|
Tweet | Tarih: 03-08-2020 15:46 |
Ege Cansen Sözcü Gazetesindeki köşesinde Dr. Hikmet Kıvılcımlı’ya son darbe girişimi üzerinden saldırınca Kıvılcımlı’nın düşünce oğulları ve kızlarından gerekli tepkiyi aldı.
Kıvılcımlı Enstitüsünden yapılan açıklama aşağıda;
ZORUNLU BİR CEVAP
31 Temmuz Pazar günkü Sözcü Gazetesi’ndeki yazısında Ege Cansen adlı köşe yazarı hem kişisel ahlakı, hem de haddini aşarak Dr. Hikmet Kıvılcımlı’ya çamur atmış. Şöyle diyor yazısında:
“DR. HİKMET KIVILCIMLI'YA GÖRE TÜRKİYE'DE DEVRİM PRATİĞİ
“1970'li yıllarda Türkiye'de “komünist darbe” tehlikesi vardı. O dönem komünistlerinin, şef ideologlarından Dr. Hikmet Kıvılcımlı, yazılarında şunu savunuyordu:
“TÜRKİYE'DE İŞÇİ VE KÖYLÜLERİ BİLİNÇLENDİRİP ÖRGÜTLEYEREK SOSYALİST DEVRİM YAPILAMAZ. ZATEN RUSYA'DA DA BU BÖYLE OLMAMIŞTIR. KOMÜNİST DEVRİM, ANCAK SOSYALİST SUBAYLARIN YAPACAĞI BİR ASKERİ DARBE İLE GERÇEKLEŞEBİLİR.” (Biz majiskülledik)
“Bu amaçla askeri okullara sızıldı. Darbe deşifre olunca, kabak, özellikle Deniz Harp Okulu öğrencilerinin başında patladı. Anlaşılan İmam Gülen de Dr. Kıvılcımlı'nın “devrim pratiğini” benimsemiş. Ne yazık ki ondan çok daha başarılı (?) olmayı becermiş.
“Son söz: Benzerliğe aldanma, farkı fark et.”
“…yazılarında şunu savunuyordu:” dediği paragrafta söylediklerinin tek bir kelimesi bile doğru değildir. Kıvılcımlı’nın el yazısıyla yaklaşık 50.000 (elli bin) sayfayı bulan külliyatında bu adamın söylediklerine benzer tek bir cümle yoktur. Zaten olsa bu adam da işkembeden atma yerine “şu kitabının şu sayfasında ya da falan makalesinde” derdi. Bunun yerine apaçık yalan söyleyerek, 69 yıllık yaşamının 50 yılını her nefesinde kapitalist düzenle savaşa harcamış bir mücadele adamını, ömrünün tamamını kapitalist düzene hizmetle geçiren F. Gülen’e benzetme ahlaksızlığına düşebiliyor.
Kıvılcımlı’nın 60 kadarı yayınlanmış 100 kitabı, yüzlerce makalesi, 22 yılı hapiste geçen mücadele dolu bir ömrü var. Davaları, savunmaları var. Buralardan hiçbir referans göstermeden böyle ucuzca suçlamalar ancak sistem görevlilerinin harcı olabilir. Gizli servislerin “Sözcü”sü bir gazetede bir köşe alacaksın, geçmişinde finans kapitale hizmetle dolu yıllar olacak, elbette işçi sınıfına ve onun öncülerine çamur atacaksın. Oysa namuslu bir burjuva aydını bile, çamur atma yerine eleştirmeyi seçer. Eleştireceği kişi ya da görüşten namusluca alıntılar koyar ve diyeceğini der.
Ege Cansen’in bir sonraki paragrafta söylediği “Bu amaçla askeri okullara sızıldı. Darbe deşifre olunca, kabak, özellikle Deniz Harp Okulu öğrencilerinin başında patladı.” Cümleleri de yalandır. Komünistleri kendileri gibi ikiyüzlü zannediyor. Komünistler bir yerlere sızmazlar. Sızmak gizli servislerin ve sağcıların işidir. “Bir komünist asla yalan söylemez”, bizzat Kıvılcımlı’nın lafıdır. Sızma falan yoktur. Darbe girişimi de. Zaten 83 sanıklı Teğmenler davası da darbecilikten açılmamıştır. Ege Cansen’de zerre kadar namus olsa bu iddiasını ispatlayacak bölümler bulup koyar yazısına.
Kıvılcımlı’nın “devrim pratiği” derken de alaycı bir üslüpla “İmam Gülen”le benzeştirir. Kıvılcımlı’nın devrim pratiği “düşünce ve davranış birbirinden ayrılmaz” şiarına sıkı sıkıya bağlılıktır.
Türkiye’nin teorik ve pratik devrim orijinalliğine çözümler üretip önermiş ve çözümlerinin hayata geçmesi için ömrünü vermiştir. Finans kapital “cansen”lerinin onu anlamasını beklemeyiz ama hayasızca saldırılarının da cevapsız kalmayacağının bilinmesini isteriz.
Kaynak: Kıvılcımlı Enstitüsü