|
Tweet | Tarih: 22-03-2018 16:11 |
Doğan Medya'nın AKP'li Demirören Grubu'na satışına ilişkin resmi açıklamanın gelmesi sonrası satış bedeli ve satılacak kurumlar belli oldu.
Satış bedelinin bir milyar 100 milyon dolar olduğu, finansal borçların indirim konusu yapılması sonrası 890 milyon dolara anlaşıldığı açıklandı.
Satılan basın kurumları ise şöyle:
Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. ("Yaysat")
Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik)
Doğan Haber Ajansı A.Ş.
Doğan TV Holding A.Ş.
DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. ("Kanal D" TV)
Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. ("CNN Türk" TV)
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.
Doğan Holding'ten KAP'a açıklama
Doğan Holding'ten Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, "Şirketimiz'in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. ("Yaysat"), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. ("Kanal D" TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. ("CNN Türk" TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. ("D Smart")'nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Birmilyaryüzmilyon Amerikan Doları) "işletme değeri"nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekizyüzdoksanmilyon Amerikan Doları) "hisse değeri" üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır" denildi.
Demirören Grubu Enerji, Sanayi, Turizm, Konut Projeleri, AVM, Liman işletmeciliği ve medya gibi alanlarda faaliyet yürütürken, 2011 yılında Doğan grubundan Milliyet ve Vatan gazetesini satın almıştı.
Milliyet ve Vatan'ın patronu Yıldırım Demirören geçen günlerde iki kez Aydın Doğan'ı ziyaret etmişti.
Tirajın yüzde 90’ı yandaş oluyor
Doğan medya grubunun satışıyla birlikte Türkiye’deki 29 gazeteden (spor, ekonomi ve yabancı dilde yayın yapan gazeteler hariç) 21’i hükümetle yakın ilişkide bulunan patronluk yapısına sahip olmuş olacak. Oran olarak ifade edildiğinde ise gazetelerin yüzde 73’ünün AKP kontrolünde olduğu görülüyor. Hükümet çizgisinde yayın yapan gazetelerin toplam gazete tirajı içerisindeki payı ise yüzde 90’ı buluyor.
Bu para Demirören’de yok
Doğan Yayın Grubu için konuşulan 890 milyon doların Demirören’de bulunmadığı, paranın hükümete yakın kaynaklarca finansa edileceği konuşuluyor.
Gerçekleşen bu satışla ilgili CHP’den ilk tepki ise Grup Başkanvekili Özgür Özel’den geldi.
Rekabet Kurumu izin vermemeli!
Çağdaş Ses’ten Erman Çimen’e konuşan CHP’li Özel, satışın büyük bir tekelleşme yaratacağını belirterek, “Rekabet kurumunun doğru ve tarafsız karar vermesi durumunda bu satışa izin vermemesi gerekir. Bu satıştan endişeliyiz” diye konuştu.
Özel, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Çok uzun yıllar basında çok güçlü bir geleneği olan Milliyet’in bu gruba satışı sonrası geldiği nokta ortadadır. ‘Basında Güven’ sloganıyla bilinen bir gazetenin şimdiki tirajı, yayın politikası, iktidarla olan ilişkileri ve tarafsızlığı tartışmalıdır. Bu satışı da bu kaygıyla değerlendiriyoruz.
İktidar lehine asimetrik bir durum
“Bu durum Türkiye’de bir eksikliğe de işaret ediyor. Yurt dışında benzer tecrübeler, örneğin İtalya’da Berlusconi’nin durumu gibi, farklı düzenlemelere gidilmesini gerekli kılmıştı.
Farklı iş kollarında sermayesi olanların medya sahibi olmaması, sermayesi sadece basın yayın konusunda birikmiş kişilerin medya organlarını satın alabilmesi gibi etik ve yasal düzenlemeler var dünyada. Türkiye’nin bunları konuşması, tartışması gerekiyor.
Ortaya çıkan son tablo iktidar lehine çok asimetrik bir durum yaratıyor.
Duyumlar almıştık!
“Son bir aydır Doğan Grubu’nun medyadan çekileceğini ilişkin bazı duyumlar vardı. Hatta satışla ilgili ihtimalin yüksek olduğuna dair bilgiler almıştık. Beklenmedik bir gelişme değil ama kaygı verici bir gelişmedir.”