beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi hava durumu betturkey beylikdüzü escort
Bugun...


Göksal Caner Malatya

facebook-paylas
Rusya Avrupa’ya Saldırır mı?
Tarih: 31-08-2026 09:00:00 Güncelleme: 31-08-2026 09:00:00


Ukrayna’daki savaşın beşinci kışına yaklaşıldığı şu günlerde dünya gündeminde şu soru öne çıkıyor: Rusya, Ukrayna’dan sonra Avrupa’yı da mı hedefine koyacak? Sorunun kendisi yeni değil, ancak yaşanan son gelişmeler soruya “ne zaman” soru zarfının da eklenmesine neden oluyor.

 

“Gri Bölge”

 

Ağustos ayının ilk yarısı, Avrupa’da art arda yaşanan “hibrit” olaylarla geçti. Polonya, Ukrayna kökenli bir ABD vatandaşına yönelik Rusya kaynaklı olduğu iddia edilen bir suikast girişimini engellediğini duyurdu, Estonya bir drone üreticisinde çıkan yangının arkasında Moskova’yı gördüğünü açıkladı. Leipzig’de bir Ukraynalı kargo uçağının yanına patlayıcı yüklü bir drone düştü, Almanya’da bir drone şirketinin CEO’suna yönelik suikast planı engellendiği ortaya çıktı, İtalya’da Ukrayna’ya mühimmat üreten bir fabrika büyük bir patlamayla yıkıldı ve bundan birkaç gün önce de benzer bir patlama Bulgaristan’daki bir tesiste yaşandı.[1] Buna bir de Romanya hava sahasına giren ve İspanyol bir NATO uçağı tarafından düşürülen “muhtemelen Rus kökenli” drone eklendiğinde, tablo “gri bölge” tabirinin artık yetersiz kaldığını gösteriyor.[2]

 

Bu olaylar zincirine ABD istihbaratının değerlendirmesi de eşlik ediyor. ABD istihbarat kurumları, Rusya’nın bir Avrupa ülkesine saldırma ihtimalini artık tamamen dışlamamakla birlikte bu ihtimalin 2026 sonbaharından itibaren yükseleceğini ve en az 2029’a kadar yüksek kalacağını öngörüyor. Öngörülen senaryo doğrudan bir kara harekâtından çok, siber saldırılar ve yerel provokasyonlarla sınırlı kalması muhtemel bir “sınırlı” müdahale.[3] GLOBSEC’in yayımladığı bir değerlendirme de benzer bir tabloyu çiziyor: Avrupa’nın hibrit saldırılara karşı siyasi, ekonomik ve askeri dayanıklılığının zayıf olması, Kremlin’in bu yöntemlerin işe yaradığına dair kanaatini güçlendiriyor.[4]

 

Burada dikkat çekici olan, “büyük savaş” ile “hibrit saldırı” arasındaki sınırın giderek muğlaklaşması. Nitekim aynı istihbarat çevreleri bir yandan Rusya’nın büyük bir savaşa “henüz hazır olmadığını”, öte yandan bu sürenin “sürekli kısaldığını” söyleyerek, tehdidin hem uzak hem de yakın olduğu biçiminde ne söylediği belirsiz, ama silahlanmayı sürekli meşrulaştıran bir söylem üretmeye devam ediyorlar.

 

Silahlanmanın “Ekonomi-Politik”i

 

Bu belirsiz ama sürekli üretilen tehdit algısının en somut sonucu Avrupa’nın silahlanma hızında görülüyor. Avrupa Savunma Ajansı’nın verilerine göre AB üyesi ülkelerin savunma harcaması 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla 418 milyar avroya ulaştı ve 2026 için öngörü rakam ise 454 milyar avro.[5] SIPRI’nin küresel verilerine bakıldığında da 2025’te dünya genelinde yapılan askeri harcamaların 2,89 trilyon dolara çıktığı ve bu artışın esas itici gücünün de ABD’nin gerilemesine karşın yüzde 14 büyüyen Avrupa’nın harcamaları olduğu görülüyor.[6]

 

Bu tablodan en kazançlı çıkanlar ise Rheinmetall, Leonardo, Saab gibi Avrupalı silah tekelleri. Bu silah tekelleri on yıl önce “siyaseten sakıncalı” sayılan savunma hisseleriyle bugün yatırımcıların gözdesi haline geldiler. AB’nin mühimmat üretim kapasitesi de 2022’de yıllık 300 bin mermi iken 2025 yılının sonunda 2 milyon mermiye çıktı.[7] Yani “Rusya’nın Avrupa’yı işgal edeceği” senaryosu ne kadar gerçek olursa olsun, bu senaryonun kendisi şimdiden Avrupa sermayesi için, özellikle savunma ve metal sektörleri için, somut ve büyük bir kâr kaynağına dönüşmüş durumda. Tehdidin büyüklüğü tartışılabilir, ama tehditten beslenen sermaye birikiminin büyüklüğü tartışmasız bir durumda.

 

Dondurulmuş Varlıklar

 

Bu silahlanma hamlesinin faturasını kimin ödeyeceği sorusu ise Avrupa içinde yeni bir gerilim hattı açıyor. AB’nin elinde tuttuğu 210 milyar avroluk dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna’ya aktarılması tartışması, Belçika’nın hukuki itirazları yüzünden aylardır tıkanmış durumdaydı ve bunun yerine AB bütçesinden borçlanmayla finanse edilen 90 milyar avroluk “yetersiz” bir kredi devreye sokulmuştu.[8] Şimdi ise Hollanda, Polonya, İspanya ve İsveç, Ukrayna’nın 2026 savunma bütçesinde açılan 26,8 milyar dolarlık boşluğu öne sürerek dondurulmuş varlıkların kullanılması planını yeniden gündeme getirdiler.[9]

 

Bu arada cephedeki savaş hız kesmeden sürüyor. Rusya’nın Kryvyi Rih’teki bir alışveriş merkezini vurması 130’dan fazla kişinin yaralanmasına yol açtı, Putin Rus devlet televizyonuna verdiği bir söyleşide Ukrayna’nın “en kırılgan” ekonomik sektörlerini hedef alacağını söyledi.[10] Rusya’nın müzakerelere ancak Putin’in “gerçeklik” tanımına uyduğu takdirde açık olduğunu belirtmesi[11], Trump’ın barış planının hâlâ bir uzlaşıdan çok bir “saha düzenlemesi” olarak kaldığını gösteriyor.

 

Emperyalistler Arası Hesaplaşmanın Yeni Perdesi

 

Bütün bu tablo bir araya getirildiğinde tek taraflı ve kaçınılmaz bir Rus saldırganlığından çok, birbirini besleyen çok taraflı bir hesaplaşmanın olduğu ortaya çıkıyor. Rusya, Ukrayna cephesinde istediği sonucu alamadığı için baskı alanını genişletiyor, Avrupa burjuvazisi bu baskıyı hem gerçek bir güvenlik kaygısının hem de içerideki silah sermayesini büyütmenin, savunma bütçelerini kesintiye uğramadan sürdürmenin bir gerekçesi olarak kullanıyor, ABD ise Avrupa’yı “kendi güvenliğinin faturasını kendisi ödesin” diyerek hem zayıflatıyor hem de kendi silah sermayesine yeni pazarlar açıyor.

 

Bu yüzden “Rusya Avrupa’ya saldırır mı?” sorusuna verilecek yanıt, ne korku siyasetinin sunduğu “evet”, ne de resmî diplomasinin sunduğu “hayır” olabilir. Asıl mesele, bu belirsizliğin hem Moskova’da hem Brüksel’de hem Washington’da militarizmi büyütmenin bir aracına dönüştürülmüş olması. Ve bu tablodan çıkış, büyük güçlerin arasındaki hesaplaşmada değil, Avrupa’da ve Rusya’da savaş bütçelerinin yükünü sırtlanan emekçilerin ve halkların militarizme karşı örgütlü bir mücadele inşa etmesinde aranmalıdır.

 

[1] https://foreignpolicy.com/2026/08/26/russia-ukraine-war-putin-europe-attacks-drones-sabotage-nato-hybrid-gray-zone-warfare/

[2] https://www.bloomberg.com/news/articles/2026-08-26/russia-is-escalating-hybrid-attacks-and-europe-has-no-answer

[3] https://sfg.media/en/a/russian-attack-europe-risk-ukraine-war/

[4] https://www.globsec.org/what-we-do/commentaries/how-russias-hybrid-warfare-will-escalate-2026-and-what-europe-must-do

[5] https://consilium-europa.libguides.com/EuropeofDefence/EUpublications

[6] https://breakingdefense.com/2026/04/buoyed-by-european-rearmament-boost-global-military-spending-jumps-to-2-89-trillion/

[7] https://www.euronews.com/business/2026/05/29/five-industries-benefiting-from-europes-defence-spending-boom

[8] https://euromaidanpress.com/2026/08/22/ukrainians-rally-11-cities-frozen-russian-assets/

[9] https://euromaidanpress.com/2026/08/27/eu-states-revive-frozen-russian-assets-ukraine/

[10] https://www.aljazeera.com/tag/ukraine-russia-crisis/

[11] https://www.aljazeera.com/news/2026/8/21/russia-ready-for-new-ideas-on-ukraine-war-that-match-putins-goals

 

,Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 65 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI