beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi hava durumu betturkey beylikdüzü escort
Bugun...


Özden İlhan

facebook-paylas
APOLET Mİ, OMZUNA KONAN SERÇE Mİ?
Tarih: 07-09-2026 11:34:00 Güncelleme: 07-09-2026 11:34:00


Henry David Thoreau’nun bir sözü vardır: Omuzuna konan bir serçenin, insanın takabileceği en büyük apoletlerden daha değerli olduğunu söyler. İlk bakışta küçük bir doğa anını anlatan bu cümle, aslında insanın bütün hayatını sorgulatabilecek kadar derindir. Çünkü insan, yaşamı boyunca kendisine değer katacak şeyleri çoğu zaman dışarıda arar.

 

 Bir makam, bir unvan, bir ödül, bir diploma, bir servet, tanınmak, alkışlanmak ve başkalarının gözünde önemli biri olmak… Bunların her biri insanın omzuna taktığı görünmez apoletlere dönüşebilir.

 

Apolet, yalnızca askerî bir rütbenin simgesi değildir artık. Modern insanın üzerinde taşıdığı pek çok şey birer apolet haline gelmiştir. Kimi insan makamıyla, kimi parasıyla, kimi sahip olduğu çevreyle, kimi aldığı ödüllerle, kimi de kaç kişinin kendisini tanıdığıyla kendisini ölçer.

 

 Bazen bir insanın kim olduğunu anlamak için ne düşündüğüne değil, neye sahip olduğuna bakmaya başlarız. Böylece insanın gerçek değeri, kendi içinden çıkarılıp başkalarının vereceği ölçülere teslim edilir.

 

Oysa bir serçe bütün bu hesapların dışında kalır.

 

Omzunuza konduğunda kim olduğunuzu bilmez. Hangi makama sahip olduğunuzla ilgilenmez. Kaç ödül aldığınızı, kaç kitap yazdığınızı, ne kadar paranız olduğunu, çevrenizde kaç insan bulunduğunu bilmez. Sadece bir anlığına gelir, omzunuza konar ve orada hayatın sessizliğinden küçük bir iz bırakır. Sonra uçar. Belki bir daha hiç görmezsiniz. Fakat o kısa karşılaşma, insanın içinde uzun süre kalabilir.

 

Burada insanın kendisine sorması gereken bir soru vardır: Bizi gerçekten mutlu eden şey nedir?

 

Yıllarca peşinden koştuğumuz bir makamı elde ettiğimizde neden mutluluğumuz zamanla sıradanlaşır? Aldığımız bir ödül neden bir süre sonra duvarda asılı duran bir nesneye dönüşür? İnsan neden büyük bir başarıdan sonra yeniden başka bir başarıya ihtiyaç duyar? Çünkü dışarıdan gelen değer, insana sürekli olarak kendisini yeniden kanıtlama zorunluluğu getirir.

 

Bir apoletin ardından bir başka apolet gelir. Bir başarı, başka bir başarıyı çağırır. Alkış kesildiğinde insan kendi sessizliğiyle baş başa kalır.

 

Serçe ise insandan hiçbir şey istemez.

 

Belki Thoreau’nun sözünü değerli kılan da budur. Serçenin insana verdiği şey bir rütbe değil, karşılıksız bir temastır. Doğayla, hayatla ve o anın kendisiyle kurulan kısa bir bağdır. İnsan, kendisini değerli hissetmek için her zaman büyük olaylara ihtiyaç duymadığını o anda fark eder. Bazen hayatın en gerçek armağanları, bizim planlamadığımız ve satın alamadığımız anlardır.

 

Bir çocuğun elinizi tutması, yıllardır görmediğiniz bir dostun kapınızı çalması, sabah pencereden içeri giren güneş, yağmurdan sonra toprağın kokusu ya da omzunuza konan küçük bir kuş… Bunların hiçbirinin üzerinde fiyat etiketi yoktur. Hiçbiri size toplumsal bir rütbe kazandırmaz. Fakat insanın iç dünyasında bıraktığı iz, bazen yıllarca uğruna çalışılan bir başarının bıraktığı izden daha kalıcı olabilir.

 

Buradan apoletlerin değersiz olduğu sonucu çıkmaz. Emekle kazanılmış bir başarı elbette değerlidir. İnsan çalışmalı, üretmeli, öğrenmeli ve hayatına anlam katmalıdır. Sorun apolette değil, insanın kendisini yalnızca apoleti kadar değerli görmeye başlamasındadır. Çünkü insan, sahip olduklarıyla kendisini tanımlamaya başladığında, sahip olduklarını kaybetme korkusuyla yaşamaya da başlar.

 

Belki de gerçek özgürlük, insanın hem apoletini taşıyabilmesi hem de omzuna konan serçeyi fark edebilmesidir.

 

Çünkü hayat yalnızca kazandıklarımızdan oluşmaz. Bazen hiçbir şey kazanmadığımızı düşündüğümüz bir günün içinde, bize bütün başarılarımızdan daha değerli bir an armağan edilir. Bir serçe gelir ve birkaç saniyeliğine omzumuza konar. Biz onu tutamayız, sahiplenemeyiz, kendimize mal edemeyiz. Sadece o anı yaşayabiliriz.

 

Sonra serçe uçar.

 

Apolet omuzda kalır; serçenin izi ise insanın içinde.

 

Belki de insanın hayat boyunca öğrenmesi gereken en zor şey budur: Her değer görünür değildir ve her değer taşınmaz. Bazıları yalnızca hissedilir.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

 

 

 



Bu yazı 72 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI