escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Hakan Muhtar

facebook-paylas
MİLLİ EĞİTİM’DE ŞİDDET VE TORPİL BİTMİYOR
Tarih: 15-04-2026 21:55:00 Güncelleme: 15-04-2026 21:55:00


Türkiye’nin geleceği dediğimiz, evlatlarımızı emanet ettiğimiz eğitim kurumları bugün ne yazık ki ilimle, irfanla değil; kanla, gözyaşıyla ve bitmek bilmeyen sistematik mobbing çarklarıyla anılıyor. 

 

Manşetimiz net, acımız taze, öfkemiz ise çok derin: Milli Eğitim’de şiddet bitmiyor! 

 

Eğitim camiası, bir yandan sokaktaki şiddetin okula sirayet etmesiyle sarsılırken, diğer yandan bizzat kurum içerisindeki "makam hırsı" ve "torpil mekanizmaları" eliyle yürütülen idari şiddetin pençesinde can çekişiyor. 

 

Şanlıurfa’dan gelen kurşun sesleri ile Balıkesir’in idari koridorlarından yükselen sessiz çığlıklar aynı madalyonun iki yüzüdür: Denetimsizlik ve Liyakatsizlik.

 

ŞANLIURFA’DA DEHŞET: OKULDA KATLİAM GİBİ SALDIRI

 

Daha dün İstanbul’da bir kadın öğretmenimizin bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin yasını tutarken, Şanlıurfa’dan gelen görüntüler ise kan dondurdu. 

 

Sosyal medyaya düşen +18 ibareli o korkunç sahneler, bir eğitim yuvasının nasıl bir can pazarına dönüştüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. 

 

Bir şahıs, elinde silahla okula giriyor ve nefretini, cinnetini savunmasız çocukların, öğretmenlerin üzerine kusuyor. Bilançosu ağır, sonuçları dehşet verici:

 

* 10 öğrenci kanlar içinde,

* 4 öğretmen görevleri başında vurulmuş,

* 1 polis memuru ve 1 kantin işletmecisi yaralı.

 

Saldırgan, bu vahşeti gerçekleştirdikten sonra aynı silahla intihar ederek arkasında travmalarla dolu bir okul ve onlarca parçalanmış hayat bıraktı. 

 

Soruyoruz: 

Bir okulun güvenliği bu kadar mı zayıf? 

Bir saldırgan elini kolunu sallayarak nasıl dersliklerin kapısına kadar dayanabiliyor? 

Bu sadece bir güvenlik zafiyeti değil, toplumsal bir çürümenin ve eğitim kurumlarının sahipsiz bırakılmasının sonucudur.

 

BALIKESİR’DE BİR KADIN ÖĞRETMENİN KARİYERİ NASIL GASP EDİLİYOR?

 

Şiddet sadece silahla, bıçakla olmuyor. Bazı şiddet türleri var ki; kurşundan daha ağır, yarası daha derindir. Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yaşananlar, idari şiddetin ve mobbingin ders kitabı niteliğindedir. 

 

Bilim dünyasına katkı sunmaya çalışan, idealleri olan bir kadın bilim öğretmeninin kariyer basamakları, bizzat onu desteklemesi gereken kurum tarafından balyozla yıkılıyor. Peki, bu sistematik zulmün içinde neler var?

 

1.  Torpil ve Kayırmacılık: Liyakat değil, "tanıdık" referansıyla makam dağıtımı.

 

2.  Sürgün ve Ceza: Hakkını arayan, usulsüzlüğe boyun eğmeyen öğretmeni yıldırmak için verilen haksız cezalar ve görev yeri değişiklikleri.

 

3.  Yok Sayma: Bilimsel çalışmaların, projelerin ve başarıların üstünün örtülerek, öğretmenin kurumsal kimliğinin imha edilmesi.

 

4.  Hukuk Yolunu Kapatma: Her türlü idari baskıyla öğretmenin yasal haklarını aramasının önüne set çekilmesi.

 

Tüm bu süreçlerin Ankara destekli yürütüldüğü iddiaları ise durumun vehametini artırıyor. Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, bu feryatları duymuyor mu? Yoksa "duymamayı" mı tercih ediyor? Kamuoyu nezdinde "yersen" denilerek geçiştirilen açıklamalar, Balıkesir’deki o idealist öğretmenin yaşadığı mobbingi örtmeye yetmiyor.

 

SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN SÖZLERİ NEDEN SAHADA KARŞILIK BULMUYOR?

 

Sayın Cumhurbaşkanımız her fırsatta kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans vurgusu yapıyor. Kadın öğretmenlerin kariyer haklarının korunması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve toplumdaki statülerinin güçlendirilmesine dair verilen demeçler kağıt üzerinde kusursuz duruyor. Ancak Balıkesir örneğinde de gördüğümüz gibi, bu açıklamalar yerel bürokrasinin insafına terk edilmiş durumda. 

 

Hükümetin en üst perdeden yaptığı "Kadın hakları kutsaldır" açıklamaları, Balıkesir’deki bir müdürün masasındaki "mobbing dosyası" kadar hüküm sürmüyorsa burada büyük bir yönetim boşluğu vardır. 

 

Nasıl olsa "Sayın Cumhurbaşkanı bir kez açıklar geçer" mantığıyla hareket eden yerel yöneticiler, kadınların kariyerlerini karartmaya devam ediyor. Bu lafta kalan koruma kalkanı, kadın öğretmenlerimizi ne olası bir silahlı saldırıdan ne de sayıları giderek artan idari zulümden koruyabiliyor.

 

UYUMLU ÖĞRENCİLER İSE AKRAN ZORBALIĞI PENÇESİNDE

 

Okullardaki şiddet sarmalının bir diğer kurbanı ise sessiz ve uyumlu öğrencilerimiz. Okuluna gitmekten başka amacı olmayan, eğitimine odaklanmış çocuklarımız, her gün sistematik "akran zorbalığına" maruz kalıyor. 

 

Eğitim yöneticileri, makam peşinde koşup öğretmenlere mobbing yapmakla o kadar meşguller ki; sınıflardaki bu sessiz çığlığı duymuyorlar. Akran zorbalığına karşı alınmayan önlemler, yarının potansiyel suçlularını yetiştirirken, başarılı ve uyumlu çocukların geleceklerini karartıyor. Okullar birer "Survivor" alanına dönmüş durumda; sadece "en güçlü" ve "en saldırgan" olanın hayatta kaldığı bu ortamda eğitimden maalesef ki bahsedilemez.

 

BU HEDEF OLMALAR DEĞİŞMELİ!

 

Milli Eğitim Bakanlığı, sadece binaları yöneten bir yapı olmaktan çıkıp, insanın can güvenliğini ve onurunu koruyan bir kaleye dönüşmelidir. 

 

*Şanlıurfa’daki gibi canice saldırıların yaşanmaması için okullar "yol geçen hanı" olmaktan kurtarılmalıdır. 

 

*Balıkesir’deki gibi kadın öğretmenlere yönelik sistematik mobbing ve kariyer gaspı yapan yöneticiler derhal görevden el çektirilmelidir. 

 

* Ankara, yerel bürokratların keyfi uygulamalarına "dur" demeli, liyakati esas alan bir denetim mekanizması kurmalıdır.

 

Eğitimde şiddet, sadece bir asayiş sorunu değil, bir yönetim sorunudur. Bu sorun çözülmediği sürece, ne verilen müjdeler ne de yapılan reform açıklamaları milletin vicdanında yer bulacaktır. Yaralanan öğrencilerimizin, katledilen umutlarımızın ve hakkı gasp edilen öğretmenlerimizin hesabını sormak, sadece bir gazetecilik görevi değil, bir insanlık borcudur. 

 

Milli Eğitim’de şiddeti durdurun! Hemen şimdi!

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 156 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI