beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi hava durumu betturkey beylikdüzü escort
Bugun...


Hakan Muhtar

facebook-paylas
BALIKESİR’İN GELECEĞİ İÇİN; KADIN ÖĞRETMENİN LİYAKATI, TORPİLİ YENMELİ
Tarih: 20-07-2026 11:13:00 Güncelleme: 20-07-2026 11:13:00


Eğitim, bir milletin can damarı, geleceğe uzanan en sağlam köprüsüdür. Bu köprüyü inşa edenler ise hayatını sınıflara, kara tahtalara ve pırıl pırıl çocukların yetişmesine adamış fedakar öğretmenlerimizdir.

 

Ancak bugün, Balıkesir eğitim camiasından yükselen bir feryat, bu kutsal köprünün temelinden sarsıldığını gösteriyor. Ortaya çıkan acı tablo, adalet duygusunu derinden yaralarken, geleceğimizin teminatı olan çocukların haklarının nasıl gasp edildiğini de gözler önüne seriyor.

 

Torpil, en yalın ve en net tanımıyla; liyakatli, alanında uzman bir kadın öğretmenin, ömrünü adadığı otuz yıllık emeğinin, hakkının ve hukukunun adaletsizce gasp edilmesidir. Makam ve mevki gücünü kötüye kullanan birilerinin, hak edenin önüne geçerek adaleti çiğnemesidir. Ne yazık ki bu kurnaz ve liyakatsiz azınlık, kendi koltuk hırsları ve kibirlerini tatmin etmek için ülkenin en başarılı beyinlerini ezmeye çalışmaktadır. Bu kirli çark döndüğünde kaybeden yalnızca hakkı yenen o cesur kadın öğretmen olmuyor. Asıl kaybedenler, ülkemizin göz bebeği, geleceğimizin ışığı, pırıl pırıl çocuklarımız ve evlatlarının eğitimi için çırpınan velilerimizdir.

 

 

GÖZ VAR NİZAM VAR: EĞİTİMDE LİYAKAT ŞARTTIR!

 

Eğitimde "Göz var, nizam var" kuralı geçerlidir. Eğer liyakat sahibi, tırnaklarıyla kazıyarak o kürsüyü hak etmiş bir eğitimci, bulunması gereken okulda öğrencileriyle buluşturulmuyorsa, orada çok büyük bir kamu zararı var demektir. Bu, o sınıflardaki çocukların en temel anayasal hakkı olan nitelikli eğitim ve öğretim hakkı ellerinden alınmış anlamına gelir.

 

Atalarımız ne güzel söylemiş: "Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder."

 

İşte tam olarak bu yüzden, alanında uzmanlaşmış, rüştünü ispatlamış, doktoralı, vizyon sahibi bir kadın öğretmenin yerine, sırf arkası sağlam diye sıradan birini getirmeye kalkarsanız, çocukların geleceğini çalarsınız.

 

Hak etmeyen, o seviyeye emekle gelmeyen birinin vereceği eğitim "yarım" kalacaktır. Yarım eğitim ise bir neslin zihnen yok edilmesi, o ülkenin geleceğinin karartılması demektir.

 

 

BİLSEM OKULLARININ AMAÇLARI YERLE BİR EDİLİYOR

 

Gelin, hep birlikte bu adaletsizliğin en somut ve en can yakıcı örneğine odaklanalım. Bir öğretmen düşünün: Normal bir okulda eğitim alan bir öğrencisindeki o sıra dışı parıltıyı fark ediyor. "Yavrum, sen üstün zekalı ve çok başarılı bir çocuksun. Sen, Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) sınavlarına mutlaka girmelisin." Bu fedakar öğretmen, öğrencisini neden BİLSEM’e yönlendiriyor? Çünkü orada çocuğun potansiyelinin doğru işleneceğini, çok daha üst düzey bir eğitim alacağını biliyor.

 

Peki, bu çocuk BİLSEM’de nasıl daha iyi bir eğitim alacak? Tabii ki alanında kendini en yukarı taşımış, alanında yüksek lisans ve hatta doktora yapmış, ömrünü üstün yetenekli çocukların ufkunu açmaya adamış uzman bir öğretmenden ders alarak...

 

Ancak Balıkesir’de yaşanan akılalmaz süreçte, tam da böyle bir değer hedef alınıyor. Eğitime yıllarını vermiş, ulusal ve uluslar arası çapta başarılar kazanmış doktoralı bir matematik öğretmenine, "Hadi sen BİLSEM’den git, senin yerine torpilli, sıradan bir öğretmen gelecek" denilerek bu kıymetli öğretmen adeta kapı dışı ediliyor.

 

Siz bu liyakatli kadın öğretmeni BİLSEM’den uzaklaştırdığınızda ne oluyor biliyor musunuz? BİLSEM okullarının kuruluş amacını, varlık sebebini tamamen yerle bir etmiş oluyorsunuz.

 

Bu ülkenin dahi çocuklarını ve o çocukların daha iyi eğitim alması için yemeyip yediren, içmeyip içiren BİLSEM velilerini apaçık kandırmış, aldatmış oluyorsunuz. Ülkemizin yarınları olan pırıl pırıl çocukların eğitim haklarını, sırf birilerine koltuk devşirmek için engelliyorsunuz.

 

 

SİSTEMATİK MOBBİNG VE KRALLIK SİSTEMİ ÖZLEMİ

 

İşin daha da korkunç boyutu, bu adaletsizliğin sistematik bir zulme, adeta organize bir mobbinge dönüştürülmüş olmasıdır.

 

Hakkını, hukukunu yasal yollardan arayan bir kadın öğretmenin sesini kısmak için tam dört yıl boyunca inatla bir süründürme politikası uygulanıyor. Sırf boyun eğmediği, hakkını yasal yollarla aradığı için ardı arkası kesilmeyen uydurma soruşturmalar açılıyor. Soruşturmalar, öğretmeni yıldırmak amacıyla psikolojik bir şiddet aracına dönüştürülüyor. Hakkında, hem çalışacağı okullarda hem de üst kademelerde bile olur olmaz yalanlar söyleniyor.

 

Ceza üstüne ceza, sürgün üstüne sürgün verilerek bir öğretmenin meslek onuru çiğnenmek isteniyor.

 

Hızını alamayan idari güç, mobbingin dozunu öyle bir kaçırıyor ki, en sonunda bu kıymetli Cumhuriyet öğretmenini koskoca Balıkesir şehrinden (öğretmenin memleketi üstelik) kovmaya, adeta sürgün etmeye kalkışıyor.

 

İşte bu noktada durup düşünmek zorundayız. Bir şehirde bu yapılıyorsa, orada ne haktan ne hukuktan ne de adaletten söz edilebilir.

 

Bu tablo, tamamen keyfiyete dayalı, "Kanun da benim, adalet de benim, hukuk da benim; ben ne dersem o kanun olur" zihniyetinin ürünüdür. Bu, modern hukuk devletini reddedip, kendi küçük feodal krallık sistemini kurmaya çalışan eskimiş bir yönetim anlayışıdır. Günümüzde kimsenin devleti kendi kişisel mülkü, makamları da kendi krallığı gibi kullanma lüksü yoktur.

 

 

ARTIK YETER: BALIKESİR’DE ADALET TECELLİ ETMELİDİR!

 

Bu ülkenin yetiştirdiği doktoralı kadın öğretmenler, torpilli gölgelerin altında ezilmeyecek kadar kıymetlidir.

 

Balıkesir, dağlarından yağ, ovalarından bal akan bir huzur şehri olarak anılmalıdır; liyakatli kadın öğretmenlerine yapılan zulümle, mobbinglerle ve torpil iddialarıyla değil!

 

Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili tüm devlet kademeleri bu haksızlığa derhal "dur" demelidir.

 

Adaleti savunmak, yalnızca hakkı yenen o öğretmene değil, sınıflarda öğretmensiz bırakılan, eğitim hakkı çalınan o sabilere karşı da en büyük namus borcumuzdur.

 

Balıkesir’in geleceği, karanlık torpil ilişkileriyle değil; alnı açık, başı dik, liyakatli kadın öğretmenlerimizin yetiştireceği pırıl pırıl çocuklarla aydınlanacaktır.

 

Torpil ve mobbing saltanatı eninde sonunda yıkılacak, liyakat ve adalet Anadolu topraklarında mutlaka kazanacaktır!

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 64 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI