escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Hakan Muhtar

facebook-paylas
ATV'DE NİHAT HATİPOĞLU ÖNCESİ BOYKOT DETERJAN REKLAMI
Tarih: 28-02-2026 12:17:00 Güncelleme: 28-02-2026 12:17:00


 

 

Ramazan ayındayız.

 

Bir tarafta açlıktan kemikleri sayılan çocuklar…

Bir tarafta bombaların gölgesinde uykusuz geceler geçiren anneler…

Bir tarafta yetimler…

 

Diğer tarafta?

 

Parlak mutfaklar.

Bembeyaz tabaklar.

Işıltılı bulaşık makineleri.

 

Ekranın tam ortasında ise kocaman bir reklam.

 

Tam da Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun iftar programından önce.

 

Tesadüf mü?

 

RAMAZAN’DA VİCDAN, REKLAMDA TÜKETİM

 

Ramazan demek; sabır demek.

Ramazan demek; paylaşmak demek.

Ramazan demek; açın halinden anlamak demek.

 

Ama ekran bize başka bir şey söylüyor:

 

“Temizliği düşün.”

“Parlaklığı düşün.”

“Tüketimi düşün.”

 

Bir yanda Gazze için gözyaşı döken haber dili,

Diğer yanda küresel markaların pırıltılı dünyası.

 

Bu sadece zamanlama hatası değil.

Bu bir bilinç tutulması.

 

AYNI EKRANDA İKİ FARKLI AHLAK

 

Bir kanal düşünün:

 

Haber bülteninde Gazze’de yaşanan trajediyi anlatıyor.

Masum sivillerden, bombalanan evlerden, açlıktan söz ediyor.

 

Ardından reklama giriyor.

Uluslararası dev markaların ürünleri dönmeye başlıyor.

 

Sonra Ramazan programı başlıyor.

Birlikten, ümmetten, dayanışmadan, mazluma sahip çıkmaktan bahsediliyor.

 

Bu üçlü yan yana geldiğinde ortaya çıkan tablo şu:

 

Söylem başka, ekonomik düzen başka.

 

Ekran iki farklı ahlakı aynı anda taşıyor.

 

“PARA NEREYE GİDİYOR?” SORUSU

 

Küresel markalar sadece ürün satmaz.

Küresel markalar bir ekonomik ağın parçasıdır.

 

Vergi verirler.

Yatırım yaparlar.

Hükümetlerle çalışırlar.

Uluslararası sistemin içinde yer alırlar.

 

Dolayısıyla izleyici şunu sormakta haklıdır:

 

Bu şirketler dünya siyasetinde nerede duruyor?

Hangi politikalarla yan yana?

Hangi ülkelerde hangi yatırımları yapıyor?

 

Bu soruları sormak düşmanlık değil.

Bu soruları sormak bilinçtir.

 

İZLEYİCİ ENAYİ DEĞİL

 

Bu toplum saf değil.

Bu toplum saftirik değil.

Bu toplum her şeyi görüyor.

 

Bir yanda “mazlumun yanında olalım” mesajı verip,

Diğer yanda küresel reklam düzenine sorgusuz teslim olmak…

 

Bu çelişki artık saklanamıyor.

 

İnsanlar ekran başında sadece izlemiyor.

İnsanlar analiz ediyor.

İnsanlar karşılaştırıyor.

İnsanlar hafızaya alıyor.

 

Nihayetinde şunu düşünüyor:

 

“Benim vicdanıma hitap ederlerken, cebim üzerinden hangi düzene nasıl bir katkı sağlıyorum?”

 

REKLAM MASUM MU?

 

Reklam sadece reklam değildir.

 

Reklam; güçtür.

Reklam; yönlendirmedir.

Reklam; ekonomik tercihleri şekillendirmektir.

 

Bir markanın ekranı kapladığı her saniye,

o markanın dünya sistemindeki yerini de belirginleştirir.

 

Eğer bir kanal gerçekten mazlumun yanında olduğunu söylüyorsa,

O zaman ekonomik ilişkilerini de sorgulamalıdır.

 

Çünkü vicdan, yalnızca sözle olmaz.

Vicdan, tercihle olur.

 

NİHAT HATİPOĞLU’NDAN HEMEN ÖNCEKİ MESAJ

 

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu birlikten söz edecek.

Muhtemelen yardımlaşmadan bahsedecek.

Muhtemelen mazlumun duasından söz edecek.

 

Ama izleyicinin zihninde bir soru kalacak:

“Bu programın hemen öncesinde dönen reklam bana ne anlatıyor?”

 

Bu bir algı kontrolüdür.

Bu bir bütünlük, bir oluş sınavıdır.

Bu bir samimiyet göstergesidir.

 

SAMİMİYET TESTİ

 

Medya sadece haber veren bir araç değildir.

Medya bir değer üreticisidir.

 

Eğer gerçekten bir yayın çizgisi varsa, o çizgi sadece haber dilinde değil, reklam tercihinde de görünür.

 

Aksi halde ortaya şu çıkar:

 

“Söz başka, işleyiş başka.”

 

İzleyici bunu fark ettiğinde ise medyaya ilişkin güveni temelden sarsılır.

 

TOPLUMUN REAKSİYONU NE OLMALIDIR?

 

Tüketirken iki kere düşünmek.

İzlerken sorgulamak.

Vicdanı ile ekonomisi arasındaki kuvvetli bağı görmek.

 

Ekran başında sadece duygulanmak yetmez.

Olan biteni anlamak ve ona göre planlı programlı yaşamak gerekir.

 

Ramazan ayında,

Gazze’de çocuklar ölürken,

Mazlumdan söz eden bir yayın akışının içinde,

Küresel reklam düzeni aynen devam ediyorsa…

 

Biz gerçekten neyin tarafındayız?

 

Sadece sözün mü?

Yoksa iktisadi tercihin de mi?

 

Çünkü bazen en yüksek sesli çelişki,

Reklam arasındadır.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 1125 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI