Bugun...


Özden İlhan

facebook-paylas
ANILARLA BARIŞMAK BİLGELİK KAZANMAKTIR
Tarih: 10-07-2024 13:03:00 Güncelleme: 10-07-2024 13:04:00


 

Hayatın boyunca sayısız anı biriktirirsin. Bu anılar, bizi biz yapan deneyimlerin toplamıdır. Ancak geçmişi nasıl ele alacağın, yaşam kaliteni büyük ölçüde etkiler. Sadhguru'nun bilge sözlerinden etkilenerek, geçmişle nasıl barışık yaşayabileceğine ve ondan nasıl bilgelik kazanabileceğine dair derin bir perspektif sunmaya çalışacağım.

 

Sadhguru'nun şu sözleriyle başlayalım: "Geçmişi boş vermezsin. Sadece aptallar geçmişi boş verir. Boş ver dediğinde, yapmak istediğin şey onu değiştirmektir. Geçmişi değiştiremezsin."

 

 Geçmiş, hayatının şekillendiği, hatalarından ve başarılarından ders aldığın bir öğretmen gibidir. Her anı, sana yeni bir şeyler öğretir ve seni daha olgun bir birey yapar.

 

Duygusal bir açıdan ele alırsak, geçmişte yaşadığın anılar bizi derinden etkiler. Örneğin, çocukluk yıllarında yaşadığın bir kayıp veya başarı, bugünkü duygusal yapının temel taşlarını oluşturur. Geçmişi boş vermek, bu duygusal mirası da göz ardı etmek anlamına gelir. Oysaki bu miras, seni sen yapan en değerli unsurlardan biridir.

 

Felsefi bir açıdan baktığında, George Santayana'nın şu sözleri anlam kazanır: "Geçmişi hatırlayamayanlar, onu tekrarlamaya mahkûmdurlar." Geçmiş, seni gelecekteki hatalardan koruyan bir rehberdir. Geçmiş deneyimlerini analiz ederek, gelecekte daha bilinçli ve bilgece kararlar alabiliriz.

 

Sadhguru, anıların yaşayan şeyler olmadığını belirtir: "Geçmiş, senin hafızan dışında başka bir yerde mevcut değil. Geçmişine değer vermelisin. Hoş olan, hoş olmayan, berbat, korkunç, güzel her şey kesinlikle orada. Ama bunlar yaşayan şeyler değil. Bunlar sadece anılar, öyle değil mi?" Anılar, seni geçmişe bağlayan köprülerdir. Ancak bu köprülerin bizi esir almasına izin vermemeliyiz.

 

Psikolojik açıdan, Freud'un psikanaliz teorisi bu anlayışı destekler. Freud'a göre, geçmişte yaşanan olaylar bilinçaltında yer eder ve davranışlarını etkiler. Bu anılar, bilinçli olarak farkında olmadığın süreçlerle seni yönlendirebilir. Bu nedenle, geçmişi anlamak ve ondan ders çıkarmak, psikolojik sağlığın için kritiktir.

 

Duygusal açıdan, her anı, yaşamının bir parçasıdır. Geçmişte yaşadığın güzel anılar, bize mutluluk ve huzur verirken, olumsuz anılar da bizi güçlü kılar. Bu anılar, bizi biz yapan unsurlardır ve onlara değer vermek, kendine değer vermekle eşdeğerdir.

 

Sadhguru, yaşanan her deneyimin seni olgunlaştırdığını söyler: "Tüm bu deneyimlerle kendini şu anda olduğundan çok daha olgun bir insan haline getirmelisin. Onlarla kendine zarar veriyorsun. Sahip olduğun seçenek şu: Başına ne zaman istemediğin bir şey gelse, ya incinirsin ya da daha bilge olursun." Bu sözler, her deneyimin bir öğretmen olduğunu ve olumsuz deneyimlerden bile bilgelik kazanabileceğimizi vurgular.

 

Konfüçyüs de benzer bir şekilde, "Gerçek bilgi, bilgelik ve mutluluk, hayatın acılarından öğrenilir," der. Yaşanan her zorluk, bizi daha güçlü ve bilge biri haline getirme potansiyeline sahiptir.

 

Duygusal açıdan, her zorluk, bize içsel gücünü keşfetme fırsatı sunar. Yaşadığın acılar, bizi derinleştirir ve empati yeteneğini artırır. Felsefi açıdan ise, her zorluk, yaşamın bir parçasıdır ve bizi olgunlaştırır. Zorluklarla başa çıkma şeklimiz, kim olduğumuzu belirler.

 

Sadhguru'nun sözleri, geçmişe ve anılara bakış açını değiştirebilecek derin bir felsefi ve psikolojik perspektif sunuyor.  Geçmişini bir yük olarak görmek yerine, ondan ders alarak hayatımızı daha olumlu bir şekilde şekillendirebiliriz. Her anı, hoş olsun veya olmasın, bizim için bir öğretmen olabilir. Geçmişle barışmak, bilgelik yolunda atılacak önemli bir adımdır.

 

Anılarınla barışmak ve onlardan bilgelik kazanmak, iç huzura ulaşmanın anahtarlarından biridir.

 

Sadhguru'nun felsefesini anladıktan sonra, insanların teselli etmek amacıyla kullandığı "Boş ver geçmiş geçmişte kalsın, unut gitsin" gibi ifadelerin neden yanlış olabileceğini anlamak önemlidir. Bu tür ifadeler, geçmişin önemini küçümser ve yaşanan deneyimlerin değersiz olduğunu ima eder. Hâlbuki her anı, bizi biz yapan unsurlardan biridir ve onlara gereken değeri vermek, duygusal ve psikolojik sağlığımız için hayati öneme sahiptir.

 

Geçmişi göz ardı etmek, kişinin yaşadığı duygusal deneyimleri yok saymak anlamına gelir. Bunun yerine, geçmişi kabul etmek, ondan ders almak ve bu derslerle geleceğe daha bilinçli bir şekilde yönelmek, daha sağlıklı ve bilgece bir yaklaşımdır. Geçmişte yaşanan acılar ve zorluklar, kişisel gelişim ve bilgelik yolunda önemli öğretmenlerdir.

 

Geçmişle barışmak, yaşanan tüm deneyimleri kucaklamak ve onlardan bilgelik kazanmak, kişinin iç huzurunu ve duygusal sağlığını destekler. Bu nedenle, başkalarını teselli ederken, geçmişin önemini küçümsemek yerine, onların bu deneyimlerden güç ve bilgelik kazanmasına yardımcı olacak bir dil kullanmak daha yapıcı olacaktır.



Bu yazı 214 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

AKP Nasıl Kazanıyor?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI