escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Dr. Meryem Çıldır

facebook-paylas
İDAMA HAYIR!
Tarih: 11-04-2026 19:47:00 Güncelleme: 11-04-2026 19:47:00


İdam cezası, günümüzde insanlığın vicdanında giderek daha fazla sorgulanan bir uygulama. 

 

Devletin yaşam hakkı üzerinde mutlak bir tasarrufta bulunması, modern hukuk anlayışıyla bağdaşmakta zorlanıyor. Çünkü adalet, yalnızca cezalandırmakla değil; insan onurunu korumakla, hataları telafi edebilme ihtimalini açık tutmakla anlam kazanır. 

 

Oysa idam, geri dönüşü olmayan bir karardır. En küçük bir yargı hatasında bile telafisi imkânsız sonuçlar doğurur.

 

Bugün dünyanın birçok yerinde idam cezasının kaldırılması yönünde güçlü bir eğilim var. Bunun temelinde, yaşam hakkının evrenselliği kadar, devletin cezalandırma yetkisinin sınırları üzerine yürütülen derin tartışmalar yatıyor. 

 

Bir insanın yaşamına son vermek, suç ne kadar ağır olursa olsun, toplumsal vicdanda onarılması güç yaralar açıyor. Adaletin amacı intikam değil; toplumu korumak ve insanı yeniden kazanma ihtimalini canlı tutmaktır.

 

Filistinli Tutsakların Durumu

 

Bu bağlamda, Filistinli tutsakların durumu da ayrı bir dikkat gerektiriyor. Uzun yıllardır süren çatışmaların gölgesinde, binlerce Filistinli farklı gerekçelerle özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumda. 

 

Bu tutsakların bir kısmı, uluslararası hukuk çevrelerinin de eleştirdiği biçimde, adil yargılanma standartlarından uzak süreçlerle karşı karşıya kalıyor. Ailelerinden koparılan, belirsiz sürelerle tutulan ve çoğu zaman insan hakları ihlalleri iddialarına konu olan bu insanlar, yalnızca birer sayı değil; her biri ayrı bir hayat, ayrı bir hikâye…

 

Filistinli Tutsaklara Özgürlük

 

Filistinli tutsakların özgürlüğü meselesi, sadece bölgesel bir sorun olarak görülmemeli. Bu, aynı zamanda insan hakları, hukuk devleti ve evrensel adalet ilkeleriyle doğrudan bağlantılı bir konudur. 

 

Bir toplumun güvenliği ile bireyin hakları arasında kurulması gereken denge, ancak şeffaf, adil ve hesap verebilir mekanizmalarla sağlanabilir. 

 

Aksi takdirde, güvenlik gerekçesiyle atılan her adım, yeni adaletsizliklerin kapısını aralayabilir.

 

İdam cezasına karşı çıkmakla Filistinli tutsakların özgürlüğünü savunmak, aslında aynı temel ilkenin iki farklı yansımasıdır: insan yaşamının ve onurunun dokunulmazlığı. 

 

Bu ilke, coğrafyadan, kimlikten ya da politik görüşten bağımsız olarak herkes için geçerli olmalıdır. Adalet, ancak evrensel olduğunda gerçekten adil olabilir.

 

Bugün ihtiyaç duyulan şey, daha fazla ceza değil; daha fazla hukuk, daha fazla diyalog ve daha fazla insanlık. 

 

İdamın gölgesinden uzak, özgürlüğün ve adaletin hâkim olduğu bir dünya mümkün. Bunun için, her birimizin sesini yükseltmesi ve insan haklarını, başlangıç olarak risk altındaki Filistinliler özelinde koşulsuz savunması gerekiyor.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 149 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI