escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Hakan Muhtar

facebook-paylas
SARI DOMUZ İYİCE ŞAŞIRDI
Tarih: 09-03-2026 20:05:00 Güncelleme: 09-03-2026 20:05:00


Siyasetin kirli dehlizlerinde, okyanus ötesinden yükselen çatlak sesler artık bir "strateji" değil, tam anlamıyla bir akıl tutulması halini aldı. Beyaz Saray’ın koridorlarında yankılanan o hırıltılı ses, bugün tüm dünyayı bir belirsizlik girdabına sürüklüyor. Amerika’daki o bildiğimiz "sarı domuz", bugünlerde büyük bir yenilginin ağırlığı altında ezilirken, ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette sağa sola savruluyor.

 

BÜYÜK YENİLGİ VE KAOSUN PENÇESİNDEKİ BAŞKAN

 

Karşımızda duran tablo trajikomik. Bir yanda süper güç olduğunu iddia eden bir devlet, diğer yanda ise sabah söylediğini akşam yalanlayan, kendi cümlelerinin altında kalan bir figür. "Sarı domuz" lakaplı bu şahıs, stratejik derinlikten yoksun hamleleriyle hem kendi kamuoyunu hem de müttefiklerini uçuruma sürüklüyor. Yenilgi o kadar büyük ki, artık maskeler düşmüş, gerçek yüzler ortaya çıkmış durumda.

 

KÜRT GRUPLAR ÜZERİNDEN OYNANAN KİRLİ SATRANÇ

 

Başkan’ın açıklamalarındaki çelişki, aslında bölgedeki çaresizliğinin en somut kanıtı. Bir gün çıkıp "Kürt gruplar İran’a saldırırsa harika olur" diyerek fitne ateşini körüklüyor, bölgeyi kana bulamak için her türlü kirli ittifaka kapı açıyor. Ancak hemen ertesi gün, korku ve baskı altında geri adım atarak "Kürt grupların İran’a saldırmasını istemiyorum" diyebiliyor.

 

Bu, sadece bir kararsızlık değil; bu, bölge halklarını birbirine kırdırarak ayakta kalmaya çalışan emperyalizmin can çekişmesidir. Maşalarını nasıl kullanacağını şaşırmış bir efendinin hezeyanlarıdır bunlar.

 

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ Mİ, VESAYET HAYALLERİ Mİ?

 

Aynı kafa karışıklığı İran’ın geleceği üzerine kurulan senaryolarda da kendini gösteriyor. Mikrofonun başına geçtiğinde "Rejim değişecek, özgürlük gelecek" naraları atan “sarı domuz”, sahne arkasında ise bambaşka bir kibirle "Rejim değişikliği olmaz, dini lideri ben seçerim" deme cüretini gösteriyor.

 

Dünya tarihinde eşi benzeri az görülmüş bir küstahlıkla, bir ulusun kaderini kendi atayacağı bir kukla üzerinden dizayn edebileceğini sanıyor. Oysa bilmiyor ki; binlerce yıllık ortak geçmişe sahip halkların iradesi, Washington’daki çalışma ofislerinde hazırlanan dosyalardan çok daha büyüktür.

 

İRAN’IN DİRENİŞİ VE İSRAİL TERÖRÜNÜN ÇÖKÜŞÜ

 

Bugün gelinen noktada Başkan’ın tek tesellisi, "İran artık hakaret edemez hale geldi" şeklindeki içi boş avuntularıdır. Ancak gerçekler bu sözlerin tam aksini haykırıyor. Sahada durum, söylenenlerden çok farklı.

 

İran, tüm ambargolara ve tehditlere rağmen, o malum "İsrail terör örgütü devletine" kan kusturuyor. Siyonist rejimin bölgedeki zulmüne karşı örülen direniş duvarı, emperyalizmin uykularını kaçırıyor. Amerikan başkanının "şaşkınlığı" işte tam da bu noktadan kaynaklanıyor; ne parası, ne silahları, ne de sarı saçlarının altındaki o karanlık zihniyeti, direnişin ateşini söndürmeye yetmiyor.

 

EMPERYALİZMİN ŞAŞKINLIĞI VE SON ÇIRPINIŞLARI

 

Sarı domuz şaşırmış durumda, çünkü dünya artık onun iki dudağı arasından çıkan yalanlara inanmıyor. Ortadoğu’nun tozlu sokaklarında, mazlum halkların öfkesinde boğulan bir politika izliyoruz. Birbiriyle çelişen açıklamalar, tutarsız tehditler ve bir o yana bir bu yana savrulan stratejiler... Bu, büyük bir imparatorluğun değil, batmakta olan bir geminin kaptanının son çırpınışlarıdır.

 

“Zulümle abad olanın akıbeti berbad olur.” Görünen o ki, sarı domuzun bu şaşkınlığı, kendi yarattığı kaosun içinde boğulmasıyla son bulacak.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 1108 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI