escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Hakan Muhtar

facebook-paylas
NEVŞİN MENGÜ YA ÖĞRETMEN OLSAYDI?
Tarih: 13-03-2026 18:42:00 Güncelleme: 13-03-2026 18:42:00


Türkiye’nin eğitim gündemi, bir Milli Eğitim Bakanı’nın vizyonundan ziyade, ideolojik bir kuşatmanın gölgesinde can çekişiyor. 

 

“Bugün Yusuf Tekin isminin temsil ettiği o zihniyet yapısı, sadece bir "yönetim" tercihi değil; aynı zamanda modern dünyayla bağlarını koparmış, dogmaların içine hapsolmuş bir "milli felaket"in ilanıdır.”

 

Peki, gelin bugün bir simülasyon yapalım. Siyasetin gölgesinden, aile nüfuzundan arınmış, sadece kendi emeğiyle dirsek çürüterek öğretmen olmuş bir Nevşin Mengü hayal edelim. Bir elinde tebeşir, diğer elinde kalemi olan bir gazeteci-öğretmen...

 

BÖYLE BİR SİSTEMDE KADININ YAŞAMA ŞANSI VAR MI?

 

YEREL DEREBEYLERİNİN BREMEN MIZIKACILARI KORO HALİNDE SAHNEDE

 

Nevşin Mengü, sınıfa girdiğinde sadece müfredatı anlatmakla yetinmeyecekti. Çünkü öğretmenlik sadece bir memurluk değil, bir vicdan işidir. Okul idaresinin usulsüz bir harcamasını, okul-aile birliğinde oluşmuş karanlık döngüleri ya da bir vakfın sınıflara sızma çabasını köşesinde yazdığını düşünün.

 

İşte o an, "Bremen mızıkacıları" gibi sıraya dizilen yerel yöneticiler harekete geçerdi. Fısıltı gazetesi çalışmaya başlar, yalakalar ve ispiyoncular odasının kapısını aşındırırdı:

"Yazma Nevşin Hanım, bak başına iş açarsın..."

"Sana mı kaldı düzeni kurtarmak?"

"Çocukların var, huzurun kaçmasın..."

 

Aslında mesaj çok net: Yazmasın ki rahat rahat tepeleyelim. Yazmasın ki bu okulda, bu şehirde kurduğumuz o küçük krallıklar sarsılmasın.

 

LİYAKATSİZLİK ORDUSUNUN SANSÜR VE KORKU İMPARATORLUĞU 

 

Ne tuhaftır ki Milli Eğitim Bakanlığı’nın koridorlarında liyakat artık "istenmeyen ot" muamelesi görüyor. Eğer bir öğretmen, kalemini haksızlığa karşı sivriltirse, karşısında bulacağı ilk şey "abidik gubidik" soruşturmalar.

 

Önce internet sitelerine telefonlar gider: "O yazıyı kaldırın!" 

 

Sonra yerel haber ajansları tehdit edilir: "Bu kadının adını bir daha ajansta geçirmeyin!" 

 

Çünkü onların istediği öğretmen profili; soru sormayan, itiraz etmeyen, sadece kendilerine biat eden bir "mürit-memur" modelidir. Eğer torpilin yoksa, eğer bir yerlere sırtını dayamamışsan, bu sistem seni yutmak için ağzını açmış bekleyen bir canavardır.

 

“TORPİLİ YOKSA ÖLSÜN, YAŞAMASIN DAHİ” KAFASI!

 

SÜRGÜNDEN AFOROZA: ŞEHİRDEN KOVULAN AYDINLIK

 

Nevşin Mengü gibi bir karakterin, bu baskılara boyun eğmeyeceğini biliyoruz. Peki, sonuç ne olurdu?

 

Soruşturmalar yetmeyince, "Kaza süsü" altında suikast imaları mı? Yoksa evinde ölü bulunup "intihar etti" süsü verilen faili meçhul vicdanlar mı?

 

Kendi torpilli dalkavuklarını makamlara oturtmak için liyakat sahibi kadınları aforoz etmekten çekinmiyorlar. 

 

Rahatça "Bu şehirde onu görmek istemiyorum" diyen bir il müdürünün egosu, binlerce öğrencinin geleceğinden daha değerli sayılıyor bugün.

 

BU BİR EĞİTİM DAVASI DEĞİL, BİR VAROLUŞ SAVAŞIDIR

 

Nevşin Mengü’nün bugünkü söylemiyle; “Bakan Yusuf Tekin’in "yobaz" kelime karşılığını dolduran o dünyası, aslında tam olarak bu karanlığın mimarıdır.” 

 

Onlar; ne güçlü, ne bilgili, ne de bağımsız kadın öğretmen istiyorlar. Onların tek derdi, kendi ideolojik laboratuvarlarında ürettikleri o "uysal toplum" hayalini gerçekleştirmek.

 

Bugün Nevşin Mengü’nün "Allah’tan çocuğum yok, okula yollamaya korkardım" demesi, bireysel bir korku değil, toplumsal bir çığlıktır. Susanların neden sustuğunun sessiz bir açıklamasıdır.

 

Sistem, kendisine benzemeyeni yok eden, liyakati torpile kurban eden ve gerçeği söyleyenin çanına ot tıkayan bir yapıya dönüştürülmüştür.

 

SİLEMEZSİNİZ, SUSTURAMAZSINIZ!

 

Yazıları silmeye çalışabilirsiniz, internet sitelerine erişimi engelleyebilirsiniz, öğretmenleri sürgün edip şehirden şehire kovabilirsiniz. Ama gerçeğin o inatçı huyuyla başa çıkamazsınız. Gerçek, elbet bir gün ortaya çıkar. 

 

Nevşin Mengü öğretmen olsaydı, belki bugün o sürgün yediği kasabada yine hakkı ve doğruyu haykırırdı.

 

Çünkü ışık, karanlıktan korkmaz; karanlık, ışıktan korkar.

 

Eğitim, bir ülkenin geleceğidir. Ülkemizin geleceğini, eğitimi, torpilli dalkavukların ve yalamuk arkadaşların insafına bırakmayacak kadar ülkemizi seviyorum.

 

O yüzden kadın öğretmenlere uygulanan ve özel olarak tasarlanmış torpil ve mobbing sistemini eleştiriyoruz.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 1198 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI