Bugun...


Özden İlhan

facebook-paylas
GANDHİ’YI ANLAMAK
Tarih: 13-08-2022 21:50:00 Güncelleme: 13-08-2022 21:50:00


Hindistan bağımsızlık hareketinin öncüsü Gandhi için, Albert Einstein; “Gelecek nesiller, etten kemikten böyle birinin bu dünya üzerinde yürüdüğüne inanamayacak."  Cümlesini, boşa söylemiştir. Gandi gibi büyük yürekler, büyük düşünürler ve liderler, dünyaya çok nadir geliyor.

 

Pasif direniş tanımını; sivil itaatsizlik konusundaki bilimsel çalışmalarıyla tanınan John Rawls’a göre” “hükümet politikasının değiştirilmesini hedefleyen”, kamuoyu önünde icra edilen ve şiddete dayanmayan, vicdani, ancak yasal olmayan politik bir eylemdir. Howard Zinn ise tanımı genişleterek, sivil itaatsizliği “acil toplumsal hedefler uğruna, yasaların bilinçli ve hedeflenmiş ihlali” olarak tanımlamıştır.

 

Buna en güzel örnek ise; Hindistan tek kurşun atmadan pasif direnişle kurtaran Gandi’dir. Ufak, tefek bedeniyle, ezilmişliğe, adaletsizliğe, sömürüye şiddet içermeyen direniş biçimi olan 'pasif direnişle”, kötülüğe nasıl meydan okunur; tüm dünya ondan öğrendi. 

 

Gandhi henüz 13 yaşındayken evlendirildi. Bu evlilikten 5 çocuğu dünyaya geldi. Vejetaryen bir ailede büyüyen Gandhi, dindar annesinden canlılara zarar vermeme, farklı inançlara mensup kişilere saygı gösterme gibi, öğretileri çocuk yaşta öğrendi.

 

Gandhi, ilerleyen yıllarda Londra’da hukuk eğitimi alarak avukat oldu. 

 

Avukat olan Gandhi, Hindistan’a döndü. 2 yıl iş hayatında başarı gösteremedi.  Oldukça sınırlı görünen biri olarak karşımıza çıkıyor. Düşüne biliyor musunuz ilk davasını savunmak için ayağa kalkıyor ve dava bitiminde şunu söylüyor. “İlk davamı savunmak için ayağa kalktım.  Kalbim çizmelerime battı. “Tabii davayı kaybediyor ve yasaların ona göre olmadığını düşünüyor.  Hatta şahitleri, sorguya çekemeyecek kadar yüzleşmelerde zorlandığı için, bir davasında mahkemeden kaçtığı ve müvekkiline parasını iade ettiği biliniyor.

 

Sizce bu kişi Gandhi olabilir mi? Diye düşünüyorsanız, bence yanılıyorsunuz?

 

Yetenekler asla durağan değildir. Yetenekler sürekli geliştirilebilir. Tarihe damga vuran birçok liderin, başına gelenler sadece buydu. Sürekli olarak kendileri geliştirmiş olmalarıdır.  Sınırlı kimlikle yaşarken, gördükleri yaşadıkları olaylar, onların bakış açısını değiştirmesine neden olmuştur. O nedenle yazılarım da ifade ettiğim gibi; her şeyi sorgulamanız gerekiyor.

 

Kimseye yukarıdan ilahi güçle doğmuyor. Zaman içinde büyük resmi görerek sadece kendileri için değil, çevresi, ülkesi, hatta uluslararası, kendilerinin bile hayal edemeyecekleri olaylara imza at; tıpkı Gandhi gibi.

 

Güney Afrika’da avukatlık teklifi alınca, istemeyerek ülkesinden ayrıldı. Avukat olarak başarılıda oldu. Ama orada züllüme maruz kaldı. Trenle yolculuk yaparken, beyaz Avrupalı aynı vagonda koyu esmer tenli biriyle oturmak istemedi. Vazifeli çağırıp,  üstelikte birinci sınıf tren bileti almışken ve  direnmesine rağmen , trenden önce kendi, sonra da  bavulu atıldı. Yoluna at arabasıyla devam ederken, bu kez de arabanın sürücüsü, ona tekerleğin üzerinde yolculuk etmesini söyledi. Çünkü Gandhi’nin yerine Avrupalı bir beyaz yolcuya yer açacaktı. Elbette Gandhi bu teklifi de kabul etmedi ve sürücü tarafından hakaret ve şiddete maruz kaldı. İşte bu yaşadıkları onun hayatında dönüm noktası oldu.

 

Gandi’ni ilk dönüşümü böyle başladı. O zamana kadar hayatta kalabilmesi için çalışması gerekiyordu. Tek istediği buydu ve bunu da başarmıştı. Ama ırkçılıkla ve adaletsizlikle ilk kez karşılaşıyordu. Oturdu ve uzun uzun düşündü. Neden ırkçılığa maruz kaldığının sorgulandı. Dünya’da basit yollarla, milyonlarca insanı ayaklandıran tek lider oldu.

 

Tabii gözlemlediğim Güney Afrika’da hala kendini İngiliz vatandaşı olarak görmesidir. Britanya Zululara savaş açtı. Gandhi Hintlilerin de savaşa alınması için uğraştı. Askere alınan Hint Birliği, sadece 23 kişiden oluşuyordu; ama bu Gandhi için büyük başarı sayılıyordu. Baktı ki, İngilizler için   ne yapsa yapsın, kendilerine diğer sömürgelerinden farklı davranılmayacağını anladı.   Bu da ikici olarak, sınırların zorlayan olay oldu.

 

Gandhi, kendi gibi gönüllülerle birlikte aşram kurduktan sonra, köylülerin burada yaşamalarını sağladı. Burada yeni okul ve hastanelerin yapılmasını sağlayarak insanların sevgisini kazandı. Gandhi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Halk elbette tepkisiz kalmadı. Yüz binlerce insan Gandhi’nin serbest bırakılması için protesto düzenledi. Karakol ve hapishanenin önünde süren eylemler amacına ulaştı ve Gandhi yeniden özgürlüğüne kavuştu.

 

Hindistan dönerken, uluslararası “İngilizlerin sömürgelerine eşit davranmadığı, ırkçılık ve adaletsiz davrandığı bütün dünyaya ilan etti. İkincisi de kurduğu yaşam alanı ile taraftarlarını bir bölgede toplaması oldu.

 

Ülkesinde ilk işi Britanya mallarını boykot etmek oldu.  Yabancı malları kullanmayarak, kendi mallarını üreteceklerdi. Genç-yaşlı, zengin-yoksul demeden herkes khadi adı verilen Hint kumaşını dokumaya başladılar. Bu ilke daha sonra hemen her alanda kullanılmaya başlandı ve öyle ileri boyutlara ulaştı ki en sonunda şiddetli bir çatışma çıktı. İşin içine şiddet girince, şimdiye kadar yaptığı çalışmaların boşa gideceğinden endişelenen Gandhi yerli malı ilkesine hemen son erdirdi. Ancak yine de 10 Mart 1922’de tutuklandı. Gandhi’nin hapishanede kaldığı 2 yıl içerisinde Hindistan Ulusal Kongresi ikiye bölündü.

 

Gandhi aldığı karardan geri adım atmak şurada dursun, şartlarını daha da yoğunlaştırıyordu. En sonunda İngilizlerin Hindistan’ı terk etmelerini istedi.

 

Gandhi de dahil binlerce insan tutuklandı. Yıl 1944’ü gösterdiğinde artık savaş bitmiş ve Gandhi özgürlüğüne kavuşmuştu. İngiliz hükümeti, yönetimin Hintlere verileceğini duyurdu. Artık hem 100.000 tutuklu insan hem de Hindistan özgürdü…

 

Gandi "Umutsuzluğa düştüğümde tarih boyunca doğruluk ve sevginin her zaman kazandığını hatırlarım. Tiranlar ve katiller olmuştur, hatta bir süre yenilmez sanılmışlardır ancak sonunda her zaman kaybederler, düşün bir her zaman.”

 

Maalesef ki, dünyada dediği gibi, tiranlar hep var olmuşlardır.  Şiddet ve zülüm ile baskı altına almaya çalışanlar, büyük yanılgı içindedir. Belki bir süre için insanları hükmedersiniz. Her zaman hatırlamaların gereken şey, etki, tepkiyi doğurur. Bir gün uyguladığınız olumsuz davranışlar, size olumsuz olarak dönerler.

 

Şiddet gücünü baskıdan da alsa Gandhi “Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikadım da son maddesidir. Der ve öncelikle şiddet “hayır der. “Uğruna ölebileceğim birçok davam var, fakat uğruna öldürebileceğim hiçbir davam yok.”  Diyerek, insanları pasif direnişe davet eder.

 

Acı ve mutsuzluktan başka bir şey getirmeyen, ölüm saçan savaşı hangimiz seviyoruz? Peki ama savaşsız bir dünya düşünebilir miyiz? Savaş diğer şiddet türlerinden nasıl ayrılır? Eğer savaş iyi bir şey değilse;  neden hala savaşlar sürüyor? Uygarlığın ilerlemesiyle neden yok olmamıştır?  Savaşırken insanlar ölüyorsa; haklı ya da haksız savaşlardan bahsedebilir miyiz? Bu soruların tek bir cevabı yok ama Gandhi gibi sorguladığımız zaman ufkumuzu açabiliriz. Çünkü barış ve huzur içinde yaşayacağı bir “birlikte yaşama modeli” oluşturmamız gerekiyor.

 

“Dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.” Gandhi’nin dediği gibi hepimiz ölümlü olduğumuzu ve hiçbir şey yanımızda götürmediğimiz hepimiz biliyoruz.

  

Yine söylediği gibi “Sevgi dünyadaki en incelikli güçtür.” Onun halledemeyeceği hiçbir mesele olamaz.”

 

Yine Gandhi dediği gibi, Menfaatler için “Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi.” Ve yine söylediği gibi “Şiddet karşıtlığının ürettiği güç kesinlikle insan yeteneğinin icat ettiği tüm silahların gücünden üstündür.” Olduğu unutulmamalıdır.

 

GANDHİ “Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız. Alkışlar önüne kansız elle çıkınız.”   Diyebilecek liderlerin çoğalması, siyaset kendi için değil, ülkesi ve tüm dünya için yapabilecek liderlerin çoğalması ümit ediyorum.

 

Gandhi silah kullanmadan pasif dirençle ülkesini kurtarması; tam bir mucize değil de nedir?

 

Umudun olduğu her yerde; mucizeler çiçek açar..

 



Bu yazı 370 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Türkiye'deki en büyük sorun hangisidir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI