıca bu metni kitap olarak basabilmemiz için maddi katkı sağlayan bir avuç arkadaşa ve yayıncılığını üstlenen Sorun Yayınları’na da teşekkür borçluyuz.



Bu yazı 953 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI