escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Göksal Caner Malatya

facebook-paylas
Lübnan'da “Yeni” Savaş
Tarih: 06-04-2026 08:41:00 Güncelleme: 06-04-2026 08:41:00


Soykırımcı Epstein Koalisyonu’nun (ABD ve İsrail) 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırıların üzerinden bir ay dahi geçmeden, Orta Doğu'daki savaşın ağırlık merkezi hızla Lübnan'a kaymış durumda. Soykırımcı ve işgalci İsrail'in 2 Mart'ta başlattığı hava saldırıları ve 16 Mart'ta duyurduğu kara harekâtı, emperyalizmin ve siyonizmin bölgedeki hegemonyasını tesis etme arayışının en kanlı tezahürü. Ancak Nisan ayının ilk günleriyle birlikte sahadan gelen güncel veriler, Tel Aviv'in planlarının ciddi bir direniş duvarına çarptığına işaret ediyor.

 

"Gazze Modeli" Dayatması

 

İsrail Savunma Bakanı Katz'ın harekâtın başında dile getirdiği "Litani Nehri'ne kadar olan hattı tam kontrol altına alma" ve bölgeyi "Gazze modeline" dönüştürme “planı”, sivillere yönelik bir soykırım planıydı.[1] Nitekim hayatını kaybedenlerin sayısının 1200'ü aşması ve sivil altyapının planlı tahribatı bu vahşetin boyutlarını özetliyor.[2] Fakat işgal ordusu sahada ilerledikçe direnenlerin duvarına çarpmaya başladı. İsrail ordusu "Hizbullah'ın silahsızlandırılması" gibi büyük hedeflerden geri adım atma sinyalleri veriyor; zira bu hedefe ulaşmanın "Lübnan'ın her köyünü tek tek dolaşmayı" gerektirdiğinin ve bunun büyük bir askeri felaket anlamına geleceğinin farkına varmış durumdalar.

 

Tampon Bölgenin ve Ordunun Çöküşü

 

İsrail'in teknolojik ve hava üstünlüğüne dayalı askeri doktrini, sahada Hizbullah'ın hazırlığına şiddetle çarptı. Nisan ayının ilk günlerinde İsrail'in ilan ettiği sözde "tampon bölge" fiilen çöktü, direniş roketleri İsrail'in içlerine, tüm yerleşim hattına yayıldı. Hizbullah'ın gelişmiş silah sistemlerini sahaya sürmesi de dengeleri değiştiriyor. Nitekim İsrail ordusu, Güney Lübnan'da gelişmiş bir Hermes-450 insansız hava aracının yerden havaya füzeyle düşürüldüğünü kabul etmek zorunda kaldı.[3]

 

İsrail ordusunda yaşanan tıkanıklık da artık gizlenemiyor. Genelkurmay Başkanı Zamir'in "daha fazla askere ihtiyacımız var" diyerek itiraf ettiği personel krizine, asker ailelerinin isyanı eklenmiş durumda. Nahal Tugayı'ndaki askerlerin aileleri, hava desteği eksikliği ve güvenli olmayan saha koşulları nedeniyle çocuklarının Lübnan'da görevlendirilmesine karşı Başbakan Netanyahu'ya bir mektup gönderdi. İşgal ordusunun yedek generali Gerşon Hakohen'in de açıkça dile getirdiği "Eğer onlara söylendiği gibi Hizbullah gerçekten yenildiyse, nasıl bu kadar çabuk toparlanabildi?" sorusu[4], İsrail kamuoyundaki paniğin en net özeti.

 

Ortak Direniş Hattı

 

Meselenin sadece Güney Lübnan'a hapsedilemeyecek kadar çok boyutlu olduğu, güncel gelişmelerle bir kez daha kanıtlanıyor. Savaşın askeri boyutuna, son derece tehlikeli bir siyasi kuşatma eşlik ediyor. Washington'ın baskısıyla Lübnan hükümeti, Hizbullah'ın askeri kanadını "yasadışı" ilan etmeye girişerek iç cepheyi çökertmeye çalışıyor. Üstelik Suriye'deki HTŞ iktidarının bu silahsızlandırma dayatmasına destek vererek Lübnan sınırına kuvvet yığması, direnişin hem güneyden işgalci İsrail hem de kuzeyden emperyalist destekli vekil güçler tarafından kıskaca alınmaya çalışıldığını gösteriyor.

 

Ancak bu kuşatmaya karşı direniş cephesi de safları sıklaştırıyor. İran Devrim Muhafızları'nın başlattığı "Gerçek Vaat 4" operasyonunun 93. dalgasının, doğrudan Hizbullah ile tam bir koordinasyon içerisinde yürütüldüğü, Hayfa ve Batı Celile'deki İsrail askeri noktalarının ortaklaşa hedef alındığı duyuruldu.[5] Bu durum, cephelerin birleştiğinin ve bölgesel savaşın artık tek bir harita üzerinden okunduğunun ilanı.

 

Halkların Direnişi

 

Lübnan, İsrail'in işgalci politikaları ile ABD emperyalizminin hegemonya çabaları nedeniyle ağır bir toplumsal maliyet yükleniyor. Savaşın sivil altyapıda yarattığı kalıcı yıkım ve kitlesel göç hareketleri, sürecin asıl mağdurunun bölge halkları olduğunu net bir biçimde gösteriyor. Diğer taraftan, İsrail'in “Litani'ye kadar kontrol” hedefi uzun vadeli bir işgal projesinin bir diğer adımı. Ancak sahadaki direnişin bu projeyi ciddi biçimde sekteye uğrattığı ve İsrail ordusunu askerî açıdan sürdürülemez bir yıpratma savaşına doğru çektiği de somut bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır.

 

Bu da bölgede kalıcı bir barışın ancak halkların örgütlü direnişiyle emperyalistleri ve işbirlikçilerini bölgeden söküp atılması sonucunda mümkün olacağını ortaya koyuyor.

 

[1] https://www.bbc.com/news/articles/c5yx8knpr5no

[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/lubnan-da-israil-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-1238-ya-yukseldi-2490587

[3] https://ydh.com.tr/d/37553/hizbullah-tan-yeni-hamle-hermes-450-vuruldu

[4] https://ydh.com.tr/d/37589/hizbullah-israil-in-hava-operasyon-kabiliyetini-sinirliyor

[5] https://www.ydh.com.tr/d/37681/gercek-vaat-4-un-93-dalgasi-hizbullah-ile-ortak-yurutuldu

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız



Bu yazı 535 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

ABD-İsrail-İran savaşında en beğendiğiniz savaş muhabiri kimdir?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI